WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı kadın vekili tarafından verilen dava dilekçesinde manevi tazminat olarak 50.00 TL yazılmış ise de; 21/01/2016 tarihli ön inceleme duruşmasında mahkemece davacı kadının manevi tazminat talebi 50.000 TL olarak tespit edilmiş ve bu tespite karşı tarafların herhangi bir itirazı da olmamıştır....

Aile Mahkemesi ise; manevi tazminat isteminin boşanma davasına bağlı ve boşanma davasının feri niteliği olduğunu, tarafların hala evli olduklarından davaya genel hükümlere göre bakılması gerektiğini belirterek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur Davacı evlilik birliğinin devamı sırasında davalı kocanın diğer davalı ile ilişkiye girdiğinden bahisle, kişilik haklarının saldırıya uğradığını ileri sürerek manevi tazminat isteğinde bulunmuştur. Davacının manevi tazminat istemi; boşanmanın feri (eki) niteliğinde olan Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesine dayalı olmayıp; Türk Medeni Kanununun 25 ve T.B.K.nun 58. maddesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Buna göre uyuşmazlığın Asliye Hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 21.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar....

Davacı, açtığı davanın yalnızca manevi tazminat davası olduğunu bu nedenle avukatlık ücretinin mahkemece manevi tazminat isteği gözönüne alınarak hesaplanması gerektiğini, idarenin haksız işlemleri nedeniyle üzüntü duyduğunu, davanın kabul edilerek tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Davacının, kararın esası yönünden ileri sürdüğü nedenler anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Buna karşılık dava dosyası içindeki belgelerin bir bütün halinde incelenmesinden anlaşıldığına göre, davacı, hakkında yapılan idari takibat nedeniyle duyduğu elem ve üzüntü karşılığı maddi ve manevi tazminat istemiyle dava açmış ise de, dava dilekçesine ekli belgelerden davacının yalnızca manevi tazminat istediği, dava dilekçesi içeriğinden de dava konusunun tek olarak manevi tazminatı kapsadığı açıkça belli olmaktadır....

İdare Mahkemesi'nce …'ın manevi tazminat isteminin 60.000,00 TL'lik kısmının kabulü, 140.000,00 TL'lik kısmının reddi yolunda verilen karara yönelik tarafların istinaf başvurularından davalı idarenin istinaf isteminin kısmen kabulü ile takdir edilen manevi tazminat tutarının yüksek bulunduğu gerekçesiyle ...'ın manevi tazminat isteminin 50.000,00 TL'sinin kabulü ile idareye başvuru tarihi olan 20/06/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Bununla birlikte, manevi tazminatın, ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, dava konusu olay nedeniyle davacı ...'...

-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında, davacının manevi tazminat alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık vardır. Davacı vekili, müvekkili işçinin, işe girişte teminat olarak verdiği senedin amaca aykırı şekilde doldurularak icra takibine konu edilmesi ve haciz işlemi uygulanması sebebiyle, manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, talep kabul edilerek, manevi tazminat alacağına hükmedilmiştir. Eldeki davaya uygulanacak mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinde, “şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir” denilmiştir. Kişilik haklarına saldırı halinde, manevi tazminat istenebilmesi için, 818 sayılı Kanun’un 49. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi gereklidir....

Davacı ..., davalı ile resmi nikâh işlemi yapılmadan evlilik yaşamı sürdürdüklerini, daha sonra birlikte yaşadıkları evden ayrılmak zorunda kaldığını, davalıdan bir müşterek çocuğunun olduğunu belirterek; babalığın tespiti ile kendisi yararına 30.000 TL, müşterek çocuk yararına 15.000 TL tazminat isteminde bulunmuştur. Tazminat istemleri yönünden dava dilekçesinde açıklık bulunmaması nedeniyle, mahkeme tarafından dava dilekçesi davacı yana açıklattırılmıştır. Yapılan açıklamada; davacı ... için 10.000 TL manevi tazminat, 20.000 TL doğum ve iaşe giderleri, çocuk için 10.000 TL manevi tazminat ve 5.000 TL birikmiş nafaka isteminde bulunulduğu belirtmiştir. Bunun üzerine mahkeme, anne ve çocuk için istenilen 10.000’er TL manevi tazminat istemleri yönünden dosyayı tefrik etmiş, bu istemi kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemi olarak niteleyerek, Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatı ile uyuşmazlığı hükme bağlamış ve davanın tümden reddine karar vermiştir....

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin manevi tazminat davalarında vekâlet ücretine ilişkin 10/4. maddesi “Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir” biçimindedir. Dosya içeriğinden, manevi tazminatın kısmen reddi nedeni ile davalı lehine .. TL olmak üzere vekalet ücretine hükmedildiği, davacının maddi tazminat davasının tümden reddedilmesine ve anılan Tarife hükmüne rağmen reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır. Bu yönden kararın bozulması gerekmiştir. 2- Manevi tazminat yönünden; Mahkemece davalının, davacının sağlık sorunları ile ilgilenmemesi, ebeveyn olmanın gereğini yerine getirmemesi gerekçesi ile davacı taraf yararına manevi tazminat takdir edilmiştir. Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir....

Mahkemece davacı anne ... için 1.500 TL manevi, davacı baba ... için 1.500 TL manevi, davacı kardeşler ... için 500 TL manevi, davacı ... için 500 TL manevi ve davacı ... için 500 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 4.500 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi (TBK md 56) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, desteğin ölümü yanında, tarafların kusur oranı, ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde değildir. Hükmedilen manevi tazminat miktarı davacılar için bir miktar az olup, daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri için hükmün bozulması gerekmiştir....

Bunun sonucu olarak davacı, kendisine karşı müteselsilen sorumlu olan kendi eşi hakkında bu eylemden dolayı, (geçimsizlik veya zina nedeniyle) boşanma davası açmadığı, manevi tazminat istemediği veya dava açıp, sonradan manevi tazminat isteğinden vazgeçtiği veya sadece kendi eşine karşı Türk Medeni Kanunu'nun 174/... maddesine dayanarak manevi tazminat davası açıp manevi tazminat aldığı hallerde; Türk Medeni Kanunu'nun 161/... maddesi gereğince kendisine karşı müteselsil sorumlu olan ve eylemin tarafı olan eşini affettiği kabul edileceğinden, eşten manevi tazminat alınan halde ise, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince davalıdan ayrıca manevi tazminat alınması mümkün olmadığından Borçlar Kanunu'nun 147/.... maddesi gereğince davalının sorumlu tutulması mümkün değildir....

UYAP Entegrasyonu