DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız ihtiyati haciz iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.HMK 399. maddesinde yer alan tazminat davalarında lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır ya da tedbir kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür. Haksız ihyati tedbirden kaynaklı tazminat davası esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. İİK 259. Maddesinde ise; " ihtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve 3. Şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesuldür. Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür." hükmünün yer aldığı anlaşılmaktadır....
Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8., 9. ve 40. Hukuk Dairelerinin yukarıda açıklanan ve benimsenen kararları da bu yöndedir" denilmiştir....
Davacı, davalı şirkette geçirdiği iş kazası neticesinde uğradığı cismani zararın tazmini için açtığı tazminat davasında, ihtiyati haciz talebinde de bulunmuş ve mahkemece davada talep edilen 250.400 TL ye yetecek miktarda borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir. İİK'nun 257/1 maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu nedeniyle ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmış iken 2. bentte vadesi gelmemiş borçtan dolayı hangi hallerde ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmıştır. Somut olayda, tazminat isteminin haksız fiil nedeniyle oluşan zarardan kaynaklandığı açıktır. Tazminat davasında, davacı lehine hüküm kurulması halinde hükmün infazının akim kalmasını önlemek amacıyla ihitiyati haciz talep edilmiş; bu durumda geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yakın ispat koşulu gerçekleşmiş olup, mahkemece ihtiyati haciz koşullarının bulunduğunun kabulü yerindedir....
İhtiyati haciz nedeniyle maddi tazminata hükmedilebilmesi için davalı tarafın istemi üzerine verilmiş ve uygulanmış bir ihtiyati haciz kararının kararının bulunması, ihtiyati haczin herhangi bir nedenle kendiliğinden kalkması veya itiraz üzerine kaldırılması ya da açılan istihkak davasının davacı taraf lehine sonuçlanması, davacının ihtiyati haczin uygun sonucu olarak maddi bir zararının meydana geldiğinin kanıtlanması gerekmektedir. Ayrıca ihtiyati haciz kararını alan ve uygulatan davalının kusuru aranmaz. Manevi tazminat bakımından, anılan maddede düzenlenen kusursuz sorumluluk esaslarına tabi olmadığından ihtiyati haciz kararını alan davalı tarafın manevi tazminatla sorumlu tutulabilmesi için Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi hükmünde öngörülen kusur sorumluluğu unsurlarının gerçekleşmesi gerekir....
Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir.Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır.Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8., 9. ve 40. Hukuk Dairelerinin yukarıda açıklanan ve benimsenen kararları da bu yöndedir." denilmiştir. Ancak davacı vekili teminatsız olarak ihtiyati haciz talep etmiş olduğundan;İİK'nın "İhtiyati hacizde teminat" başlığını taşıyan 259.maddesine göre, "(Değişik madde: 03/07/1940 - 3890/1 md.) ...
Dava ihtiyati haciz kararının uygulamasından kaynaklı tazminat davasıdır. Dosya kapsamındaki teknik mali raporlardan ihtiyati haciz kararı tarihi itibariyle davacının borçlu olduğu sabit olduğundan mahkemeler tarafından verilen ihtiyati haciz kararının davacı tarafından uygulanmasında hukuka aykırılık yoktur. Davacının taşkın haciz ve diğer iddiaları ise takip hukuku çerçevesinde icra tetkik merciinden talep edilebilecek hususlar olduğundan bu yönde alınmış ve kesinleşmiş bir mahkeme kararı da ibraz edilmediğinden ispatlanamayan maddi tazminat davasının ve ihtiyati haciz kararının uygulanmasında davalının bir kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmakla manevi tazminat davasının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir....
Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8., 9. ve 40. Hukuk Dairelerinin yukarıda açıklanan ve benimsenen kararları da bu yöndedir." denilmiştir....
Haksız ihtiyati hacizden dolayı alacaklının maddi tazminat ile sorumlu tutulabilmesi için; borçlunun malları için ihtiyati haciz kararı alınmış ve bu karar yerine getirilmiş olmalı, ihtiyati haciz koydurmuş olan alacaklı, haksız çıkmış olmalı, borçlu (veya üçüncü kişi) malları üzerine ihtiyati haciz konulmuş olmasından bir zarar görmüş olmalı ve zarar ile haksız ihtiyati haciz arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Bu kapsamda icra takibi sonrası şikayete ve yargılamaya konu davalar sonucu davalı lehine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin takipler nedeniyle, davacı tarafça icra takip dosyalarına ödenen bedellerle bunların ticari faizleri yönünden oluştuğu iddia edilen zarar ile ihtiyati haciz arasında illiyet bağı olduğundan söz edilemez. Yine davacının vekili ile aralarındaki iç ilişki gereği vekiline ödediği ücretin de davalıdan tahsiline karar verilmesi tazminat hukukunun genel ilkelerine uygun değildir. Davacı sadece Antalya 5....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/876 Esas KARAR NO: 2024/934 DAVA: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 13/11/2024 KARAR TARİHİ: 18/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde;Davalı ...'ın, sahte bir senet düzenleyerek müvekkili aleyhinde ihtiyati haciz kararı aldığını, haciz işlemlerinin yapıldığını ve icra takibi başlatıldığını, sahte senet ile --------- D.İş sayılı dosyasından alınan haksız ihtiyati haciz kararının icraya konulduğu ---------İcra Müdürlüğünün ---------- E....
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen kararın süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın sebep olduğu kazada desteğin öldüğünü açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 100,00 TL maddi tazminat ile toplam 1.020.000 TL manevi tazminatın tahsilini, öncelikle davalılar adına kayıtlı taşınır-taşınmaz mallar ile kazaya neden olan aracın kaydı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmiş, verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....


