maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkilinin oluşturduğu müşteri çevresinden fesihten sonra davalı tarafça yararlandırıldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle şimdilik 10.000 TL denkleştirme tazminatı ile buna bağlı şimdilik 10.000 TL haksız fesih ve uğranılan maddi zararlar ve 500.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Davacı vekili 21/05/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 201.083,68 TL ye yükseltmiş, davalı vekili de ıslaha yönelik zaman aşımı def’i leri sürmüşse de dava sözleşmeden kaynaklanmış olup TBK 146 maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan davalının yerinde görülmeyen zamanaşımı def’inin reddine karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebine gelince; Medenî Kanun ve Borçlar Kanunu yalnız gerçek kişilerin değil, aynı zamanda tüzel kişilerin de kişisel haklarını korumaktadır. Günümüzde doktrin ve Yargıtay tarafından yaygın olarak benimsenen görüş, gerçek kişilere özgü olanlar dışında kalan kişilik haklarında tüzel kişilerin de manevi zarara uğrayabileceğini ve bu nedenle manevi tazminat talebinde bulunabileceğini kabul etmektedir. Ancak, manevi zararın oluşup oluşmadığı somut olayın kendine has özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 10.02.1993 tarihli bayilik sözleşmesi yapıldığını, davalı tarafın ürettiği araçları satmak amacıyla müvekkilinin plaza inşa ettirdiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkide sorun olmadığını, müvekkilinin davalıya olan borçlarını zamanında ödediği halde davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, feshin MK'nun 2.maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek 550.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın davalıdan faizi ile bilikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13.8.2010 havale tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini 1.711.500.00 TL'ye çıkarılmıştır. Davalı vekili, davacının iyi niyetli olmaması, borçlarını ödememesi ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucu, 08.02.2001 tarihli ihtarnameyle yetkili satıcılık sözleşmesinin sözleşmenin 35.,37/a maddeleri gereğince feshedildiğini, feshin haklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur....
Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin 13/1 maddesinde herhangi bir temerrüt şartı konulmadığını, taraflara sözleşmeyi feshetmek konusunda serberstlik tanındığını, yalnızca bildirim süreleri öngörüldüğünü, müvekkili şirketin sözleşmeye uygun bir şekilde 01.03.2010 tarihli fesih bildirimi ile sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin feshinden dolayı davacının uğramış olduğu bir zararın da olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; sözleşmenin feshinin şartları ve usulünün taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesinde düzenlendiği, 13. maddenin 1. fıkrasında "sahip olunan diğer hak ve çözüm yolları saklı kalmak üzere, taraflardan birinin sahip olduğu akdi yükümlülüklerinden birinde maddi şekilde temerrüt etmesi durumunda diğer taraf bu sözleşmeyi derhal feshedebilecektir....
ın ve abonelerinin maruz kalacağı maddi ve manevi zararları tazmin edeceği, ayrıca diğer tazminat ve ve cezai şart yükümlülüklerinden ayrı olarak iadesini geciktirdiği beher tüp başına sözleşmenin feshi tarihindeki tüp imalat bedeli kadar cezai şart ödeyeceğini taahhüt ettiği, bilirkişi raporunda davalı bayinin iade etmediği tüplerden dolayı 39.614,40-TL tazminat hesaplandığı, davacı tarafın, bilirkişi tarafından tespit edilen 39.614,40-TL tazminat bedelinden 12.351-TL depozito bedelinin mahsubundan sonra 27.263-TL tazminat talebinde bulunduğu,sözleşmenin feshi halinde, 21/a maddesine göre davacının, sözleşme süresinin sonuna kadar hesaplanacak mahrum kalacağı karı talep edebileceği, sözleşmenin sona erme tarihine kadar 38 aylık süre için 77.520-TL kar mahrumiyeti hesaplandığı,davacının mahalde yeni bayilik kurması için 6 aylık sürenin makul olacağının bildirildiği, 6 aylık süre için 12.240-TL kar kaybı hesaplandığı, sözleşmenin 21/b maddesine göre, 21/a maddesinden ayrı olarak, bayinin...
CEVAP: Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, taraflar arasında bayilik sözleşmesinin söz konusu olduğunu, tek satıcılık sözleşmesi olmadığını, davalı tarafından süresi sona eren bayilik sözleşmesinin yenilenmediğini, herhangi bir portföy tazminatı talep koşullarının oluşmadığını, ayrıca davacının belirsiz alacak davası açmasının mümkün olmadığını, zira stokta kalan malların belirli olduğunu, yine manevi tazminat talep koşullarının oluşmadığını, ayrıca davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde açılması gerektiğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememiz 2012/160 esas, 2017/852 karar sayılı, 19/06/2017 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur....
Ancak, tespit ve tedbir giderleri yargılama giderlerinden olup, (HMK m.223) bu kapsamda yapılan giderlerin maddi tazminatın konusunu oluşturmayacağı hususu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yargılama giderlerinden olan masrafların maddi tazminat olarak değerlendirilmek suretiyle maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 3.Diğer yandan mahkemece davacıların manevi tazminat talebinin de kabulüyle 10.000 TL. manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Ancak manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı denetime elverişli bir şekilde karar yerinde tartışılmadan, genel ve soyut gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi de doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir....
fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla sözleşmenin haksız ve kötü niyetli sonlandırması nedeniyle 5.000,00 TL maddi tazminat(kar kayıpları) ile 5.000,00 TL karşılanmayan yatırım maliyetinin ve 5.000,00 TL denkleştirme tazminatının ayrıca 15.000,00 TL de manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
dolayı şimdilik 5.000,00 TL ve depozito bedeli ödenmesine karşılık müvekkiline teslim edilmeyen tüplerden dolayı şimdilik 1.000,00 TL ve 9.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir....
G E R E K Ç E / Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle uğranılan yatırım bedeline ilişkin maddi zararlar ile denkleştirme tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Davacı yanca, dava dilekçesi ekinde taraflar arasında akdolunan 21/12/2006 tarihli Yetkili Satıcılık Sözleşmesi, .... Noterliği'nin 10/02/2011 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi, ... 16. Noterliği'nin 11/11/2011 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi, .... Noterliği'nin 23/11/2011 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasından alınan rapor, ... 3. Noterliğİ'nin 28/11/2011 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, 2008 yılı konsept değişikliğine istinaden yapıldığı bildirilen harcamalara yönelik listeler ve bir kısım faturalar, 2011 yılında alınan ekipmanlara yönelik liste ve bir kısım faturalar ibraz edilmiştir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına ilişkin kayıtlar dosyamız arasına alınmıştır....


