İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; teminat bedeli olan asıl alacak üzerine faiz eklenerek bulunan bedel üzerinden harç hesaplanmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, zamanaşımı definin iddialardan yalnızca biri olduğunu, müvekkili şirketin davalı bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edilebilmesi için menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu, Kadıköy 3....
Dava; Taraflar arasında akdedilen davalı şirkete ait ınternet sitesi üyelik sözleşmesi kapsamında davacının üyeliğinin davalı tarafça haksız fesh edildiği iddiası ile üyelik teminatının iadesi ve uğranıldığı iddia edilen menfi zararların tahsili talebine ilişkindir. Bilirkişi 05/12/2023 tarihli raporunda özetle; davacı, teklif vererek almaya hak kazandığı aracın alımından vazgeçerek talep edilen cayma bedelini ödemediğinden sözleşmede yer alan borcun hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi hasebiyle davalının feshinde haklı olduğu, sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği dikkate alındığında davacının menfi zarar ve üyelik bedeli iade talebinin mümkün olmadığı, muhterem Mahkemece davalının menfaatinin daha hafif olarak değerlendirilmesi halinde, sözleşmenin haklı sebeple feshedilmediği dolayısıyla davacının menfi zarar talebinde bulunabileceği hususu tespit ve rapor edilmiştir....
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil, bedel iadesi ve tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ... ile ......
Mahkemece, davanın reddine dair verilen 09/04/2013 tarihli ilk karar, Dairemizin 16/06/2014 tarih, 2013/14786 esas, 2014/9933 karar sayılı ilamı ile “Dava konusu olaya ilişkin olarak açılan menfi tespit davasının kabul edildiği, ancak temyiz istemi üzerine bozma kararı verildiği ve halen derdest bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, anılan dosyanın bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Karar, açıklanan nedenle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir” şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamında işaret edilen menfi tespit davasının kesinleşmesinin beklenildiği, bekletici mesele yapılan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/492 esas, 2015/746 karar sayılı ve 20/10/2015 günlü kararıyla davacının davasının kabulüyle, ... 2....
O halde Mahkemece, aracın ayıplı olduğunun ve bedel iadesi hakkının doğduğunun kabul edilmesi nedeni ile davacının araç için ödediği bedelin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde değer kaybı düşülmek sureti ile tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 3-Davacı, bedel iadesi yanında araca taktırdığı H logo çıta, alarm ve işçilik için yapılan 500,00 TL masraf, aracı teslim aldığı gün arızalanması nedeni ile kullanamadığından araç için ödediği ve ödeyeceği zorunlu trafik sigortası ve kasko bedeli ile motorlu taşıtlar vergisinin ve 3.000 TL menfi ve müspet zararının davalıdan tahsilini istemiştir. Her ne kadar Mahkemece, araç vergisi için ödenen 1.964,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı Kooperatif, davalı idarenin dava dışı üçüncü şahsa tezyidi bedel davası nedeni ile ödemek zorunda kaldığı 2.204.304.310 TL nin 15 gün içerisinde kendisine ödenmesi için ihtarname gönderdiğini ancak davalıya böyle bir borcu olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatının davalı idareden tahsilini istemiştir. Davalı İdare davanın reddini dilemiş, birleşen davasında da....
e atfedilen imzanın sahte olduğunun açılan menfi tespit davası ile belirlendiğini, dava devam ederken muris adına kayıtlı ipoteğin paraya çevrildiğini, taşınmazın değerinin daha fazla olmakla birlikte kıymet takdirinde 221.101,75 TL olarak belirlendiğini, alacağa mahsuben taşınmazın davalı tarafından alındığını ileri sürerek şimdilik 221.100,00 TL'nın faizi ile birlikte tahsilini istemiş ve dilekçesi ile talep sonucunu 234.803,00 TL'ye çıkarmıştır. Davalı vekili, menfi tespit davasının henüz kesinleşmediğini, davacıların miras bırakanın risklerinin halen devam ettiğini, davalının ipoteğe konu taşınmazı belirlenen değeri üzerinden değil %40'ı üzerinden satın aldığını, aradaki farkın davalıdan istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit bedel iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin tıbbi malzeme ticareti yaptığını ve davalı firmadan toplam tutarı 32.180,00 TL tutarında mal satın aldığını, müvekkilinin davalıya 25.000 TL nakit ödeyip, 2.612,00 TL tutarındaki malıda iade ettiğini ve bakiye 4.568.00 TL borcu kaldığını, bu borcunun da mal karşılığı ödemek üzere davalı ile görüşmeler devam ederken davalının yüksek bedel üzerinden takibe geçtiğini belirterek müvekkilinin davalıya olan borcunun 4.568,00 TL olduğunu, bu miktar üzerinde kalan tutar nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece toplanan delillere göre; paraların paylaştırılması aşamasında birden fazla alacaklı olması halinde davalıya fazla ödeme yapıldığı iddiasının ancak diğer alacaklılar tarafından sıra cetveline itiraz davası açılması veya sıra cetveline karşı şikayet yoluna gidilmesi suretiyle çözümlenmesi gerektiği, malları haczedilen ve satılarak paraya çevrilen borçlunun dosya alacaklısına fazla ödeme yapıldığı iddiasını menfi tespit ve istirdat davası açmak suretiyle ileri sürmesi imkanının olmadığı, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı,ayrıca aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....


