Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilerek borç çıkartılmasına yönelik Kurum işleminin iptali ile Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ıncı maddesinin ikinci fıkrası hükümleridir. 3....
KARAR : Kabul Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili 24.12.2015 havale tarihli dava dilekçesinde; "Müvekkilimin davalı kurumca kesilen aylığının yeniden bağlanması, dava tarihi itibariyle ihtiyati tedbir yoluyla ödenmesi, davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti ve ödenmeyen aylık alacağının ödenmesi talebidir....
Ağustos 2019 dönemine kadar yetim aylığı ödenmesi gerektiği iddiasıyla Kurum işleminin iptaline, kesilen yetim aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte yaş sınırına kadar davacıya ödenmesine, kesilme tarihi ile dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yolu ile ödenmesine ve davalı Kuruma 23.643,35 TL borçlu bulunmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Sayılı dosyasında 04.08.2013 tarihinde ihtiyati tedbir talebi ile görevden alma işleminin iptali davası açtıklarını, Mahkemenin Vakıf görevinden alınma kararını iptal ettiğini, bu karar kesinleşmeden ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. 2005/360 Karar sayılı ilamı ile Vakıf Müdürlüğü görevinden alma davasının süresinde açılmadığından reddedildiğini, kesinleşen karar ile davacının işe başlaması üzerine tekrar ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Es. 2010/585 K. Sayılı davası ile talep edilen ihtiyati tedbir kararı ile vakıf yöneticilerinin görevden alınması adlı yeni bir dava açıldığını ve bu dava ile esastan görevden alımı işleminin iptal edildiğini, kararın kesinleştiğini, bunun üzerine davacının 29.02.2012 tarihinde görevine başlamak için talepte bulunduğunu, 12.03.2012 tarihinde görevine başlatıldığını, ancak ......
Davacı taraf 05.07.2023 tarihli 3 numaralı ara kararda davalı ... yönetiminin tedbir kararına aykırı olarak müvekkilinin faaliyetini durdurmak için kamu ve özel tüzel kişiliklerine müracaatta bulunduğunu belirtmesiyle bu durumu açıklaması için iki haftalık süre verilmiş, süresi içerisinde 18.07.2023 tarihinde verdiği beyan dilekçesinde; 04.07.2023 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğü görevlilerinin müvekkili firmaya gelerek tutanak tuttukları, İl Sağlı Müdürlüğünün 09.12.2022 tarihinde ... yönetimi tarafından müvekkilinin ruhsatının iptal edildiğini bildirdiklerini, 05.07.2023 tarihli duruşmadan sonra ...’nin müvekkiline 10.07.2023 tarihli ihtarname gönderdiğini ve müvekkilinin ruhsatını iptal ettiğini, 7 gün içerisinde ruhsat başvurusu yapılmadığı takdirde faaliyetten men edileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin üretim faaliyetini sonlandırmak amacıyla hareket edildiğini, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının genişletilerek hizmet kesintisinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir kararının...
Birleşen davada davalı vekili beyan dilekçesinde özetle: Esasa dair cevap verme haklarını saklı tuttuklarını, derdestlik itirazında bulunduklarını, Amasya İş Mahkemesinin 2017/355 Esas sayılı dava dosyasında kurum işleminin iptali yönünden dava açıldığını, 2017/355 Esas sayılı dava devam ederken, davalı idarenin 2017/428 Esası ile tarafı aynı alacak üzerine açılan davanın derdest olduğunu, izah edilen nedenlerle derdestlik itirazının kabulü ile davanın usulden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı idareye tahmiline karar verilmesini talep etmiştir....
tedbir kararı verilmesi ve davalı ...'...
tedbir kararı verilmesi ve davalı ...'...
kararı doğrultusunda yapılan tescil işleminin de iptali gerektiğini beyan ederek davalı ... üzerinde bulunan müvekkillerine ait hisseleri ve şirket adına kayıtlı ----Cadddesi--- pafta, 465 Ada, 4 Parselde kayıtlı hakkında ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve ilgili kurumlara tebliğine, sahte imzalarla yapılan genel kurul kararı neticesinde davalı kurum tarafından yapılan Vergi Numarası---- , mersis numarası----- olan------pay devri tescil işleminin iptaline, sahte imzalarla alınan genel kurul kararının ve pay devir sözleşmesinin butlanına ve hükümsüzlüğünün tespitine, müvekkillerine ait hisselerin devrine yönelik sicil kaydının iptali ile ------ sicil nolu) kaydının önceki şekilde hisselerinin aynen tesciline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
da vefat ettiği tarihte hali hazırda SSK emeklisi olduğunu, eşinin de vefatı üzerine müvekkil ölüm aylığına hak kazananlar olarak tabir edilen gruba dahil edildiğini, ölüm aylığına ilişkin kanuni düzenlemeler sonucunda müvekkile hem ölen sigortalının dul veya bekar kızları için bağlanması öngürülen yetim aylığı hem de eşinin vefatı nedeniyle dul aylığı bağlandığnıı, ancak daha sonra SGK tarafından yetim aylığı kesilmesi işlemi tesis edilerek müvekkil mağdur edildiğini, davacı müvekkil eşinin ölümünden sonra sigortadan hem dul aylığı hem de yetim aylığı alabilme imkanı olduğundan haberdar olduğunu ve 22.03.2018 tarihli 1774204 sayılı talebi doğrultusunda yetim aylığı bağlanma işlemi gerçekleştirdiğini, davanın kabulünü, davalı kurumca tesis edilen yetim aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile müvekkilin borçlu olmadığının tespitini, müvekkile haksız yere tahakkuk edilen borca ilişkin dul aylığından %25 oranında yapılan kesintinin dava süresince ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına...


