Davacı kiracı kiralananın anahtarını 09.10.2014 tarihinde notere teslim etmiş, Noter tarafından kiraya verene 15.10.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda kiralananın tebliğ tarihinde tahliye edilmiş olduğunun kabulü gerekir. TBK.nun 347. maddesi (6570 Sayılı Kanunun 11. maddesi) gereğince konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmaması halinde sözleşmenin aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılacağı düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi yeni dönem başlangıcı olan 23.09.2014 tarihinden en az onbeş gün önce kiracı tarafından bildirimde bulunulmadığından yenilenerek 23.09.2015 tarihine kadar uzamıştır....
Konuya ilişkin kararlar incelendiğinde; 2886 sayılı Kanun uyarınca yapılan kira sözleşmelerinden sonra, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın, 6570 sayılı Yasaya ya da Türk Borçlar Kanunu'na tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek adli yargıda dava açarak, gerekse mülkiye amirinden, kiralananın, 6570 sayılı Yasaya ya da Türk Borçlar Kanunu'na tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman mülkiye amirinden tahliyesini isteyebileceği (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 06/04/2021 tarihli E:2021/2183, K: 2021/3667 ); Mahkemece, sözleşmenin dayanağını oluşturan ihalenin yürütmesinin durdurulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bir kira sözleşmesinin feshi, mahkeme kararı, tarafların birbirine uygun fesih bildirimi veya kiralananın yok olması ile mümkündür. İhalenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi doğrudan sözleşmenin ortadan kaldırılması sonucunu doğurmayacağı (Yargıtay 6....
Paydaşın aynı zamanda taşınmazın kiracısı olması durumunda paydaş olan kiracının yasadan kaynaklanan yararlanma hakkını bertaraf edecek şekilde tahliye kararı verilemez. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın itirazın kaldırılması ve icra inkar tazminatına ilişkin bölümünün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın tahliyeye ilişkin bölümünün BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kesinleşmiş icra takibinden kaynaklanan temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davalı alacaklı vekili 22.03.0212 tarihinde başlattığı tahliye istemli icra takibinde Ocak/2011’den Kasım/2011’e kadar aylık 325 TL üzerinden 3.575 TL kira alacağı ve 256,28 TL işlemiş faizin davalıdan tahsilini istemiştir. Ödeme emri davalı borçluya 26.03.2011 tarihinde tebliğ edilmiş davalı tarafından borca itiraz edilmemiştir....
Dava, kira sözleşmesinin feshi ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde; önceki malikin iflas etmesi nedeniyle mülkiyet hakkını ihale ile aldığını, kiracının kiralananı mesken olarak kullandığını, bu hususun imar yasasına aykırı olduğunu, ancak turizm tesisi olarak kullanabileceğini, bu nedenle kira sözleşmesinin geçersiz olduğundan bahisle sözleşmenin feshini, kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur....
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dava, kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. HMK’nın 362 nci maddesinin 1 inci fıkrasının b bendinde kira ilişkisinden kaynaklanan alacak davaları dışındaki davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının altında kalan davalarda verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağı belirtilmiştir....
Davacının kiralananı kullandığı süre ve kullanma amacı gözetildiğinde olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranma ve eskimelerin olacağı kuşkusuzdur. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun kiralananın gözden geçirilmesi ve kiracıya bildirme başlıklı 335. maddesinde; "Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Ancak, teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek olan eksikliklerin ve ayıpların varlığı hâlinde, kiracının sorumluluğu devam eder....
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir. Anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerekir. Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiralayan tarafından kabul edilmemesi; başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde; kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir....
Bu durumda mahkemece, öncelikle davacıya kiralananın, davalı tarafından kendilerine hangi tarihte teslim edildiği hususu açıklattırılarak, davalı tarafından bu hususun kabul edilmemesi halinde, davalı 08.04.2009 havale tarihli cevap dilekçesinde yemin deliline de dayandığından, kiralananın tahliyesi ve teslimi noktasında yemin teklif etme hakkı da hatırlatılarak, sonucuna göre, kiralananın teslim tarihine kadar ödenmeyen kira parası yönünden hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile ve eksik inceleme ile istemin reddine karar verilmesi isabetli değildir. 2-)Davacının aidat alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı, kat mülkiyetine tabi taşınmazda, davalının maliki olduğu bağımsız bölüm nedeniyle, 2008-2009 dönemi ödemesi gereken aidat bedelinin ödenmesini istemiştir....


