WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

madde 3 ile teminat karşılığında kabul edildiğini, ... tarihli ara kararının davacı vekili Av. ...'...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kahramanmaraş Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ : .. NUMARASI : .. DAVACILAR : 1 VEKİLLERİ : Av. DAVALILAR : 1 .. VEKİLİ : Av.. VEKİLİ : Av. .. İLİŞKİLİ KİŞİ :.. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : .. Davacı vekili tarafından süresinde verilen dilekçe ile yukarıda tarih ve sayısı gösterilen mahkeme ara kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılması talep edildiğinden, istinaf başvuru şartları yönünden ön inceleme yapılıp, üye hakimin inceleme raporu ve açıklamaları dinlendikten sonra, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, gereği düşünüldü; I....

Şti. hakkında sahte fatura düzenlediğine dair vergi tekniği raporu bulunup bulunmadığının ara karar ile sorulması üzerine davalı idare tarafından ara karara cevapta gönderilen yazıdan, anılan mükellef hakkında sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemekten dolayı tanzim edilmiş bir vergi tekniği raporu bulunmadığı anlaşıldığından, düzenlediği faturaların sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğu hususu şüpheden uzak, kesin kanıt, bilgi ve belgelerle ortaya konulamayan mükelleften alınan faturalar nedeniyle tesis edilen dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tesis edilen işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir....

O halde takibin iptalini içermeyen ve durma yönünde tesis edilen mahkeme tedbir ara kararının icra mahkemesince yorumlanması mümkün olmayıp mahkemece takibin durdurulması ile yetinilmesi gerekirken iptaline karar verilmesi isabetsiz olup kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin 21/11/2017 tarih ve 2017/1632 E. - 2017/1869 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, İstanbul 24....

. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …… Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, takdir komisyonu kararına istinaden re'sen tarh edilen 2010/5 ila 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Dairelerinin, 12/11/2021 ve 06/01/2022 tarihli ara kararlarıyla davalı idareden, davacıya fatura düzenleyen Avcılar Vergi Dairesi mükellefi …İnşaat Sanayi Ticaret Turizm Ltd....

Öte yandan, vergi inceleme raporunda bahsi geçen mükelleflerin düzenlediği faturalara konu katma değer vergisi indirimlerinin reddine gerekçe olarak bu mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporları gösterilmiştir. 10/04/2015 tarihinde verilen ara kararı ile davalı idareden söz konusu vergi tekniği raporlarının gönderilmesi istenmiş, ancak süresi içinde ara kararının gerekleri yerine getirilmemiştir. 02/06/2015 tarihinde verilen ara kararı ile de davalı idareden anılan raporların gönderilmesi tekrar istenmiş, bu ara kararında davalı idareye kesin süre verilerek bu süre içinde ara kararının gereklerinin yerine getirilmemesinin sonuçlarına yer verilmiş, buna rağmen ara kararının gerekleri yerine getirilmemiştir. Dolayısıyla, dava konusu cezalı tarhiyatlarda ve kesilen özel usulsüzlük cezasında bu sebeple de hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Vergi Mahkemesi, bu gerekçeyle dava konusu vergi ve cezaları kaldırmıştır....

Sonuç olarak; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme ara kararının gerekçesinde kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....

Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, dava dilekçesinde ve ekinde yer alan tüm bilgi ve belgelerin müvekkilli şirketin davalılardan alacaklı olduğunu ispatlamaya elverişli ve usulüne uygun olan belgieler olduğunu, yerel mahkemesinin kendi kurduğu ara karar sonucunda gelen BA-BS formları, dava dilekçesi ekinde yer alan hak ediş raporları vb. tam olarak incelenmeden yalnızca dava dilekçesi ekindeki fatura gerekçe gösterilerek sadece fatura deliline dayanılıyormuş gibi bir düşünceyle ihtiyati haciz taleplerinin reddedildiğini, sunulan delillerin yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde alacağın muacceliyetini ve varlığını kanıtlar mahiyette olduğunu, dolayısıyla ilk derece mahkemesi tarafından verilen haksız ret kararının kaldırılarak davalılar aleyhine şimdilik kısmi davada harca esas değer olarak belirtilen 1.000.000,00 TL 'lik kısım açısından belirlenecek uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun...

GEREKÇE: Talep, TTK'nın 449. maddesine dayalı genel kurul kararının iptali istemli davada, genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılması istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da denetim sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir....

Yine aynı Yönetmeliğin 55. maddesine göre ise vakıf evladı veya ilgililerinin galle fazlasını almaya hak kazandıkları tarih ilk derece mahkemesinin karar tarihi olup, galle fazlasına ilişkin ödemeler bu mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra yapılır. Mevzuatın emredici olarak düzenlenmiş bu hükümlerine göre davacı taraf galle alacağına ancak açmış olduğu galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğuna dair tespit kararının kesinleşmesinden sonra yapacağı başvuru sonucunda hak kazanabilecektir. Evlada ödenecek galle fazlasının hesabı önceden kesin olarak bilinemeyeceği gibi ilk derece mahkemesinde henüz bir karar da verilmediğinden dava süresince geçen döneme ilişkin bir kazanılmış haktan da veya uğranılacak zarardan bahsedilemez. Buna göre mahkemece itirazın kabulü ile henüz şartları oluşmadan verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir....

UYAP Entegrasyonu