Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir....
bulunduğunun açık olduğunu, davalarının kabulü gerekmekte olduğunun, icra takibine konu edilen; ---- ait borçların tamamının müvekkillerine ait olmadığının, ----sayılı takip dosyası ile müvekkil aleyhine devam eden takibin teminatsız olarak dava sonuna kadar durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, eğer ki mahkememiz aksi kanaatte olur ise mahkememizin belirleyeceği teminat miktarının taraflarınca yatırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilin ----dosyası ile devam eden icra takibine konu edilen bonolar ile ilgili olarak borçlu olmadığının tespitine, davalı alacaklının haksız ve kötü niyetli olduğu açık olduğundan iik madde 72/5 hükmü uyarınca müvekkil lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Davacının ihtiyati tedbir talebi değerlendirildiğinde; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında İİK m 72 kapsamında takibin durdurulmasının söz konusu olmadığından takibin durdurulmasına dair tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının İİK m. 72/2 gereğince takibin tedbiren durdurulması talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 72. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir." şeklinde ve aynı maddenin 3....
Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. 2004 sayılı icra iflas kanununun "Menfi tesbit ve istirdat davaları" kenar başlıklı 72. maddesine göre; "(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. (2) İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. (3) İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez....
Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. 2004 sayılı icra iflas kanununun "Menfi tesbit ve istirdat davaları" kenar başlıklı 72. maddesine göre; "(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. (2) İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. (3) İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez....
Kağıthane İstanbul" olması sebebiyle işbu ihtiyati tedbir talebinin yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nden istenebileceğini, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan 7.993.296,34 TL bedel yönünden davalı kurum aleyhine menfi tespit davası açılacak olup menfi tespit davası için dava şartı arabuluculuk sürecinin alacağı süre dikkate alındığında bu süre zarfında müvekkilin iş yerini işletememesi sebebiyle oluşan zararı telafisi imkansız boyutlara ulaşacağından sayın mahkemeye müracaat ile Menfi Tespit davası sonuçlanıncaya kadar söz konusu aboneliğe ilişkin olarak ..., ..., ..., ... sayılı hizmet noktalarında enerjinin kesilmemesi/bağlanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir....
Davacı vekili dava dilekçesi ve akabinde sunduğu ek beyan dilekçesinde, huzurdaki davada herhangi bir eda taleplerinin bulunmadığını, taleplerinin menfi tespit davası olduğunu, istirdat taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir. Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir....
Şöyle ki; İİK'nun 72/1.maddesi gereği borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığının, gerçekte var olmayan bir borç nedeni ile kendisini tehdit eden veya kendisi aleyhine icra takibi yapan kişiye karşı herhangi bir borcunun olmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası açabilir. İİK'nun 72/2.maddesine göre; İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İİK'nun 72/5. maddesi gereğince borçlunun açmış olduğu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı almamış, veya verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının herhangi bir sebeple kaldırılmış olması nedeniyle dava konusu borcu alacaklıya ödemiş olursa açılmış olan menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir....
Açılan menfi tespit davasında, yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair verilen karar ile birlikte borçlu(davacı) aleyhine takdir edilecek tazminat, İİK'nın 72/3. ve 4. maddelerinde hükme bağlanmıştır. Buna göre; ''İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.''...
İhtiyati Tedbir kararına itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; sadece davanın açılmış olmasının ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yeterli olmadığını, aynı zamanda kararın hukuki de olması gerektiğini, davacının aynı iddialarla ipoteğin fekki davası açtığını, yapılan yargılama sonrasında davacının davasının kesin olarak reddedildiğini, bu sebeple kesin hüküm sebebi ile ihtiyati tedbir talebinin açıkça hukuki dayanağının olmaması sebebi ile reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin davanın menfi tespit davası olarak yorumladığını ve İİK 72.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verdiğini, ancak ortada halen derdest bir itirazın iptali davası olması sebebi ile davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının mevcut olmadığını, bu sebeple davanın ve dolayısı ile ihtiyati tedbir talebinin dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının daha önce açmış olduğu kesin hükümle reddedilen dava ve şikayetlerde olduğu gibi bu davada da aynı iddialarda bulunduğunu...


