İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile dava dışı ... arasında imzalanan sözleşmenin kefil kısmına imza attığını, bu sözleşmeye istinaden davalı tarafından aleyhine icra takibi başlatıldığını, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, kefil olma iradesinin bulunmadığını, kefalet geçerli olsa dahi adi kefalet niteliğinde olduğunu ve asıl borçluya başvurmadan kefile başvurulamayacağını ileri sürerek davalı tarafından ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2005/1176 E.sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin iptali ile borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, zamanaşımının dolduğunu ileri sürmüş, esastan davanın reddini dilemiştir....
nun 688/2. maddesinde öngörülen mücerret borç ikrarını içermediğinin çekişmesiz olduğu, bu durumda, tarafların sözleşme doğrultusunda edimlerini yerine getirip getirmediğinin tespiti gerektiği, davalının, eseri, sözleşme ve eklerine göre tamamlayıp teslim etmediği, temerrüde düştüğü, BK'nun 107. maddesindeki süre verilmeksizin ve ihtara gerek olmaksızın, davalı ve diğer arsa malikleri yönünden fesih koşulunun gerçekleştiği, bu şekilde teminat senedinin, bedelsiz kaldığı, borçlunun, itirazın iptali davasının açılmasını beklemeden, menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibine konu olan senetten dolayı, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin ve ihtiyati haciz kararının iptaline, takibe konu toplam alacağın % 40'ı oranında 80.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. ../.....
Öncelikle belirtmek gerekir ki Yargıtay uygulaması dikkate alındığında davacının "iptal talebi" adı geçen belgedeki talebe konu ve adı geçen icra dosyasındaki miktar yönünden iptali ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti amacına dönüktür. "Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu (İİK)’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez....
Menfi tespit davasını düzenleyen İİK'nun 72/5. maddesine göre; "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlâmın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. " Bu durumda, kanunun emredici hükmü gereğince İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin menfi tespit davasının kabulüne ilişkin kararı ile birlikte takip durur. Yargıtayca kararın bozulması halinde dahi takip durmaya devam edecektir. Menfi tespit davasının takibin kesinleşmesinden sonra açılmış olması ya da söz konusu kararın Yargıtay ilgili dairesince bozulması İİK'nun 72/5. maddesinin uygulanmasını ortadan kaldıracak bir durum olmadığından alacaklı tarafından daha önce başlatılan İstanbul Anadolu 20....
Dairemizin 14.09.2011 tarih, 2011/10626 esas ve 2011/10786 karar sayılı ilamı ile; “Davacı, borçlu olmadığının tespiti ile ipoteğin fekkini talep etmiştir. İİK.nun 150. maddesine göre icra takibinden sonra ipoteğin iptali (fekki) davası açılması halinde İİK.nun 72. maddesi hükümleri kıyasen uygulanır. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davası icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde açılabileceğine (İİK md. 72) göre icra takibinin yapıldığı ...Mahkemeleri yetkilidir. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek deliller değerlendirilip varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. …” gerektiği gerekçesiyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir....
Hükmün verilmesiyle (kesinleşmesine gerek kalmadan) icra takibi derhal durur, kesinleşmesi ile de icra takibi iptal edilir ve davacı borcu ödemekten kurtulur. İİK'nın 72/5. maddesinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması durumunda istem üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere borçlunun dava nedeniyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verileceği öngörülmüştür. Ancak, menfi tespit davasını kazanan borçlu lehine tazminata karar verilebilmesinin bazı şartları vardır. Öncelikle, alacaklının yapmış olduğu icra takibi ile borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlamış olması gerektiğinden, borçlu aleyhine yapılmış bir icra takibinin bulunması gerekmektedir. Bu bakımından borçlu aleyhine yapılmış bir icra takibi yoksa tazminatta söz konusu olmayacaktır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/338 Esas KARAR NO : 2024/354 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2024 KARAR TARİHİ : 06/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı tarafça müvekkili şirket aleyhine haksız ve mesnetsiz bir şekilde Bergama İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 7 Örnek ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin uets hesabında yaşanan teknik bir problemden dolayı icra takibinden geç haberdar olunduğunu ve yasal süresi içerisinde işbu takibe itiraz edilemediğini, işbu takibin, ödeme emrinin, takip talebinin ve takibin dayanağı belgeler incelendiğinde davalının alacaklı olduğu ve muhattabı olduğu kişinin ...Kulübü Derneği olduğu tespit edildiğinden işbu menfi tespit davasının açıldığını, Bergama İcra Müdürlüğünün ......
elektrik tahakkuku nedeniyle menfi tespit, birleşen dava ise aynı tahakkuku yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir....
Mahkememizce; davacı ve davalı şirketlerin bağlı bulundukları ---- --- kayıtları, ---- dava konusu ödemeye ilişkin dekont sureti, --- yevmiye nolu ihtarnamenin onaylı örneği ve ------- üzerinden celp edilerek incelenmiştir. Dava hukuki niteliği itibariyle, İİK'nın 72.maddesi uyarınca, icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır. ------- tarihli ilamında vurgulandığı üzere; Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir------------ Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır....


