Maddesinde "Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir", 758/2. Maddesinde "Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır" şeklinde düzenlenme dikkate alınarak davanın reddine, ödeme yasağının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-...Bankası Alibeyköy Şubesi'ne ait 22/10/2021 keşide tarihli ... seri numaralı üzerindeki ödeme yasağı kararının kaldırılması yönünde ... Bankası A.Ş....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/12/2024 tarihli tüm hacizlerin kaldırılması yönünde verilen ek kararına karşı itirazlarının kabulüne, mahkemenin yetkisine, ihtiyati tedbirin şartlarına yönelik itirazlarının kabulü ile ihtiyati tedbir kararının müvekkil şirket yönünden tümüyle kaldırılmasına, aksi halde Kahramankazan İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosya borcunu karşılayacak şekilde %115 oranında yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir....
MUHALEFET ŞERHİ Davacının istinafı, İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararına istinaden mahkeme veznesine nakit olarak yatırılmış olan 405.363,09 TL tutarındaki teminatın nemalandırılması talebinin reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Her ne kadar heyet çoğunluğu tarafından bahse konu ara kararın istinafı kabil kararlardan olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş ise de, Sayın çoğunluğun görüşüne katılma imkânı bulunmamaktadır. Şöyle ki; Yerel mahkemece, 09/09/2025 tarihli ara karar ile; "Dava konusu olayda nemalandırmaya ilişkin yasal bir düzenleme olmamakla tedbir için yatırılan teminatın nemalandırılması mümkün değildir....
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, vergi suçuna iştirak ettiğinden bahisle 2010 yılı muhtelif dönemlerine ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir....
Dairemizin 01.03.2013 tarih ve 2013/467 E., 2013/1202 K. sayılı ilamı ile mahkeme kararı adı geçen davacı şirket yararına bozulmuştur. Mahkemece 18.07.2013 tarihli ara kararla iflasın ertelenmesine karar verilen davacı 3 şirket hakkındaki kararın kesinleştiği, hakkında bozma ilamı bulunan davacı .... A.Ş. yönünden yargılamaya devam olunmasına karar verilmiş, 28.11.2013 tarihli ara kararında ise haklarında verilen iflas erteleme kararının bir yıllık süresi dolan diğer davacı 3 şirket hakkında da erteleme süresinin uzatılması veya ertelemenin kaldırılması yönünde inceleme yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi kurulundan rapor alınıp 05.11.2014 gün 2013/188 E., 2014/329 K. sayılı ilamla davacı ....A.Ş.'nin borca batık olmadığı gerekçesiyle iflas ertelenme talebinin reddine 05.11.2014 tarihli ek kararla diğer 3 davacı şirketinde borca batık olmadıkları anlaşıldığından bu 3 şirketinde iflas erteleme taleplerinin reddine karar verilmiştir....
Görüldüğü üzere mahkemece; davacı vekili tarafından açılan ve nüfus kaydının düzeltilmesi için olduğu belirtilen dava dosyasının sonucunun beklenmesine karar verilmiş ve bu husustaki ara kararından rücu edilmemiştir. Söz konusu dava dosyasının sonucu beklendiğine ve davacı vekilinin hazır olmadığı 25.2.2010 günlü oturumda yapılacak başkaca bir işlemden bahsedilmediğine göre; yargılama sürecini etkilemeyeceği açık bulunan davacı vekilinin mesleki mazeretinin kabulü gerekirken, reddine karar verilerek dosyanın işlemden kaldırılması ve sonucunda açılmamış sayılma kararı verilmesi doğru olmamıştır. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı, yerel mahkeme hükmünün HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 28.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. Kesin olarak, 26/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Davalılar vekili tarafından ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmesi sonucunda mahkemece verilen 25.10.2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen 25.10.2023 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine dair ara karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasında mahkemenin 29.08.2023 tarihli kararı ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, davalı tarafında ihtiyati tedbir kararına itiraz edildiği, 25.10.2023 Tarihli ara karar ile ihtiyati tedbire itirazın reddedildiği, davalı tarafından bu red kararının istinaf edildiği, Dairemizin 12.02.2024 tarih ... Esas ......
nın 258/1. maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, bu nedenle davalının ihtiyati haczin kabulü kararına karşı yapmış olduğu itirazının kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılması gerekirken, itirazın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan, davalının istinaf başvurusunun kabulüne ve anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi ara kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
nasıl hesaplandığı gerekçelendirilmemiş olduğunu, takdir edilen bu miktar çok düşük olup müvekkilin olası zararlarını karşılamaya yetmeyecek miktar olduğunu, hali hazırda 7 bağımsız bölüm yerine 22 bağımsız bölümün tamamına tedbir koyulduğundan zararı çok daha yüksek olacağını, bu davada mahkeme görevli olmadığından ihtiyati tedbirin kabulü kararının kaldırılarak usul yönünden ihtiyati tedbir kararının reddine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması taleplerinin kabul edilmediği takdirde de HMK'nın 395. maddesi gereğince teminat miktarının 22 gayrimenkul değerinin en azından toplamda 187.500.000,00tl olduğundan bu değerin %20'sinden az olmamak koşuluyla arttırılmasına ve davacı adına olan 15 bağımsız bölüm üzerine aynı koşul ve şartlarda teminat yatırmamız karşılığında 3. kişilere satış ve devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir....


