nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat açısından 227.023,59-TL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat talebinin reddine, İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davacının maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 15.507,98-TL nispi ve manevi tazminat talebi yönünden hesaplanan 615,40-TL maktu harç olmak üzere toplam 16.123,38-TL harcın, başlangıçta yatırılan 870,96-TL peşin ve 104.662-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 105.532,96-TL harçtan mahsubu ile 89.409,58-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan 16.152,58-TL toplam harç ile yine davacı tarafından yapılan toplam 3.165-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 120-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı...
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumsal Bayilik Sözleşmesinin haksız olarak erken feshinin tespitini, bu fesih nedeniyle denkleştirme tazminatının ve müspet zararı ile manevi tazminatının belirlenip davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini ve davalılara verilmiş olan teminat mektubunun işbu davanın sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, her bir davalıdan ayrı ayrı 500,00-TL olmak üzere 1.500,00-TL denkleştirme tazminatı, her bir davalıdan ayrı ayrı 500,00-TL olmak üzere 1.500,00-TL müspet zararı ve her bir davalıdan ayrı ayrı 35.000,00-TL olmak üzere 105.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 108.000,00-TL'nin sözleşmenin sona erdiği 27/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek T.C....
İnşaat ile yeni bir sözleşme yapılarak tapuya şerh verildiğini, böylece diğer davalıların da bu haksız feshe iştirak ettiklerini ileri sürerek, şimdilik 60.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında ıslah ile maddi tazminat miktarını 324.373,00 TL'ye arttırmıştır. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece iddia, savunma, uyulan Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; sözleşmenin haksız olarak feshinden kaynaklı davacıların kâr kaybından arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan davalı ...'ın sorumlu olduğu gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin bu davalı yönünden kısmen kabulüne diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir....
ve yüksek faiz oranlarının uygulandığını son hesaplara göre cari bakiyenin 76.304.00 TL olduğunu, bu bakiyeyi yasal faizlerle ödemeyi kabul ettiklerini ve şirketin faaliyette bulunduğu akaryakıt istasyonunun 18 ay kapalı kaldığı, bu nedenle maddi ve manevi tazminat davası haklarını saklı tutarak 18.09.2010 tarihinden sonra başka bir dağıtım şirketinin ürünlerinin satımına başlanmamış olup, sebepsiz zenginleşmenin mevcut olmadığını, bu nedenle davacı iddiaların reddini talep etmiştir....
Davacı taraf, davalı ile arasında distribütörlük (bayilik) sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmenin davalı yanca haksız feshedildiğini, ayrıca davalının bayiler arasında haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, bu sebeple doğan zararın tazmini ile portföy tazminatı alacağının tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı ise, davacı ile aralarında distribütörlük (bayilik) ilişkisi bulunmadığını savunmuştur. Uyuşmazlık, taraflar arasında bayilik sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, varsa davalı tarafından sözleşmenin haksız şekilde feshedilip edilmediği, portföy tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının haksız rekabet ve ayrımcılık oluşturan eylemleri olup olmadığı, varsa maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarındadır. Öncelikle taraflar arasında bir bayilik ve/veya distribütörlük sözleşmesi olup olmadığın ortaya konulması gerekir....
kullanarak haksız ve hukuka aykırı olarak menfaat elde edilmiş olduğunu, Bayilik Sözleşmesinin feshedilmesine rağmen, Marka Hakkına Tecavüz Suçu niteliğini haiz hukuka aykırı bir tutumla, davalı ......
Birleşen davada, intifa hakkı sona ermesine rağmen, birleşen davalının intifa şerhinin terkini ile ilgili işlem yapmadığı ve intifa hakkını kaldırmadığından, birleşen davacının maddi ve manevi zararına yol açtığı iddiası ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuştur. Dava konusu taşınmazın intifa hakkının devamı nedeniyle, birleşen davacının maddi zararının varlığı, miktarı ve birleşen davalı eylemi ile illiyet bağı kanıtlanamadığından maddi tazminat istemi reddedilmiştir. Birleşen davalının hukuka aykırı ve birleşen davacı şirketin kişilik haklarının zedeleyici nitelikte bir eylemi kanıtlamadığından manevi tazminat istemi reddine" karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M:Gerekçesinde açıklanacağı üzere; 1-Asıl davanın KISMEN KABÜLÜNE, Davacının kar yoksunluğu ve sözleşmenin 18....
Davacı vekiline müvekkilinin elinde kalan yedek parça ve stoklara ilişkin beyanda bulunması için süre verilmiş ve davacı vekili tarafından buna ilişkin liste sunulmuş ve bilirkişi tarafından bu malzemelerin 73 adedinin fiyatları belirlendiğinden, fiyatları belirlenen malzemelerin sözleşmenin fesih tarihindeki bedeli olan 19.343,19 TL.nin malzemelerin davalıya teslim tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ve hükümde belirtilen 73 adet malzemelerin davacı tarafından davalıya iadesine karar verilmiştir. Davacı şirket her ne kadar manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; sadece sözleşmenin fesih nedeniyle manevi tazminat talep edilemeyeceği, davacının uğramış olduğu zararlar var ise bunları maddi tazminat olarak talep edebileceği ve davacının manevi zararlarının bulunduğunu ispat edemediğinden koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir...."...
bedeller yönünden uğradığı zararların tespiti ile tahsilinin gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi uyarınca müvekkilinin yaptığı abonelikler nedeniyle davalının menfaat elde etmeye devam etmesi nedeniyle müvekkilinin denkleştirme tazminatı alacağının bulunduğu, bayilik sırasında alınan 10.000,00 TL tazminata haksız şekilde el konulduğunu, fesih sonrası davalı şirket yetkilisinin vadine güvenerek yakını adına aldığı bayilik nedeniyle masraf yapıldığını, haksız ve süreye uyulmadan yapılan fesih nedeniyle davacının zarara uğradığı gibi, sözleşme nedeniyle elde edilecek gelire güvenilerek yapılan harcamaların dahi ödenemediğini, bu nedenle müvekkilinin manevi zarara da uğradığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
Mahkememizce alınan 02/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda; ''08.11.2019 tarihli Soruşturma Raporundaki tespitlere ve davalı tanıklarının ifadelerine göre sözleşme davacı/bayinin kusuru (borca aykırı davranışı) nedeniyle davalı/bayilik veren tarafından haklı olarak feshedilmiş olduğu için, davacının davalıdan, herhangi bir tazminat talep edemeyeceği, yani davacının davalıdan herhangi tazminat alacağına hak kazanamadığı'' yönündeki kanaat ve düşünceleleri bildirilmiştir. GEREKÇE: Uyuşmazlığın konusunun Taraflar arasında mevcut Silver Bayilik sözleşmesinin davalı tarafça erken feshi iddiasına dayalı olarak, portföy tazminat müspet zarar ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı, davanın belirsiz alacak olarak kabulünün mümkün olup olmadığı noktasında toplandığı görüldü....


