Davacı vekili; 23/02/2017 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat yönünden davadan feragat ettiklerini, manevi tazminat talebi ile ilgili Adli Tıp Kurumu’ndan maluliyet raporu alınmasına gerek bulunmadığından, dosya kapsamındaki belgeler nazara alınarak manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiş; 29/03/2017 tarihli celsedeki beyanında da maddi tazminat yönünden davadan feragat ettiklerini, manevi tazminat yönünden ... ve ...'e karşı taleplerinin devam ettiğini bildirmiştir. Mahkemece, davacının maddi tazminat istemine ilişkin davasının feragat nedeniyle reddine; davacının, davalılar ... ve ...'...
Karar tarihindeki AAÜT. sinin " Manevi tazminat davalarında ücret " başlıklı 10. madde aynen; " MADDE 10 – (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir. " şeklindedir....
Mahkemece, asıl ve karşı dava yönünden maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı-karşı davalı vekili, davalının yönetimindeki aracın müvekkilinin idaresindeki motosiklete çarpması sonucu davacı-karşı davalının yaralandığını ve malûliyetinin oluştuğunu belirterek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı-karşı davacı vekili, müvekkilinin kazaya karışan aracında meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve tamiri süresince kullanılamamasından kaynaklı maddi tazminat ve kaza nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini için manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, asıl davada yaralanma nedeniyle davacı-karşı davalının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, karşı davada davalı-karşı davacının araç hasarına ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamında; ......
e verilmesine, diğer davalılara karşı maddi tazminat talebi ile açılan davanın feragat nedeni ile reddine, davalı ...'ya karşı açılan manevi tazminat talebinin reddine, diğer davalılara karşı açılan manevi tazminat davasının ise feragat nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Mahkemece, davacı eşin maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, davacı çocukların maddi tazminat istemlerinin reddine ve davacı eş, çocuklar ve kardeşlerin manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir. Davacılar vekili yargılama sırasında mahkemeye verdiği 30.03.2006 havale tarihli dilekçesinde, davalılardan ...'in davacı müvekkiline haricen ve defaten 35.000,00.-TL maddi ve 10.000,00.-TL manevi tazminat ödemesi üzerine sulh olunduğunu, bu nedenle diğer davalılar hakkındaki talepleri saklı kalmak kaydıyla ... hakkındaki davadan sulh olunması sebebiyle vazgeçtiğini belirtmiştir. İş kazası sonucu ölen sigortalı ...'in eşi ile iki çocuğu maddi ve manevi tazminat; beş kardeşi ise manevi tazminat istemiştir. Hükme esas alınan 15.06.2009 tarihli hesap bilirkişisi raporunda, maddi tazminat olarak davalılardan ... tarafından yapılan 35.000,00....
un maddi tazminat istemlerinin reddine, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, davacı .... için 70.000,00 TL, .... için 40.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, ...için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 190.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 13/10/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve faiz isteminin ise reddine karar verilmiştir. Bölge Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .......
Somut olayda, davacılar eşi ve babalarını davaya konu trafik kazasında kaybetmiş ve ayrı ayrı 80.000’er TL manevi tazminat talep etmiştir. Mahkemece davacı eş ... için 15.000 TL manevi, davacı evlatlar için ayrı ayrı 10.000’er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 35.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Desteğin ölümü yanında, tarafların kusur oranı, ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde değildir. Hükmedilen manevi tazminat miktarı davacılar için bir miktar az olup, daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri için hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 3.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, davacıların maddi tazminat taleplerinin her iki şirket yönünden reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin davalılardan ... Nakliyat Şirketi yönünden kısmen kabulüne, sigorta şirketi yönünden manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Zararlardırıcı sigorta olayı trafik iş kazasıdır. Davalı ... kazaya karışan aracı zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına almıştır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-3 – "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı maddesinin (e) bendine göre manevi tazminat talepleri zorunlu trafik sigortası kapsamında bulunmadığından sigortacı manevi tazminat ile sorumlu değildir. Anılan bu kurala uygun olarak davacının davalı ... şirketinden manevi tazminat istemi bulunmadığı halde ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan avukatlık ücretinin diğer davalı işveren yanında sigorta şirketine de ödenmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir....
(HGK’ nun 3.4.1963 tarihli, 4-80 Esas, 42 Karar sayılı, Dairemizin 22.02.2007 gün 2006/18030E-2007/2541K, 14.06.2010 gün 2009/12032E, 2010/6776K, 30.10.2010 gün 2010/5628E-2010/11845K, 4.HD’nin 17.09.1962 gün 5218-8846, 07.11.1968 3112-8654, 12.6.1981gün 7633/8562, 02.06.1994 gün 1898-5093 sayılı kararları) Sigortalı sağlığında maddi tazminat istemli olarak dava açmış ise de; dava dilekçesinde manevi tazminat istemini saklı tutmamış, manevi tazminat istemi vefatından sonra mirasçıları tarafından ıslah talebiyle ileri sürülmüştür. Bu durumda ve ıslah dilekçesindeki açıklamaya göre zarar görenin henüz hayatta iken manevi tazminat isteminde bulunma iradesini açıkladığının kabulü mümkün değildir. Diğer bir deyişle zarar gören tereddüte mahal bırakmayacak biçimde ilerde manevi tazminat isteminde bulunacağını ifade etmemiştir....
Ancak Yargıtay’ ın kökleşmiş içtihatları çerçevesinde ölüm halinde manevi tazminat davasının davacıları sadece ölene kan ya da sıhrî hısımlık bağı ile bağlı olanlar değildir. Burada önemli olan, yakınlığın Aile Hukuku çerçevesinde hukuksal bir yakınlık değil, duygusal bir yakınlık olmasıdır. Bu duruma göre, ölen işçinin eşi, çocukları, ana babası ve kardeşleri böyle bir davada davacı sıfatını taşıyabilecekleri gibi; nişanlı, evlatlık ve diğer yakınları da davacı olabilirler. Kardeşin manevi tazminat isteminde bulunabilmesi için mutlaka ana-baba bir kardeş olması bir koşul değildir. Sadece baba bir, ya da sadece ana bir kardeş de, diğer koşulları varsa manevi tazminat isteminde bulunabilir. Dolayısıyla manevi tazminat isteminde bulunabilecekler bir genel kuralla belirlenmeyip her somut olayda o olayın özelliğine göre saptanırlar. Manevi tazminat isteminin temel koşulu, ölen kişi ile davacı arasındaki ilişkinin manevi acı ve elem duymasına yeterli ölçüde bulunmasıdır....


