Temyiz Sebepleri Davalı borçlu vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin söz konusu iş yerini yaklaşık 25 yıldır işletmekte olduğunu, işletme süresi içinde kiracılık hakkından kaynaklanan hiçbir edimini eksik etmediğini, son dönemde özellikle Covid-19 kapsamında alınan tedbirler nedeni ile kiralarını ödemekte güçlük çektiğini, kira sözleşmesinde özel yetki ile Ankara Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığını, Eskişehir'de açılan davanın reddi gerektiğini, kira sözleşmesinin 11. maddesine göre kiralayanın tahliye davası açmak için ihtar çekilmesinin zorunlu olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK'nın 269/c maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
a vekaleten yapılan icra yoluyla kiralananın tahliyesi sırasında vekil olarak kendileri tarafından yediemine ödenen ücretin fazla olduğundan bahisle ödenen fazla bedelin iadesi için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, haksız itirazın iptaline ve lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamakla ve takibe itiraz edilmekle iddialar inkar edilmiştir. Davacılar hukuki hizmet verdikleri dava dışı ...'a vekaleten İstanbul ..... Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında icra yoluyla kiralananın tahliyesi işlemlerini yapmışlar ve söz konusu icra dosyasında tahliye edilen emtianın yediemine teslimi sebebiyle yedieminlik ücretini müvekkili dava dışı ...'...
Mahkemece Türk Ticaret Kanunu'nun 146 ila 151. maddelerine göre iki şirketin birleşmesi halinde halefiyet ilkesinin geçerli olup dolayısıyla davalının kiracılık sıfatı bulunduğundan davanın reddine karar verilmiştir. 6570 sayılı Yasa kapsamına giren yerler için Yasa'nın 12. maddesi gereğince kiracı veya fuzuli şagil hakkında akde aykırılıktan dava açılabilir. Kiracı veya fuzuli şagil hakkında aralarında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığından ayrı ayrı dava açılabileceği gibi birlikte davalı gösterilmek suretiyle de kiralanandan tahliyeleri istenebilir. Kiracının tahliyesi için daha önce kendisine süreli bir ihtarın tebliğ edilmesi, verilecek süre içerisinde kiralananın akde uygun hale getirilmesinin istenmesi ve bu ihtarın sonuçsuz kalması gerekir. Kiralayan tarafından kiracıya tebliğ ettirilecek ihtarnamede verilecek süre uygun bir süre olmalıdır. Fuzuli şagil hakkında açılacak davada kendisine önceden ihtar gönderilmesi koşulu aranmaz....
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 232,50 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu taşınmazın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davalı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazları incelendiğinde; 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 818 Sayılı Borçlar Kanunu ile 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, bu Kanunlardaki kira ilişkisinden kaynaklanan ihtilaflara ilişkin düzenlemeler, Kanunun dördüncü bölümünde sıralanmıştır. Kiralanan yerin gayri musakkaf vasıfta olması halinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenen Genel hükümlere tabi yerlere ilişkin kira sözleşmesi hükümleri ,kiralanan yerin musakkaf vasıfta olması halinde ise aynı kanunun 339. ve devamı maddelerinde düzenlenen konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerine ilişkin kanun maddeleri uygulanacaktır....
Mahkemece, aynı yerde davacının 4 dükkan ve bir depo işlettiğini, 5 adet işyeri işleten davacının yer yetersizliğinden veya iki yerde kiracı olmasından dolayı ihtiyaç iddiasından bahsedemeyeceğini halen işi olan davacının amacının daha geniş bir dükkanda işini geliştirmek olup samimi olmadığından reddedilmişse de; varılan sonuç dosyada toplanan delil ve belgelere uygun düşmemektedir. 6570 Sayılı Yasanın 7/c maddesine göre işyeri ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte olması, en azından halen iş yapılan yerle eşdeğer nitelikte bulunması gerekir. Eşdeğerlik durumu varsa mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Bu iki halden birisinin varlığı ihtiyacın kabulü için yeterlidir. Her iki halin birlikte olması gerekmez....
Davalı kiracı tarafından keşide edilen 06/03/2014 tarihli ihtarnamede, kiralananın 2013 yılı Aralık ayının ortalarında boşaltıldığı bildirilmiş, ihtarname kiraya verene 11/03/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kiracı yasal tahliye ve anahtar teslimi gerçekleşinceye dek kira parasını ödemekle yükümlüdür.Kiralanan tahliye edilmedikçe kiracının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam eder. Kiralananın tahliyesi ise teslim ile olur. Teslimin varlığı ise kiracı tarafından ispatlanmalıdır. Kiralananın boşaltılması yahut kiracı tarafından kullanılmaması yasal teslim olmadığından, kiraya veren tarafından kabul edilmedikçe kiracıyı yükümlülüklerinden kurtarmaz. Davalı, kiralananın 15/12/2013 tarihinde boşaltıldığını ve kiraya verene 06/03/2014 tarihli ihtarname ile bildirildiğini ileri sürmüş, Mahkemece de, sözleşmenin 06/04/2014 tarihi itibariyle feshedildiği kabul edilmiş ise de, davalının kira sözleşmesini feshetmesi ile kira ödeme yükümlülüğü sona ermez....
Maddesi kapsamında genel hükümlerin uygulanacağı ve kira süresinin bitmesi ile birlikte kira sözleşmesinin sona erdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 818 Sayılı Borçlar Kanunu ile 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, bu Kanunlardaki kira ilişkisinden kaynaklanan ihtilaflara ilişkin düzenlemeler, Kanunun dördüncü bölümünde sıralanmıştır....
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan tahliye istemli icra takibine davalı borçluların süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir....
Dava, yeni malikin iktisap ve mesken ihtiyacı sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. 15. Hemen belirtmek gerekir ki, mülga 6570 sayılı Gayrimenkullerin Kiralanması Hakkında Kanun kapsamına giren bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda, dilerse Kanun’un 7/(d) maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır. 16....
Mahkemece kiralananın yeniden kiraya verilebileceği sürenin üç ay olduğu tespit edilerek, üç aylık kira bedeli dışında kalan kısım için davanın kabulüne karar verilmiştir. Kiracı yasal tahliye ve anahtar teslimi gerçekleşinceye dek kira parasını ödemekle yükümlüdür. Kiralanan tahliye edilmedikçe kiracının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam eder. Kiralananın tahliyesi ise teslim ile olur. Teslimin varlığı ise kiracı tarafından ispatlanmalıdır. Kiralananın boşaltılması yahut kiracı tarafından kullanılmaması yasal teslim olmadığından, kiraya veren tarafından kabul edilmedikçe kiracıyı yükümlülüklerinden kurtarmaz. Kiracı yasal tahliye ve anahtar teslimi gerçekleşinceye dek kira parasını ödemekle yükümlüdür. Kiralananın tahliye ve teslim edildiği yasal delillerle kanıtlanamamıştır. Bu nedenle makul süre kirasına hükmedilmesi doğru değildir....


