WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

numaralı 15/11/2017 düzenleme 01/10/2018 vade tarihli 20.000 TL, ... numaralı 21/11/2017 düzenleme 01/10/2018 vade tarihli 2.500,00 TL bedelli senetlerin davacı tarafından imzalanarak davalıya verildiğinin ancak bu senetlerin karşılığı olan mal ve hizmetin verilmediğinin teslim edilmediğinin beyan edilerek bu davanın açıldığı, senetler incelendiğinde davaya konu senetlerde taraflar arasında düzenlenen 30/06/2016 tarihli Kredi Genel Sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğunun belirtildiği, kredi sözleşmesinin 7.2 maddesinde borçluların teminatlarını kooperatife vermesinden ve/veya kooperatifçe kabule şayan bir şekilde teslim edilmesinden sonra kredinin kullandırılmasını kabul edeceğinin düzenlendiği, davalı vekilince cevap dilekçesinin ekinde davacıya ilişkin olarak sunulan ortağın aldığı mallar listesi başlıklı raporda davaya konu senetler karşılığı mal ve hizmet verildiğinin belirtildiği ancak senetlerde yazılı bedeller tutarında ödünç para alındığının yazılı olduğu bu nedenle senet...

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/474 KARAR NO : 2023/89 DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 23/06/2022 KARAR TARİHİ : 08/02/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı ... arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesine istinaden davalıya kredi kartı açıldığı ve kullandırıldığı, borcun geri ödenmemesi sebebiyle kredi kartı hesabının kat edildiği ve ... tarihli ihtarname ile ... TL’nin ödenmesinin talep edildiği, borcun ödenmemesi üzerine Antalya ......

Yine aynı Kanunun 164. maddesinin 3. fıkrasına göre de, dava konusu mal, alacak veya hak gibi kıymetlerden bir kısmının aynen avukata ait olacağına ilişkin sözleşmeler de, “hasılı davaya iştirak” niteliğinde olduğundan geçersizdir. Dava konusu olayda, taraflar arasındaki 20.2.1993 günlü ücret sözleşmesinin, “...sözleşme konusu işten dolayı avukata 100 YTL. ve dava bedelinin %25'i ücret olarak ödenecektir.” şeklindeki ücrete ilişkin hükmü, az yukarda açıklanan yasanın öngördüğü “belli ve muayyen olma” ve “başarıya göre değişme” koşullarını taşımadığı için geçersizdir....

Buna göre; tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi ifade etmektedir (TKHK, m. 3/h). Bir hukuki işlemin, 4077 sayılı TKHK kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Kanun’da tüketici ile satıcı - sağlayıcı arasındaki “her türlü hukuki işlem” denildiğine göre hukuki işlem, 4077 sayılı Kanun’da düzenlenen bir sözleşme türü olmasa ve hatta sözleşme olarak ortaya çıkmış bir hukukî işlem olmasa dahi tüketici işlemi olarak nitelendirilebilecek ve böylece TKHK kapsamında kalacak, dolayısıyla bu tür işlemlerden kaynaklanan davalar tüketici mahkemelerinin görev alanında kabul edilecektir (Bulut, U.: Sözleşme Görüşmelerinden Doğan Sorumlulukta Tüketici Mahkemelerinin Görevine İlişkin Bir Yargıtay Kararı İncelemesi, Ankara Barosu Dergisi, Y.70, S. 2012/2, s. 336-337)....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2023/473 KARAR NO : 2023/517 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/07/2023 KARAR TARİHİ : 11/07/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili alacağının tahsili amacıyla .... Esas sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun 12/06/2023 tarihinde borca itirazı üzerine takiplerinin durduğunu, davalı/borçu ile müvekkili arasında 18/04/2023 tarihinde ... plakalı ... model, ... (...) ... otomobil ..., .... şasi nolu, 148800 km'de olan araç için noter huzurunda satış sözleşmesi yapıldığını, ancak satıcı taraf olarak satılanda bildirdiği niteliklerin bulunmadığını, aracının 12/05/2023 tarihinde ... firmasının ......

Şirketlerin tasfiye işlemlerini yürütmek üzere Fon Kurulu tarafından görevlendirilen tasfiye komisyonu, adli işlemler veya davalar bakımından taraf ehliyetine sahiptir....

nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 3. maddesinde tüketici; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi”; sağlayıcının, “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi”; satıcının, “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi” tüketici işleminin ise; "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek...

Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli, 2014/14-516 kararı da bu doğrultudadır.) İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir. Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; Taraflar arasında dava konusu taşınmazın mülkiyetinin nakline ilişkin olarak düzenlenmiş 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı biçimde yazılı bir belge bulunmamaktadır....

Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HUMK.m.236) yemin (HUMK.m.344) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir. Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; Davada yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı gibi bir delile dayanılmamış ise de davacı gerek dava dilekçesinde gerekse sonradan verdiği delil dilekçesinde “vs delil” demek suretiyle yemin delilinle de dayanmış sayılır. Davacıya, davalıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken davanın eksik incelemeyle reddi doğru olmamıştır. Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır....

Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir. Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; 19.06.2012 tarihli ve 08584 yevmiye no'lu Kestel Noterliğinde düzenlenen, davalının imzasını taşıyan taahhütnameye göre, inanç sözleşmesine dayalı dava kanıtlanmıştır. Ancak, 5578 sayılı Kanunla değişik 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8. maddesi gereğince davanın kabulü mümkün değildir....

UYAP Entegrasyonu