Davalı, taraflar arasında görülen boşanma davasında aynı nedenle tazminat istendiğini, ancak bu talebin reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, aynı eylem nedeniyle yeniden tazminat istenemeyeceğini savunmuştur. Mehkemece, davacının boşanma davasında aynı eylem nedeni ile manevi tazminat talep ettiği, yapılan yargılama sonucunda bu talebinin reddine karar verildiği, eldeki davada manevi tazminat istemine konu edilen olayın aynı olduğu, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereğince aynı eylem nedeniyle farklı bir yasal düzenleme niteliğindeki Borçlar Yasası'nın 41 ve devamı maddeleri gereğince yeniden manevi tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki belgelerden, davalının davacıyı kasten yaraladığı ve bu eylem nedeniyle ceza mahkemesinde mahkum olduğu görülmektedir....
Davacılar vekili, %47,20 iş kazası maluliyeti nedeniyle kazalı Hatice için 194.306,37TL maddi tazminat, 95.000,00TL manevi tazminat, 14.332,00TL protez bedeli; anne için 15.000,00TL manevi tazminat, baba için 10.000,00TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece, kazalı işçi lehine 194.306,37TL maddi, 80.000,00TL manevi, anne ve babadan her biri lehine 8.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, protez bedeline ilişkin talebin ise husumetten reddine karar verilmiştir. ...... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince verilen 07/06/2018 tarihli kararda 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi kararını, davalı vekili temyize getirmiştir. Bu kapsamda; 1-Manevi tazminat miktarının, aleyhine hüküm verilen anne ve baba yönünden temyiz sınırının altında kaldığı açıktır....
Somut olayda, zararlandırıcı sigorta olayının 11.10.1999 tarihinde meydana geldiği, manevi tazminat istemli davanın ise 17.03.2010 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, B.K.’nun 125 maddesinde öngörülen 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolmasından sonra manevi tazminat istemli davanın açıldığı ortadadır. Mahkemece, süresi içerisinde davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'i kabul edilerek, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 04.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır....
-YTL olarak ödediği halde hakkında yapılan icra takibi sebebi ile manevi tazminat talep etmiş, mahkemece manevi tazminat talebi reddedilmiştir. Davacı davalıya olan borcunu taksitler halinde son olarak 17.05.2002 tarihinde davalının banka hesabına ödemiştir. Davalı bu ödemelere rağmen 01.06.2002 tarihinde davacı aleyhine takip başlatmıştır. Olmayan borç sebebi ile başlatılan takip haksız olup yapılan bu takip ve davacı adresinde yapılan haciz işlemi sebebi ile davacının kişilik hakları saldırıya uğramış olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu sebeple olaya uygun manevi tazminat takdiri gerekirken manevi tazminat talebinin tümden reddi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/10/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Manevi Tazminat Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, boşanmadan sonra istenen manevi tazminat davası olup, mahkemece boşanma kararında manevi tazminata ilişkin hüküm kurulmamasına rağmen bu hususun temyiz edilmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Dosyanın incelenmesinde, davacının boşanma davasında maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, mahkemece bu talep yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, manevi tazminat yönünden kesin hüküm teşkil edecek bir karar bulunmamaktadır. Taraflar arasında görülen boşanma davasında belirlenen kusur durumuna göre davacı lehine uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir....
Davacılar vekili,07/05/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat alacaklarını 7.126,56 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ..., ... vekili, davacıların maddi kayıplarının bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının ... olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile; maddi tazminat alacağının davalı ... şirketi tarafından ödendiğinden davanın konusuz kalması nedeniyle bu yönde karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00-TL manevi tazminat ile davacı.... için 5.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 25.000,00-TL'nin davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 06/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davalı ......
İnceleme konusu olan bu olayda, manevi tazminat istemini de içeren ıslah dilekçesinin verilmesini takiben başvurma harcının yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bu duruma göre ıslah talebiyle verilen dilekçenin bir ek dava dilekçesi olarak kabulünün gerektiği ortadadır. Hal böyle olunca da davacının ek dava yoluyla manevi tazminat isteminde bulunduğunun kabulü ile manevi tazminat istemi ile ilgili olarak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek, ek dava dilekçesinin ıslah dilekçesi kabul edilmek suretiyle manevi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine .../03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece "1-Davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 251,91 TL maddi tazminatın hastalığı teşhis tarihi olan 17/04/2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; 2-Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın hastalığın teşhis tarihi olan 17/04/2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı iş verenden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine... 8-Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 1500TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Manevi tazminat talebi yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 3.000TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" karar verilmiştir. Karar tarihinde geçerli olan A....T.'...
Mahkemece, maddi tazminat talebinin kabulü ile, 1.000,00TL maddi tazminatın nişanın bozulma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 10.000,00TL manevi tazminatın talep gereği dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişin talebin reddine, karar verilmiş, manevi tazminat yönünden hüküm süresi içinde davalı tarafça temyiz edilmiştir. Dava nişanın bozulması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup temyiz isteminin manevi tazminata yönelik verilen hüküm olduğu gözetilerek yapılan incelemede, Kişilik değerlerinde oluşan manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir....


