-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 6.184,76.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 80,70.-TL başvurma harcı ile 1.390,10.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan toplam 1.590,00.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.531,81.-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan toplam 250,00.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 9,15.-TL'sının davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.633,43....
(Karşı Oy) KARŞI OY 1- Dava, davalı gerçek kişinin yöneticisi olduğu davalı şirketlere ortak olacağı inancıyla ödenmiş olan meblağın haksız fiil hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir. 2- Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ortak olacağı inancıyla davalı şirketin yurtdışındaki şirketine belge karşılığında döviz yatırdığını, oysa müvekkilinin gerçekte ortak olmadığını, paranın haksız fiil (hile/dolandırıcılık) sonucu müvekkilinden alındığını ileri sürerek bu meblağın haksız fiil hükümlerine göre iadesi talebinde bulunmuştur. 3- Davalı taraf, davacının şirkete ortak olduğunu, ortakların sermayenin geri verilmesini isteyemeyeceği savunmuş ve zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini talep etmiştir. 4- Yerel mahkemece, davalıların zamanaşımı def’inin reddine, işin esası yönünden davanın kısmen kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tarafların istinaf talebinin karar verilmiştir....
MUHALEFET ŞERHİ Dava, şirket pay sahibi olunmadığının tespiti ile pay sahibi olmak amacıyla ödenen paranın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulüne, bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı davalı şirkete ortak olmak ve dolayısıyla pay almak için para verdiğini, ancak davalı tarafın para toplamasının Sermaye Piyasası Kanun’una aykırı olup izinsiz halka arz mahiyetinde olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ortak olmadığının tespiti ile pay sahibi olmak için verdiği paranın tahsilini talep etmiştir. Davalı taraf ise davacının davalı ... şirketinin ortağı olduğunu ve dolayısıyla şirkete sermeye olarak koyduğu parayı isteyemeyeceğini, ayrıca talebin zamanaşımına da uğradığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Temyiz incelemesinde çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık, davalı tarafın zamanaşımı definin dinlenip dinlenemeyeceği noktasındadır....
A.Ş.) vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelere göre davacıdan toplam 15.335 EURO tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 19.09.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketce SPK'ya yazılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12.listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr payı dağıtım tablosunda davacıya 1996 yılında 6.000 DM, 1997 yılında 3.936 EURO kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı...
nin tek ortağı, tek temsilcisi ve müdürünün davalı ... olduğunu, şirket namına tek ortak ve yetkili ... aleyhine dava açtıklarını, paranın davalı ...'...
Holding A.Ş. vekili temyiz etmiştir. 1-) Asıl ve birleşen dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir....
Dava; geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. TÜM DOSYA KAPSAMI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Davacı tarafından her ne kadar kendisinin şirket ortağı olmadığından bahisle ödediği bedelin tahsili noktasında mahkememizden alacak talebinde bulunmuşsa da yargılama sırasında 7194 Sayılı Kanunun 41. Maddesi ile davalının şirket ortağı olduğu hususu tartışmasına son verilmiştir. Mezkur düzenlemeye göre; 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması Ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir....
HÜKÜM : 1-Davacının dava dilekçesi kapsamında davasının kabulü ile; 50.000,00 USD nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği kamu bankalarında bir yıllık USD mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacı tarafından ıslah harcı verilen kesin sürede yatırılmadığından HMK 181/1 maddesi gereği ıslahın hiç yapılmamış sayılmasına ve ıslah dilekçesine konu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Alınması gerekli 9.845,86 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.459,16 TL harcın düşümü ile eksik kalan 7.386,70 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile maliyeye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul üzerinden, dava konusu yabancı paranın dava tarihindeki TL kur karşılığı ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir...
Dolayısıyla yasal düzenleme de dikkate alındığında davacı şirketin müdürün azline ilişkin işbu davayı açmakta hukuki yararı ve hakkı bulunmadığı anlaşıldığından işbu davanın da usulden reddi gerekmiştir.Davaya konu edilen istemlerden bir diğeri de davalı müdürün şirketi zarara uğrattığından bahisle tespit edilecek zararın davalılardan tahsili istemidir.Müdürün sorumluluğuna ilişkin TTK 553....
Dolayısıyla yasal düzenleme de dikkate alındığında davacı şirketin müdürün azline ilişkin işbu davayı açmakta hukuki yararı ve hakkı bulunmadığı anlaşıldığından işbu davanın da usulden reddi gerekmiştir.Davaya konu edilen istemlerden bir diğeri de davalı müdürün şirketi zarara uğrattığından bahisle tespit edilecek zararın davalılardan tahsili istemidir.Müdürün sorumluluğuna ilişkin TTK 553....


