Dava, takibe konu çek bedelsiz olması nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davalının, alacağın geçerli bir hukuki ilişkiden kaynaklandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İşbu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesi taraflar arasında temel ilişki bulunmadığı, davalının sebepsiz zenginleşme iddiasına da dayanmadığı ve davalının temel ilişki kabul edilse dahi alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Başka bir anlatımla istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesi, kararın gerekçesinde hata edildiğine karar vermiş ve bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini düzeltmiştir. Böyle bir halde ne şekilde karar verileceği HMK’nın 353. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nolu alt bendinde düzenlenmiştir....
şirkete, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenle takibe borca ve tüm ferilerine ayrı ayrı ve açıkça itiraz etmekteyiz...” şeklinde itiraz ettiğini, ancak söz konusu itiraza rağmen “Takip tarihinden sonra ---- tarihinde davalı şirketin davacı şirkette -- ödeme yaptığı ---- mali inceleme kapsamında tespit edilmiş olduğunu, işbu dava, esasen davacı ve dava dışı şirket arasındaki satış sözleşmesine konu ürün tesliminden ve dahi işbu sözleşmenin feshinden kaynaklandığını, dosya kapsamında mükerrer gerçekleştirildiği ihtilaf dışı olan ödeme, sebepsiz zenginleşmeye konu sebepsiz zenginleşme halinde temerrüdün gerçekleşme zamanı ise,----- uyarınca sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olup olmamasına göre farklılık göstermesinin yanı sıra zenginleşenin iyiniyetli olduğunun tespiti durumunda dâhi doktrinde ve muhtelif yargı kararlarında farklı şekilde değerlendirildiğini, bu bağlamda davalının, sebepsiz zenginleşen sıtatıyla iyiniyetli olup olmadığı hususunu ----- takdirinde...
Çek yasal süresi içerisinde bankaya ibraz edilmez veya süresinde ibraz edilmesine rağmen zamanaşımı süresi içerisinde tahsili talep edilmez ise, TTK'nun 808. maddesi uyarınca hamil, kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkını kaybeder. Bu durumda hamil, TTK'nun 818/1-m bendi atfı ile TTK'nun 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde keşideciye başvurabilir. Bu davada keşideci/davalı sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü altındadır. Somut olayda; mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere, davacının dava konusu çeke dayalı ve kambiyo hukukundan doğan haklarını kaybetmesi nedeniyle TTK'nun 732 maddesi uyarınca davalı keşideciye başvurabileceği, davalının sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü altında olduğu, davalı taraf dava konusu çek nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini ispat edememiştir. O halde, davalı davacıya karşı TTK'nın 732. Maddesi kapsamında sorumludur....
Dava, hukuki niteliği itibariyle sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 77 ve devamı maddelerine dayanmaktadır. 6098 sayılı TBK m.77 uyarınca "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur." denilmektedir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. TBK'nın 77 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir....
zenginleşmediğini iddia edene aittir.'' şeklinde düzenlenmiş olup davacı tarafın dava dilekçesinde (kredi alacağı yönünden) temel ilişkiye dayanmakta iken ikinci bilirkişi raporuna beyan aşamasında TTK'nın 732. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme istemi ile alacak talebinin mevcut olduğunun beyan edildiği görülmüştür....
A.Ş’ye devredildiği hususları ihtilafsız olup davanın açıldığı tarihi itibari ile Ticari Otomotiv ve Otomotiv Ürünleri Genel Kredi Sözleşme ilişkisi kapsamında 05/10/2019 ödeme tarihli, 2.692,51-Euro bono bedeli, 392,28 Euro gecikme tutarı ile birlikte toplam 3.084,79 Euro davacı ödemesi neticesinde bononun iade edilmemesine dayalı olarak 3.084,79-Euro tahsilat nedeni ile davalının davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmesi iddiasına dayalı alacak davası şeklinde ikame edildiği görülmüştür....
Diğer taraftan, talep dava dışı firmaya fatura bedelinin mükerrer olarak ödenmiş olması sebebiyle daha önce davalıya bu firma adına yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkin olduğundan taraflar arasındaki dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3. ve 4. maddeleri gereğince ticari dava niteliğinde olmadığı halde işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi de isabetsizdir. Son olarak 6100 sayılı HMK'nın 331/2. fıkrasında; “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istemli temyiz edilmiş ise de tebligat gideri yatırılmadığından duruşma istemi reddedilerek dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; - KARAR - Dava, ehliyetsizlik ve bağıştan rücu hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca alacak isteklerine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili ...'...
bulunmadığından bu konuya ilişkin ilkelerin uygulama yeri bulmayacağı ve hiçbir hukukî dayanağı olmayan hatalı ödemelerin sebepsiz zenginleşme kuralları gereği iadesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur....
Hukuk Dairesinin 09/05/2018 tarihli ve 2016/1915 E. - 2018/5414 K. sayılı kararıyla; "...Tapulu taşınmazların harici satış sözleşmesi, MK’nun 706, BK’nun 213 ve Tapu Kanununun 26. maddeleri gereğince geçersizdir. 18/10/2012 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olup, taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler. Mahkemece her ne kadar, taşınmazın tamamlandığı dikkate alınarak, sözleşmenin geçersizliği iddiasına dayalı olarak verilenin geri istenmesinin objektif iyiniyet kuralına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle, davalı şirket ve ... ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, davacıların geçersiz sözleşmeyle bağlı tutulamayacağı değerlendirildiğinde, mahkemenin bu gerekçesi yerinde görülmemiştir....


