WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma MADDİ HATANIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN :Davalı Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına, kısmen onanmasına dair Dairemizin 24.10.2011 gün ve 16224 - 16772 sayılı ilamıyla ilgili maddi hatanın düzeltilmesi isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; Mahkemece davacı kadının açtığı boşanma davası kabul edilip; tarafların boşanmalarına, 5000 TL. manevi tazminatın davalı kocadan alınıp, davacı kadına verilmesine, davacının maddi tazminat, davalının manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bu hükmü, davacı kadın, maddi tazminat talebinin reddi ve manevi tazminat miktarı yönünden; davalı koca ise hükmün kusura ilişkin gerekçesi, kadın lehine hükmedilen manevi tazminat ile kocanın reddedilen manevi tazminat talebi yönünden temyiz etmiştir....

Mahkemece, 5.653,25TL maddi, 1.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Tarafların temyiz itirazları kapsamında yapılan incelemede 24.10.2013 tarihli kararda sair yönlerden bir yanlışlık bulunmamakla birlikte tarafların vekalet ücretinin belirlenmesinde hataya düşüldüğü anlaşılmaktadır. Karar tarihinde geçerli olan 2013 yılı A.A.Ü.T.'nin 10/1 maddesinde manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin hüküm altına alınan miktar üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, yine aynı tarifenin 10/2 maddesinde ise manevi tazminat davasının kısmen reddi durumunda davalı yararına hükmolunacak vekalet ücretinin davacı için belirlenen ücreti geçemeyeceği ve 10/4 maddesinde de manevi tazminat davasının maddi tazminat davası ile birlikte açılması durumunda manevi tazminat bakımından vekalet ücretine ayrı bir kalem olarak hükmedileceği belirtilmiştir....

Ayrıca, hakim, manevi tazminata Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, özel durumları göz önünde tutarak adalete uygun olarak hükmeder. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Bu durumda hükmedilen manevi tazminat miktarı, somut olayın özellikleri, kaza tarihi, tarafların kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana gelmesindeki etkiler gibi hususlar birarada değerlendirilerek belirlenmelidir....

Mahkemece, tedavi giderine yönelik talebin reddine, diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; kazalı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının %3,30 olduğu, 03/12/2003 tarihli ibraname ile davacıya maddi ve manevi tazminat karşılığı olmak üzere ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Zararlandırıcı olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanununun 47. maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara maruz kalan kişiye aittir. Yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle üzüntü duyanlar manevi tazminat isteyemezler. Hal böyle olunca doğrudan doğruya cismani zarara maruz kalan yalnızca maddi sağlık bütünlüğü ihlal edilen kişi midir?...

Hükmedilen manevi tazminat miktarı az olup daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri gerekir. 3-Davacı vekili dava dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat olarak ayrı ayrı isteminde bulunmuş, mahkemece de taleplerin kısmen kabulüne karar verildiğine göre, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına göre ayrı ayrı AAÜT hükümleri uyarınca avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken aksi düşünce ile tek avukatlık ücretine hükmedilmesi isabetli değildir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 6.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi....

KARAR 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava 17.07.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 21,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemenin maddi tazminat isteminin kabulü ile manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kararı isabetlidir. Ancak manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücretinin tayininde hataya düşüldüğü görülmektedir....

Davacılardan ... hem kendi yaralanamsından dolayı hem de aynı kazada yaralanan oğlu ...’ün yaralanmasından dolayı 15.000 TL manevi tazminat istemiş, fakat davacı ...’in istediği 15.000 TL manevi tazminatın ne kadarının kendi yarlanmasından ne kadarının oğlu ...’ün yaralanmasından dolayı istediği belirtilmediğinden bu husus davacıya açıklattırılarak bu davacı yönünden oğlunun yaralanmasından ve kendi yaralanmasından dolayı hükmedilecek manevi tazminat miktarlarını ayrı ve açık olarak belirtilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ayrıca, hakim, manevi tazminata Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, özel durumları göz önünde tutarak adalete uygun olarak hükmeder. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir....

Eşyalara hasar verilmesinin manevi zarar doğurmayacağı ve hukuki dayanağı bulunmadığı gözetilerek manevi tazminat isteminin reddedilmesi gerekirken mahkemece manevi tazminata hükmolunması doğru değilse de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur. Bu itibarla mahkeme kararının gerekçesindeki manevi tazminat takdirine ilişkin sözcüklerle hüküm fıkrasının birinci bendinin üçüncü satırında yazılı bulunan "...tazminat ile takdir olunan 500,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 1600,00 TL..." sözcükleriyle aynı bendin son satırında yazılı bulunan "...fazlaya ilişkin...." sözcüklerinin ayrı ayrı silinmesine , kararın düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 23.6.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

e 2.000,00 TL manevi tazminat ödendiğini ve davalı firmayı manevi tazminat bakımından ibra ettiğini, dolayısıyla davacının manevi tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, diğer davacı ...'ın ise manevi açıdan yıprandığı sonucunu doğuracak bir yaralanmasının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ...'e ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, ...'a ilişkin manevi tazminat talebinin kabulü ile, 5.000,00 TL tazminatın 07/10/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/2. maddesi gereğince geçerli olan uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına, davacı ...'...

Şu durumda, davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminat takdir edilmesi gerekir. Mahkemece, yukarıda açıklanan düzenlemeye aykırı gerekçelerle manevi tazminat isteminin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu