-TL bedelli faturanın mükerrer olarak 2. defa ödenmesi nedeni ile 60.000,00.-TL'lik mükerrer ödemenin iadesi talebi ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Davalı tarafça aleyhine başlatılan icra takibinden sonra 20.04.2017 tarihinde takibe itiraz edilmiş, aynı tarihte de icra dosya borcu olan 60.000,00.-TL borç Türkiye İş Bankası aracılığıyla davacının banka hesabına iade edilmiştir. Davacı tarafça itirazın iptali davası ise 21.04.2017 tarihinde açılmıştır. Davalı tarafça da borca ve mükerrer ödemeye ilişkin herhangi bir itiraz söz konusu değildir. İcraya yapılan itirazda yetki, faiz ve borcu olmadığı itirazında bulunulmuştur. Mahkememizin ... tarihli duruşmasında davalının ikametgahı Antalya'da olmakla 6100 Sayılı HMK'nın 6. Maddesi gereğince yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça 60.000,00....
İcra Müdürlüğü'nün 2011/3897 sayılı icra dosyasında aynı tutarlı alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapmış davalılar vekili borcun esasına itiraz ettiği gibi mükerrer takip yapıldığını belirterek, itiraz etmiştir. Dava, ... 12. İcra Müdürlüğü'nün 2010/3897 sayılı icra dosyasına yönelik itirazın iptali ve tazminat istemi ile 17.03.2011 tarihde açılmışdır. Davalılar vekili; ilk takibe yönelik itiraz üzerine yasal sürede dava açılmadığını bu nedenle alacaklının yeni takip yapma hakkı bulunmadığından dolayısıyla geçerli bir takip bulunmadığından davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda Karamürsel İcra Müdürlüğünün 2010/1211 sayılı icra dosyasındaki takibin derdest iken ... 12....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki uyuşmazlık, "Taşınır teslimine veya taşınmaz tahliye veya teslimine ilişkin örnek 2 icra emri"ne istinaden haksız ve mükerrer olarak başlatıldığı iddia olunan takibin iptali istemine ilişkindir. Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 13.01.2018 tarih ve 1 sayılı kararı ile hazırlanan, 09.02.2018 günlü ve 2018/1 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurulunca kabul edilip 21.02.2018 tarihli ve 30339 sayılı .... ....'de yayımlanarak 01.03.2018 günü yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (12.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 09/05/2018tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Müdürlüğü) gerçekleştirilen işlemlere karşı şikayeti inceleme yetkisi talimat icra dairesinin bulunduğu yer icra mahkemesine (... İcra Mahkemeleri) aittir. O halde; mahkemece, alacaklının ihale bedeli üzerinden tapu harcı alınmasına yönelik talimat icra dairesinin işleminin iptali talebine ilişkin şikayeti yönünden yetkisizlik kararı verilmesi gerekriken, bu şikayet konusunda olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi isabetsizdir.SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, alacaklının borçlu aleyhine zamanaşımına uğramış bono ile ilamsız icra takibine başladığı, borçlunun ödeme ve zamanaşımı defi nedeniyle takibin durduğu, borçlunun mahkemeye ödeme ve zamanaşımı nedeniyle menfi tespit davası açtığı, alacaklının ise bu dosya ile birleşen davasında borçlunun itirazının iptali ve takibin devamı için talepte bulunduğu, bu suretle borçlunun ödeme savunmasını itirazın iptali davasında yapma imkanına sahip olduğu, bedelin ödenmesi isteminden kaçınma hakkı da bulunduğu, mükerrer takip yapılmadığı, hukuki yararın dava şartı olup, mahkemece re’sen değerlendirilebileceği, bu suretle senedin ödeme nedeniyle bedelsiz kaldığı ve zamanaşımına uğradığı iddiasıyla davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığından davanın reddine, birleştirilen davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş, hüküm davacı (borçlu) vekili tarafından temyiz edilmiştir....
İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki yetkisizlik itirazı ile mükerrer takip nedeniyle takibin iptali talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile mükerrer olan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibin iptaline karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı borçlu dava dilekçesinde; hakkında açılan İstanbul 10....
söz konusu olmadığını, davacının borcu da kısmen kabul ettiğini, borcun kısmen veya tamamen kabul edilmesi nedeniyle ve her ne şekilde olursa olsun borç kabul edilmiş ise takibin tahrifat nedeniyle takibin iptali talebinin reddedilmesi gerektiğine ilişkin birçok Yargıtay kararı bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3....
Temyiz Sebepleri Davalı alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; takiplerin mükerrer olmadığını, her ne kadar aynı satış ilişkisinden kaynaklasa dahi borcun farklı kısımlarının kapsayan farklı borçların söz konusu olduğunu, kıymetli evrakta mücerretlik ilkesine göre geçerli bir temel münasebetin bulunmadığını ispat yükünün borçluda olduğunu, takiplerin usule uygun olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, takibin taliki veya iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK'nın 45. maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
TL üzerinden takip başlattığı, davalının borca, faize ve takibin ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. DAVACI ... YEMİNLİ BEYANINDA:" Davalı tarafından bize herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadı. Davalı tarafından bize davaya konu ürünlerle alakalı bize şikayet geldi, ancak biz bu şikayeti çözdük. Ne şikayeti geldiği soruldu: Ürünlerin fazla alev almadığına ilişkin şikayet gelmişti. Biz bunu servis vasıtasıyla giderdik. Ürünler nakliye firmalarına teslim edilir. Nakliye firmaları tarafından davalıya teslim edilir. Davalı bunu müşteriye teslim eder, kurulumu yapılır sonra şikayet gelir. Bize ürünü geri alın denilmedi. Şikayetlerde zaten sadece bir kaç ürün için gelmişti .Yemininde ısrarlı olup olmadığı soruldu; Yeminimde ısrarlıyım." şeklinde beyanda bulunmuştur. DAVALI ... İSTİCVABEN BEYANINDA; "Biz ürünleri servis aracılıyla tamir ettirdik. Bu tamir onların bilgisi dahilinde yapıldı. Ancak sonrasında bu servis formlarını kabul etmediler....
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında Türk standartlarına uygunluk belgesinin kullanım hakkına dair sözleşme imzalandığı, davacı tarafından davalı şirket aleyhine yapılan takipte 06/02/2012 tarihli 2.010,00 TL bedelli faturanın takip talebinde mükerrer olarak 2 defa gösterildiği, itirazın iptali davalarında takip konusu yapılan alacakla sınırlı olarak karar verileceği, her ne kadar davacı vekili maddi hataya dayanmış ise de takip konusu yapılmayan başka döneme ait alacağın sonradan dava yoluyla itirazın iptali davasına konu edilemeyeceği, davacı kurumun, davalı şirketten takibe konu edilen 2 adet faturadan dolayı toplam 2.370,00 TL alacağının bulunduğu, faturaların davalıya tebliğ edilmediği, davalının takip öncesi temerrüte düşürülmediği bu nedenle davacının takipten önceki döneme ilişkin faiz isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle, icra takibine vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 2.370,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, kabul edilen alacak...


