WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir." Bu madde hükmüne göre; aksi kararlaştırılmadıkça alım-satım ilişkilerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, meselâ alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya çeki verdiğini iddia eden menfi tespit davacısı, aslın hilafını iddia ettiğinden bu iddiasını ispat yükü altındadır (Muşul, T: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, İstanbul, 2016, s:323 vd.). Bilindiği gibi, kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiği iddiasının (HMK'nın 200. maddesi gözetilerek) ispat edilmesi gerekir....

UETS DAVA :Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :12/08/2022 KARAR TARİHİ :28/02/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :27/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA;Davacı Vekili Dilekçesinde Özetle; davacı şirket, davalı ile silikonlu iç ve dış cephe boyası almak için 107.380,00 TL bedel üzerinden anlaşıldığını, davalıya peşinat ödemesi olarak 14.880 TL elden, 15.04.2022 tarihli ve 25.000 TL bedelli, 21.04.2002 tarihli ve 33.000 TL bedelli, 15.08.2022 tarihli 34.500 TL bedelli 3 adet çek ödemesi yaptığını, 14.880 TL' lik peşinat ödemesi davalının talimatı üzerine ... isimli şahsa yapıldığını, anlaşma konusu malzemelerin Mayıs ayının son haftasında davacıya teslim edeceğinin söylendiğini, bu nedenle 15.04.2022 ve 21.04.2022 tarihli çek bedelleri davalıya ödendiğini, ancak, davalı tarafından taahhüt edilen süre içerisinde, anlaşma konusu malzemeleri teslim etmediğini...

Dosyası: DAVANIN KONUSU: Menfi tespit KARAR TARİHİ : 17/01/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dava, sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle menfi ve müsbet zararın tazmini ve fazladan yapılan ödemenin iadesi; birleşen dava ise, davalı-alacaklının davacı aleyhine yürüttüğü ve kesinleşen Şişli .......

Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre; Mahkememizce alınan 22.02.2023, 01.06.2023 ve 17.11.2023 tarihli asıl ve ek raporlarda, davacının hem dava hem de bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde bildirmiş olduğu talepler ve uğradığını iddia ettiği zararlardan dolayı açılan menfi tespit davası değerlendirilmiş ve yapılan incelemede davacının açtığı menfi tespit davasının şartlarının oluşmadığı, İİK m. 72 de yer alan menfi tespit davasının şartları değerlendirildiğinde; Davacının dilekçesinin sonuç kısmında yer alan “geminin işletmecisinni müvekkili olması sebebiyle davalı ... Ltd ye bu yönde bir borcu olmadığının tespiti ve yatırmış olduğu meblağın taraflarına iadesi ve haksız tutuklama nedeniyle uğramış olduğu zararların karşı yan tarafından yatırılmış olan teminattan karşılanması ” talebinde bulunduğu belirlenmiştir. Bu talebin menfi tespit ve istirdat olarak yapıldığı dava dilekçesinin başlık kısmında da yer almıştır....

Öte yandan TBK'nın 124. maddesinin 1. bendinde belirtildiği üzere borçlunun hal ve davranışlarına nazaran borcunu ifa etmeyeceği belirgin olarak saptanmışsa, menfi zararın istenmesine ilişkin seçimlik hakkın kullanılabilmesi için alacaklının mehil vermesine lüzum bulunmamaktadır. Somut olayda, bedel iadesi yapıldığı çekişmesiz olup borçlunun aynen ifada bulunmayacağı, dolayısıyla da süre vermenin faydasız kalacağı aşikardır. Yerel mahkemece hükme esas alınan .. tarihli rapor ihtimalli olarak düzenlenmiş olup, ihtilafa konu çamaşır makinalarının davacının davalıdan satın aldığı .. tarihindeki birim fiyatı esas alındığında ve bu birim fiyat para iadelerin yapıldığı .. yılı ocak ayına uyarlandığında . yılı ocak ayındaki birim fiyat .. TL olarak hesaplanmıştır. .. TL birim fiyatına göre; davacı toplamda .. TL ödediğinden davacının .....

