Bu nedenle, adı geçen davalının ölü olup olmadığı Nüfus Müdürlüğünden araştırılıp ölü olduğunun anlaşılması durumunda mirasçılık belgesinin ilgilisinden temini ile mahkeme kararı ve temyiz dilekçesinin vekile tebliğ edildiği 03.12.2009 tarihinden önce ölmüş olması halinde mirasçılarca vekil ...'e verilmiş vekaletnameler varsa dosyaya ibrazı, vekaletname verilmemiş ise saptanacak mirasçıların kendilerine gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin tebliği sağlanıp temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 09.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu nedenle davalı tapu malikinin ölü olup olmadığının sıkı bir şekilde araştırılarak, davalıya ait aile nüfus kaydının dosya arasına alınması ve davalının ölü olduğunun anlaşılması halinde veraset ilamına göre tüm mirasçılarına usulüne uygun olarak gerekçeli karar ve temyiz dilekçesinin tebliği ile temyiz ve cevap süresinin beklenmesinden, İstenilen hususların yerine getirildiğinin bizzat hakimlikçe denetlenmesinden sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine yeniden GERİ ÇEVRİLMESİNE, 21.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
e ait bir nüfus kaydı bulunmadığı gibi, 1925 yılında oğlu ... nüfusa kaydedilirken baba adı hususunda “ölü ....” şerhi düşüldüğüne göre, davacının murisinin Soyadı Kanunu'ndan da önce öldüğü açıktır. Hemen belirtilmelidir ki, Soyadı Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce ölen kişiler soyadı alamayacaklarından, bunlar yönünden asıl olan nüfus kayıtlarına göre tapu kayıtlarının düzeltilmesi ise de, bu kişilerin tapuda mirasçılarının adlarına intikal yaptırabilmesi açısından tapu kaydında adı geçenlerle aynı kişi olduğunun tespitinin istenilmesinde hukuki yarar bulunduğu kabul edilmelidir. Hâl böyle olunca mevcut duruma göre tapu maliki olarak görünen “....”'nin artık nüfus siciline tescili mümkün olmadığından ve dolayısıyla tapu kaydındaki kimlik bilgileri de nüfus kayıtlarına göre düzeltilemeyeceğinden, Soyadı Kanunu'ndan önce öldüğü de gözetilerek tespit kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 26.07.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 22.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, davacı ve kardeşlerinin nüfusta "..." olarak görünen anne adlarının ..." olarak düzeltilmesi ile "...'nin" anneleri olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava dilekçesinde, davacının nüfusta annesi olarak görünen "...' nin" aslında "..." olduğu yani ... ile ...' nin aynı kişi olduğu, davacı ve davacının kardeşleri olan ..., ...' in gerçekte annelerinin "..." olduğunun tespiti ile bu kişilerin nüfus kayıtlarında "..." olan anne adlarının "..." olarak düzeltilmesi istenilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 30.07.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.09.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, tapuda “... kızı ...” olarak yazılı kimlik bilgilerinin “... kızı ...” ve doğum tarihinin de “1943” olarak düzeltilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur....
‘in boş bir kağıda müştekinin adres ve telefon numarasını alıp birlikte çalıştığı bayiye teslim ettiğini ve dava konusu sözleşmeyi kendisinin düzenlemediğini savunarak atılı suçlamayı kabul etmemesi, beraat eden diğer sanığın da bu anlatımı doğrulaması, suça konu sözleşmelerde imza incelemesi yapılmasına karşın müştekinin kimlik fotokopisinin arkasında yazan ve başvuru sırasında beyan edilen yazı ile ilgili bir inceleme yapılmadığı, bu yazıda bir cep numarasının bulunduğu ve soruşturma aşamasında bu cep numarasının ...’a ait olduğunun anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, ...’ın olayla ilgili bilgisinin sorulması maksadıyla, CMK'nin 48. maddesinde belirtilen hakları da hatırlatılarak tanık olarak dinlenmesi, sanık ...’i tanıyıp tanımadığının sorulması, müştekiye ait kimlik fotokopisinin arkasındaki yazılar gösterilerek kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını beyan etmesi halinde ilgili GSM firmasından başvuru...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Kapama karışık meyve bahçesi niteliğindeki ......
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Somut olayda, davacı murisine ait 461 parsel sayılı taşınmazdaki kimlik bilgilerinin nüfus bilgileri ile uyumlu hale getirilmesini istemiştir. Tapu kaydında kimlik düzeltilmesi istemli davalarda, mülkiyet nakline neden olmamak için kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Somut uyuşmazlıkta, nüfus müdürlüğünden kayıtta geçen “... oğlu, ...” ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Mağdur ... olay günü alınan ilk beyanında kendisini ... isimli şahsın yaraladığını bildirmiş, sonraki beyanlarında ise yaralayanın ... olduğunu belirttiği, soruşturma aşamasında dinlenen ve kendisini Kani olarak tanıtan kişinin bekar olduğunu bildirmesi, kovuşturma sırasında talimat yoluyla savunması alınan ... bu olayla ilgili hiçbir bilgisinin olmadığını, evli olduğunu söylemesi, mevcut nüfus kaydına göre ...'ın 02.09.2005 tarihinde evli olduğunun anlaşılmasına karşın bu farklılıkların nedeninin araştırılmadığı, kendisine hüküm tebliğ edilen ...'...


