Dava zamanaşımına uğramış bonolardan kaynaklı alacağın tahsiline yönelik icra takibinin itirazın iptali istemine ilişkin olduğundan davacı ile dava dışı keşideci şirket arasında temel ilişki olup, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin somut olayda uygulama yeri yoktur. Sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca aval verenler hakkında zamanaşımına uğramış bono nedeniyle alacak isteminde bulunulamaz ve yine aval verenlere karşı temel ilişkiye dayanılarak başvurulması mümkün değildir. Davalı ... da davaya konu icra takibine dayanak senetler üzerinde ikinci imza sahibi ve avalist konumunda olduğundan izah edilen gerekçeler nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 179,90 TL harçtan, peşin alınan 1.334,41 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.154,51 TL harcın Harçlar Kanunun 31....
sebepsiz zenginleşmeye dayalı isteme yönelik bir inceleme yapılmalı ve davacı ile çek alımını gerçekleştirdiği firma arasında gerçekleşen temel ilişkiye dayalı olarak sebepsiz zenginleşmenin varlığının araştırılması gerektiğini, mezkur çekte davalı ciranta konumunda olmakla banka ile birebir herhangi bir ticareti bulunmadığını, söz konusu evrak delil gösterilerek sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak davalıdan hak talep edebilecek kişi hamil/davacı banka değil ilgili çeki davalıdan ciro ile alan kişi olduğunu, yerel mahkemece iş bu husus araştırılmaksızın eksik inceleme ile söz konusu hükmün kurulduğunu, davanın konusunun sebepsiz zenginleşmeye dayandırılmış olup, sebepsiz zenginleşmeden bahsedilebilmesi için davacı aleyhine, davalı lehine kazanç söz konusu olması gerektiğini, ancak bu şartın gerçekleşmediğini, davacı yanın sebepsiz zenginleşme nedeniyle davalı olarak göstermesi gereken taraf, kredi borçlusu ......
Bu nedenle davalı davacıya karşı TBK m. 77'ye göre sebepsiz zenginleşmiştir. TBK m. 78'de düzenlenen borçlanılmamış edimin ifası da sebepsiz zenginleşmenin bir alt türüdür. Bu nedenle zamanaşımı süresi ve zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağı tarih sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre belirlenecektir. TBK m. 82'ye göre; "Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." Bu madde kapsamında davacının zamanaşımı süresi geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayacaktır....
Anılan madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ile fakirleşme arasında uygun nedensellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekmektedir. Sebepsiz zenginleşme hâlinde zenginleşen ve fakirleşen arasında kanun gereği bir borç ilişkisi doğar ve bu borcun konusu malvarlığında meydana gelen fazlalığın geri verilmesidir. 17. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade borcunun kapsamı ve yapılmış olan giderlerden hangilerinin geri istenebileceği zenginleşen kimsenin iyiniyetli ya da kötüniyetli oluşuna göre farklılık göstermekte ise de geri alma hak ve borcunun doğumu için öncelikle malvarlıklarında birinin yararına diğerinin ise zararına olmak üzere karşılıklı zenginleşme ve fakirleşme olgusunun gerçekleşmesi aranır....
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ve yetkilisinin davacı firma ve yetkilisi ... tarafından dolandırıldığı, suça konu fiiller nedeniyle davacı şirket ve yetkilisi adına suç duyurusunda bulunulduğu, müvekkili şirketin 10 yılı aşkın bir süredir tacirlik yapan huzurda ikame edilen dava haricinde hakkında icra takibi dahi yapılmamış köklü bir firma olduğu, davacı şirketin huzurda ikame edilen davayı tamamen sebepsiz zenginleşme gayesiyle açtığı, davacı firma yetkilisi ...'ya tapuda devri gerçekleştirilmiş olan... adresinde mukim konutun devri itibariyle cari hesap hareketlerinin kapatılması gerekmekteyken davacı firma sebepsiz biçimde zenginleşmeye çalıştığı, denkleştirici adalet ilkesi gereği, haklı bir sebebe dayanmadan başkasının mal varlığından istifade ettiğinden davanın reddini savunmuştur. III....
Davalı vekili, davacı şirketin gönderilen haciz ihbarnamesine rağmen kuruma ödeme yapmadığını, icra müdürlüğü tarafından sıra cetveli hazırlanması ve buna göre ödeme yapılmaması nedeniyle icra müdürünün kusurlu olduğunun ileri sürülmesinin yerinde olmadığını, icra müdürlüğünün ancak dosyasına iştirak etmiş alacaklılar arasında sıra cetveli yapmak zorunda olduğunu, iştirak yoluyla alacaklı sıfatı almamış kişi ve kurumlar arasında sıra cetveli düzenlemek ve buna göre harici alacaklılara para dağıtmak gibi bir görevi bulunmadığını, dava konusu olayda davacı şirkete haciz ihbarnamesi gönderilerek haczin tatbik edildiğini, bu durumda davacının bizzat kuruma ödeme yapması gerektiğini, icra müdürünün kusurlu bir eylemi bulunmadığını, haksız yere bir başkasının borcunu ödediği iddiasında olan davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak dava dışı alacaklı şirkete başvurması gerektiğini belirterek, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur....
Grup tan alacağını almak için hukuki işlemleri ile sebepsiz zenginleşmesi oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmişir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız haciz iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat ile davacının haciz tehdidi altında davalı alacaklıya fazla ödeme yaptığı iddiasına dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 33. maddesine göre; Hakim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir....
Otelcilik) aboneliğin sayacından da geçeceği, böyle bir durumda Vodafone'un kullandığı enerji için ödenen bedelin ayrıca davacı tarafından da ödenmek suretiyle mükerrer ödemenin gerçekleşeceği, elektrik aboneliğinin 04/11/2010-14/10/2014 tarihleri arasında ve 01/09/2018-31/03/2020 tarihleri arasında ...'ta olduğu ve mükerrer tahsil edilen tutarın 66.184,55-TL olduğu, ... tarafından 2013 yılına kadar mükerrer tahsil edilen bedelin 11.069,55-TL, ... şirketi tarafından Ekim 2014-Eylül 2018 tarihleri arasında mükerrer tahsil edilen bedelin 51.559,52-TL olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalılardan ... ve ... vekilleri bağlantının hatalı yapılmasında kusurlu olmadıklarını, bu nedenle açılan davanın kendileri yönünden reddi gerektiğini savunmuş iseler de sebepsiz zenginleşmeye dayalı talepte sebepsiz zenginleşme şartları mevcut ise artık kusur şartı aranmayacağından bu davalıların da zenginleşme tutarı kadar sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır....
Maddesine dayalı genel muvazaa ve TBK sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak davası olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin ... tarihli celsesinde; dava menfi tespit davası olmakla, borç ödeninceye kadar her zaman dava açılabileceği gibi arabuluculuğa da tabi olmadığından davalı tarafın zaman aşımı, hak düşürücü süre ve arabuluculuk dava şartı itirazlarının reddine, yine davalılar Antalyada ikamet etmekle yetki itirazının da reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dava, davalılar tarafından davacılar aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ve dosyadaki 2 adet çek nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti davasıdır. Davacı tarafça Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... ve ... esas sayılı takip dosyalarında icra takibi başlatılan ...-TL bedelli iki adet çekin muris ...'...
Dava, sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak açılan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. 01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin “f” bendinde, vekil ile takip edilen işlerde usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamenin dava şartlarından olduğu belirtilmiştir. Dava şartlarının incelenmesini düzenleyen 115. maddesinde “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder....