Davacıların mirası red kararları ve kesinleşme şerhleri Bakırköy -----. Sulh Hukuk Mahkemesinin-------sayılı dosyanından getirtilerek dosyamız içine alınmış ve incelenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin 5. fıkrası aynen; “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine ---- göre ve ayrıca ------ kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın ----------- hükmünü içermektedir....

Mahkemece kararın dairemizin bozma ilamında belirtilen ''..Bedel iadesi sözleşmeden dönmenin, geç teslim nedeniyle kira ve diğer tazminatları istemekte ifanın devamını istemenin sonuçlarından biridir. Hal böyle olunca çelişkili olan dava dilekçesi açıklattırılarak davacının müteahhit ile yaptığı sözleşmeden dönüp dönmediği sorulmalı, sözleşmeden dönme hakkını kullandığı takdirde kullandırılan kredi miktarı tespit edilerek bu bedelle sınırlı olarak bankanın sorumlu olduğu kabul edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir..'' gerekçesiyle bozulması sonrası bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve davacı tarafa sözleşmeden dönüp dönmediği hususu sorulmuş, davacı vekili beyanında; '' biz davadışı müteahhit ile yaptığımız sözleşmeden dönmüyoruz. Davadışı müteahhit inşaatı yarım bırakarak kaçması sebebi ile meydana gelen bilirkişi raporu ile hesaplanan zararlarımızı istiyoruz. Davamızın kabulünü talep ederiz.'' demiştir....

Bilirkişi heyeti ... ve ..., ... tarihli raporunda sonuç olarak; "Yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde; Davalının kaybının ... USD olduğu, ... tarihli 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı dikkate alınarak, yukatıda belirtilen tutarın ... TL (... USD) olduğu " sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; 6098 sayılı TBK'nın 470. Ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eseri meydana getirmeyi iş sahibinin de bunun karşılığı bir bedel ödemeyi üstlendiği karşılıklı edimleri içeren sözleşme niteliğindedir....

Yukarıda yapılan tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın davalının davacıya sattığı aracın bedelinin davacının iddia ettiği gibi 124.500,00 TL olup olmadığı, söz konusu aracın km'sinin davacıya daha düşük olarak beyan edilip edilmediği, aracın orijinal km'sinin bildirilenden daha yüksek olup olmadığı, bu durumdan davalının sorumlu olup olmayacağı ile bu durumun davacı açısından ayıp teşkil edip etmediği, teşkil etmekte ise ayıbın gizli ayıp mu yoksa açık ayıp mı olduğu, bu kapsamda davacının sözleşmeden dönme iradesinin sonucunun kabul edilip edilmeyeceği ve davacının bu satış işleminden kaynaklı ayrıca menfi zararının olup olmadığının tespit ve değerlendirilmesine yönelik araç satışında kaynaklı sözleşmeden dönme ile aracın iadesi ve satış bedelinin iadesi ile menfi zararının tazminine ilişkin olduğu anlaşılmıştır....

Yukarıda yapılan tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın davalının davacıya sattığı aracın bedelinin davacının iddia ettiği gibi 124.500,00 TL olup olmadığı, söz konusu aracın km'sinin davacıya daha düşük olarak beyan edilip edilmediği, aracın orijinal km'sinin bildirilenden daha yüksek olup olmadığı, bu durumdan davalının sorumlu olup olmayacağı ile bu durumun davacı açısından ayıp teşkil edip etmediği, teşkil etmekte ise ayıbın gizli ayıp mu yoksa açık ayıp mı olduğu, bu kapsamda davacının sözleşmeden dönme iradesinin sonucunun kabul edilip edilmeyeceği ve davacının bu satış işleminden kaynaklı ayrıca menfi zararının olup olmadığının tespit ve değerlendirilmesine yönelik araç satışında kaynaklı sözleşmeden dönme ile aracın iadesi ve satış bedelinin iadesi ile menfi zararının tazminine ilişkin olduğu anlaşılmıştır....

UYAP Entegrasyonu