"İçtihat Metni" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava; bayilik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini talebine ilişkindir. Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından hukuka aykırı şekilde feshedilmediği, kaldı ki; dava tarihinde sözleşmenin henüz sona ermediği, davacının sözleşmenin sona ermesi nedeniyle uğramış olduğu bir zarardan söz edilemeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
veriş yapmadığını, ödeme konusunda zorluklar olmuşsa da bazen anlaşarak bazen de yasal yollarla borcunu ödediğini, davalının sözleşmeyi haksız feshi nedeniyle müvekkilinin kazanç kaybına ve manevi zarara uğradığını belirterek 40.000 TL maddi 10.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, ihtarnameye cevap verildiğini, cevabi ihtarnameden de anlaşılacağı üzere davalıların haksız ve gerekçeden yoksun şekilde söz konusu bayilik sözleşmesini feshettiklerini , sözleşmenin feshinden sonra müvekkiline ödenmesi gereken Ekim-Kasım-Aralık 2017 dönemlerine ait hakedişleri de kendisine ödenmediği gibi Bayilik Sözleşmesinin imzalanması sırasında müvekkilinden alınan 90.000,00 TL bedelli kesin ve süresiz teminat mektubunun kendisine iade edilmediğini beyanla teminat mektubunun paraya çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına, dava sonunda iadesine karar verilmesine, Ekim Kasım Aralık 2017 dönemlerine ait hakkedişlerin şimdilik 40.000 TL sinin , sözleşmenin haksız feshinden dolayı uğranılan 1.000,00 TL tutarındaki kar kaybının ve 5.000,00 TL manevi tazminatın sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece sözleşmenin feshinden sonra davalının sözleşmedeki başka bayilik alınmayacağına ilişkin hükümle bağlı tutulamayacağı, yapılan tespitte de davacı tarafından başka su markasından söz edilmediği gibi davacıya ait markanın yazılı olduğu dolu su damacanalarının bulunduğu, davacının markasının kötülendiğine ilişkin yeterli delil olmadığı, kar kaybı için haklı feshin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2 adet soğutucunun davacıya aynen iadesine, aynen iade olmadığı takdirde bedeli olan 555.11 YTL dahil olmak üzere toplam 3.841.90 YTL cari hesap alacağının dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
Somut uyuşmazlıkta; davalı vekili tarafından 06/04/2022 tarihli hükmün tamamlanması dilekçesi ile Mahkemece maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, her iki talep yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesi ile manevi tazminat yönünden ayrı vekalet ücreti takdiri ile hükmün tamamlanmasına karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece 28/04/2022 tarihli ek karar ile talep kabul edilerek maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden ayrı vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir....
Cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen “Bayilik Sözleşmesi”nin 9.0 maddesi ilgili hükmü gereğince “İstanbul Mahkemeleri” taraflarca yetkili mahkeme olarak kılındığını, HMK.'nın 17'inci maddesi ilgili hükmü uyarınca taraflar arasında“Yetki Sözleşmesi” bulunduğundan; Sayın Mahkemenizce yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkeme olan “İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine” karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, bayilik sözleşmesinin feshinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazı öne sürülmüş ve taraflar arasında yetki sözleşmesi olduğu belirtilmiştir. Yetki sözleşmesi ile ilgili yasal düzenlemeye bakıldığında; HMK m.17'de aynen, "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler....
Noterliği'nin 28.09.2010 tarihli 15412 yevmiye nolu ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak fesh edildiğini, sözleşmenin feshi ile davalının müvekkili şirket hakkında sosyal medyada asılsız beyanlarda bulunduğunu, davalının haksız fili neticesinde müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları kalmak suretiyle şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin sosyal medya üzerinden davacının devlete ve millete zarar verdiğinden bahisle yetkililerden yardım talebinde bulunduğunu, ayrıca davacı şirket aleyhine yapılan beyanların gerçeği yansıttığını, bu haliyle haksız fiil eyleminin gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir....
Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın açılmamış sayılmasına, asli müdahale davasının ise reddine karar verilmiştir. Kararın asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
önel verildiği, sektör bilirkişisince de verilen önelin makul olduğunun beyan edildiği, 3 ayın sonunda sözleşmenin sona erdiği, dolayısıyla davalı ... yönünden sözleşmenin haksız feshinden bahsedilemeyeceği, diğer davalılar yönünden ise, imzalanan bayilik sözleşmelerinin 20.2. maddesinde sözleşmenin devamı süresince herhangi bir zamanda davalıların, 7 gün önceden noter kanalı ile ihbarda bulunarak sözleşmeyi herhangi bir sebep ileri sürmeksizin sona erdirebilecekleri, sözleşmelerin henüz 1 yıllık süreleri dolmadan davalıların süreli fesih haklarını kullandıkları, bu nedenle haksız fesihten bahsedilemeyeceği, sözleşmelerin haksız şekilde feshedilmemiş olması karşısında davacının davalılardan kar kaybı vb bir ad altında maddi tazminat ile manevi tazminat talep edemeyeceği, denkleştirme tazminatı talebi yönünden ise, davacı bayinin kıyasen TTK'nın 122. maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı talep edebilmesi için kendisine bayilik sözleşmesinde açık bir şekilde tekel hakkının tanınması gerektiği...
Davalı yan savunmasında kısaca öncelikle davacının ... 11 ATM nin ...Esas sayılı dosyasında, sözleşmeye aykırılık sebebiyle maddi ve manevi tazminat ve yine aynı mahkemenin 2015/723 E sayılı dosyasında maddi zararlar, kazanç kaybı, menfi ve müspet zararlar denkleştirme ve rekabet yasağı nedeniyle, tazminat istemini içerir davalar açıldığını ve her iki dosyadan açılan davaların 22/11/2017 tarihli sulh ve ibra protokolü neticesinde feragatla sonuçlandığını, mahkememizde açılan işbu davanın basiretli tacir gibi davranması gereken davacı tacirin yeniden tazminat talep etme hakkı bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddi gerektiği ve sözleşmenin haklı sebeple fesih edildiği tazminat talep hakkının bulunmadığı iddiası ile davanın reddini talep etmiştir....


