Sonuç olarak, 6100 sayılı HMK'nın 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığından durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbir kararının değiştirilmesi talebinin reddi hakkında verilen karar temyiz edilemez. Yukarıda da belirtildiği üzere, karşı tarafın itirazı üzerine ihtiyati tedbir kararının değiştirilmesi ve kaldırılması yönünündeki taleplerinin kabul edildiği, ihtiyati tedbir kararının değiştirilmesi ve kaldırılması yönünündeki taleplerin kabulüne dair mahkemece verilen ara kararın temyizi mümkün değildir. HUMK'un 432/4. maddesine göre, hükmü temyiz eden açısından temyizi kabil olmayan karara ilişkin temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3-4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden temyiz eden ihtiyati tedbir isteyen vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir....
bu nedenle itirazlarının reddine ilişkin ara kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur....
Somut olayda, mahkeme tarafından ihtiyati tedbirin kabulü ara kararında sehven istinaf yolunun açıldığı, davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak değerlendirilerek duruşma açılıp ,itirazın kabulü veya reddi yönünden karar verilmesi ve karara ilişkin ara karar oluşturması gerektiği dolayısı ilk derece mahkemesince itiraz üzerine verilen bir ara karar mevcut olmadığı bu aşamada ortada istinafı kabil bir ara kararın bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu itibarla, davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına vaki istinaf başvurusunun HMK'nin 341. ve 352. maddeleri uyarınca usûlden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....
Fakat diğer nihai kararlardan farklı olarak gönderme kararının yalnız başına temyiz olanağı yoktur. Başka bir deyişle, gönderme kararı verildiği anda kesin bir karardır. (Prof.Dr.Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001 C:I S:695 ve devamı) Esasen bu tür kararlar 11.10.1976 tarih 5/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere "Esası halleden hükümle birlikte temyiz edilebilmeleri bakımından da ara kararlarına benzerler". 24.4.1967 tarih 12/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca gönderme kararlarının niteliğine tamamen yabancı olan hüküm taşımaları halinde temyiz edilmeleri olanaklı bulunduğundan tarafların temyiz dilekçesinin REDDİNE, gereksiz yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.4.2004 tarihinde obyirliği ile karar verildi....
Davalı vekili 03/03/2023 tarihli dilekçesinde; mahkemenin 28/02/2023 tarihli ara kararının 03/03/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, işbu karar gerekçesiz ve ihtiyati tedbire itirazlarının reddine ilişkin olup istinaf yolu açık olup olmadığının kararda belirtilmediğini, bu nedenle ihtiyati tedbire karşı yapmış oldukları itirazların gerekçelendirilip gerekçelendirilmeyeceğini, istinafı kabil olup olmayacağı yönünde karar oluşturulmasını ve gereğini talep etmiştir. Mahkeme 13/03/2023 tarihli ara kararı ile; 28/02/2023 tarihli İhtiyati Tedbire İtiraz Hakkında Ara Karar'ın "Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi." şeklinde olan son cümlesinin "Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ara kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi." şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir....
Madde 'Teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması Madde 395- aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan kişi, mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme, duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir.' hükmü gereğince tedbir kararının eldeki tüm protokoller, protokollerde belirlenen alacak miktarı ve bunun karşılığında yapılan ödemeler dikkate alınarak tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, mahkemece tedbir kararının kaldırılması için teminat gösterilmesine karar verilirse belirlenecek teminatı da göstermeye hazırız.' şeklinde talepte bulunulduğunu, ancak mahkeme tarafından tedbirin kaldırılması talebinin reddedildiğini, mahkemenin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebini reddetmesi üzerine davacı taraf Beykoz İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasının durdurulmasını ve hacizlerin fekkini talep ettiğini, icra müdürlüğünce dosyasının incelendiğini, İstanbul 15....
Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Mahkemece bizzat duruşma tutanağına geçirildiği üzere davalı şirket tarafından mirasçıların hisselerinin pay defterine işlenmesine ilişkin karara karşı derdest bulunan yargılama sonucunda da davalı şirket yönetim kurulu tarafından, muris ...'e ait payların ... mirasçılarına miras payları oranında intikal ettirilmesine ve mirasçıların paydaş sıfatıyla pay defterine kaydedilmesine yönelik işlemler ile buna dayanak yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine ve iptaline ilişkin açılan davanın henüz kesinleşmemiş ise de kabulüne karar verildiği, söz konusu karar ve TMK'nın 640 maddesi hükmü uyarınca somut uyuşmazlık bakımından yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla Mahkemece ihtiyati tedbir kararının kaldırılması yerinde olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür....
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, ihtiyati tedbir kararının tensiple istenen belgelerin gelmesi beklenmeden verildiğini, cevap dilekçelerinin değerlendirilmediğini, ara kararda istinaf ve kanun yolunun yazılmadığını, bir çok usuli ve esas ilişkin hata bulunduğunu, ara kararın müvekkilinin yokluğunda verildiğinin yazıldığını, kısa karar-ara karar çelişkisi bulunduğunu, kesinleşmeyen ceza kararı dikkate alınırken, beraate ilişkin dosyanın incelenmek için istenmediğini, müvekkili iş yerinin 1984'li yıllardan beri başka isim altında çalıştığını, dava konusu iş yerinin beraat kararı verilen iş yerinin şubesi olduğunu, bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının sonucunun tedbir kararı ile fiilen uygulama haline getirildiğini ileri sürerek, yerel mahkeme ara kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve talebin reddini istemiştir....
Mahkeme tarafından, tekerrür cezasına esas alınan ceza yönünden ara kararı ile sorulan hususa davalı idarece verilen yanıta göre tesis edilen hükümde hukuka aykırılık bulunmamaktadır....
Bu sebeple davacıların 21/05/2023 tarihli dilekçelerinde talep etikleri ihtiyati tedbir talebi ile ilgili 12/07/2023 tarihli gerekçeli ara kararda bir değerlendirme yapılmadığı, talep olmayan bir konuda değerlendirme yapıldığı anlaşıldığından davacıların 21/05/2023 tarihli dilekçelerinde talep etikleri ihtiyati tedbir talebi ile ilgili bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden davacıların 18/04/2023 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına yapılan itiraz üzerine verilen karara karşı yaptıkları istinaf talebi incelenmeksizin davacıların istinaf taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılması, davacıların 21/05/2023 tarihli dilekçelerindeki ikinci tedbir talepleriyle ilgili bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği....'' gerekçesiyle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmiştir....


