Bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında, asliye hukuk mahkemesinin 2002/277 E. - 2004/11 K sayılı kararı ile dava konusu parsele ait tapu kaydının mükerrer olduğundan iptal edildiği, her ne kadar mükerrer yapılan kadastro yok hükmünde bulunsa da, genel arazi kadastrosu sırasında taşınmazlar hakkında kadastro tesbiti düzenlenerek tapu kütüğünün gerçek kişiler adına oluşturulduğu, daha sonra satış ve intikaller ile davacıya kadar el değiştirdiği, bu şekilde tapu sicilinin hatalı olarak tutulduğundan, TMK'nın 1007. maddesi kapsamında Devletin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ve davacının gerçek zararının tazmininin gerektiği anlaşılmaktadır....
adına tespit ve 1972 yılında tescil edilmiş, aradan DSİ kanalı geçmesi nedeniyle 3 parçaya ifraz edilerek, 3348 ve 3350 parsel numarasıyla 14.104 ve 10.810 m2 yüzölçümlü olarak ... adına, 3349 parsel ... 4086 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise kanal vasfıyla DSİ adına tescil edilmiş, 3348 ve 3350 parsel ... taşınmazlar 2010 yılında satış nedeniyle ... adına tescil edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Hazine adına kayıtlı ... Beldesinde bulunan 1523 parsel ... taşınmazın bir kısmının yeniden kadastroya tabi tutularak ... Köyü 1520 parsel ile mükerrerlik oluştuğunu, yapılan bu mükerrer kadastro ile Hazineye ait 1523 parsel nolu taşınmazın yüzölçümünün 8100 m2 ye düştüğünü, ... Köyünde bulunan dava konusu 1520 parsel ... taşınmazın ise yüzölçümünün arttığını açıklayarak 1523 parsel nolu taşınmazda yapılan mükerrer kadastronun iptali ile taşınmazın eksik yüzölçümünün tamamlanarak düzeltilmesi istemiyle dava açmıştır. II....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü 107 ada 1 parsel sayılı 14233.85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş, ..., ... ... 02.01.2006 tarihli dilekçeyle tapu kaydına tutunarak yaptıkları itiraz, Komisyonca 03.03.2006 tarihinde red edilmiştir. Davacı gerçek kişiler çekişmeli parselin Nisan 1992 tarih ve 181, Ağustos 1960 tarih 14, Mayıs 1961 tarih 46, 48 ve 52, Nisan 1962 tarih ve 82 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığını, tesbitin iptali ile adlarına tapuya tescilini istemişlerdir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen dava konusu taşınmazın, öncesinde tescil harici olup 1995 yılında yapılan kadastro çalışmalarında kısmen 769 kısmen de 771 parsel adı altında tespit görerek tapuya kaydedildiği, daha sonra Hazine tarafından, söz konusu parsellerin mükerrer kaydedildiği gerekçesiyle tapu kayıtlarının iptali ile mükerrerliğin giderilmesi için Tokat 1....
Mahallesi 131 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde kaldığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescili ve davalının el atlmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Fen bilirkişisi krokisinde (B) ile gösterilen 2277,96 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliğinde Hazine adına tesciline, bu bölüme davalının el atmasının önlenmesine, (A) ile gösterilen 505,20 m2 yüzölçümündeki bölümünün ve (C) ile gösterilen 13,64 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı tapu iptali ve tescili ile el atmanın önlenmesine ilişkindir....
Temyizen incelenen karar; kadastro çalışması tamamlanan yerlerde yapılmış ya da yapılacak tespitlerde, komisyonca davacılar lehine tespit edilen arazilerin tapu kayıtlarının davacılardan isteneceği, tapu kayıtlarının ibraz edilememesi halinde ise davacılardan zilyetlik iddiaları ile kadastro tespiti arasındaki farklılığın nereden kaynaklandığını açıklar bilgi ve belgelerin (dava, belge, sözleşme vs.) sunulmasının isteneceği, aksi takdirde tespit edilen tapusuz arazilerin değerlendirilemeyeceği ve taşınmazlar için mükerrer ödemeye neden olunmayacak gerekli tedbirlerin alınacağı gerekçesiyle birlikte usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2....
Temyiz nedenleri Davacı temyiz dilekçesinde; mahkemenin ret ilamının bu şekilde kesinleşmesi ile mükerrer kayıtların kapatılacağını, bu durumun Hazine ve diğer tapu maliklerinin mağduriyetine sebep olacağını, diğer bir tapu malikine karşı tapu iptal ve tescil davası açılmasının çözüm olmayacağını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mükerrerlik şerhinin hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Değerlendirme Dava çift tapu nedeniyle şerhin terkinine ilişkin olup aynı yeri kapsayan mükerrer tapu sicili oluşturulması halinde geçerli olan tapunun ipkası, sonradan oluşturulan tapu kaydının iptali için tapu, iptal ve tescil davası açılarak mükerrerliğin sona erdirilebileceği, şerhin terkini ile mükerrerliğin sona erdirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, istinaf taleplerinin farklı gerekçeyle reddine karar verilmesi nedeniyle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1....
Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucu, ... İli ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 594 parsel sayılı 27300 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., mükerrer kadastro iddiasına dayanarak, tapu iptali ve adına tescil isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, “Dava konusu Konya ... İlçesi ... Köyü 594 parsel 27300 m2 olduğu, bilirkişi ... , ... ’ın 11.05.2016 tarihli raporu ile ekindeki 1/5000'lik haritada 594 parselin 6, 7, 8, 10, 12, 14, 15 nolu koordinat noktaları arasında kalan 27300 m2'lik kısmın aynı heyetin 22.09.2016 tarihli raporda hava fotoğrafı ile gösterildiği, bu alanın Karaömerler Köyü Kaldırımlar Mevkii 794 parsel 98871,00 m2'lik alandan mükerrer tapulama yapılması nedeniyle ifraz edilerek, davacı adına ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 2011 yılında yapılan kadastro sırasında ... Köyü 243 ada 121 parsel sayılı 1129,49 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık, kayalık ve çalılık yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olacak yerlerden olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile 3402 sayılı Kanunun 16/C maddesi gereğince tesbit dışı bırakılması istemiyle dava açmıştır....
KADASTRO TESPİTİKESİNLEŞMİŞ MAHKEME İLAMITESCİLİN SONUÇLARI 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 1023 ] 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 1024 ] 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 13 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 833 ada 2 parsel sayılı 16730.60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı A… …….. D… … ve arkadaşları vekili, yasal süresi içerisinde, nizalı taşınmazın ortak kök murisleri Ş.. E.... oğlu Şıh A… ………'dan intikal eden yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli 833 ada 2 parselin tespit gibi davalı C… ….. A… ……. adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı A… …….....


