WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Kira sözleşmesinde kiracının asli edim yükümü, kira bedelinin ödenmesi; kiraya verenin asli edim yükümü ise, kiralananı kira süresince kiracının kullanımına hazır bulundurmasıdır. Kira sözleşmesinin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 249. maddesine göre [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 301] “Mucir, mecuru akitten maksut olan kullanmağa salih bir hâlde müstecire teslim etmek ve icar müddeti zarfında bu hâlde bulundurmak ile mükelleftir.” Kiraya verenin teslim borcunu yerine getirmesi tek başına asli edim yükümlülüğünü yerine getirmesi anlamına gelmemekte olup sözleşme süresince de kiralananı kullanıma elverişli bir şekilde bulundurmakla yükümlüdür. 16. Kira sözleşmesine ilişkin bu açıklamalardan sonra sebepsiz zenginleşme kavramı ve hukukî niteliği üzerinde durulması yerinde olacaktır. 17....

ya kiraya verdiğini, taşınmazla ilgili su aboneliğinin ... üzerine olduğunu, suyu kullanan kiracıların 2016 yılı Ağustos- Eylül ayı gibi kiralananı tahliye ettiklerini, su faturası borcundan dolayı kendisi hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, su aboneliği için başvuru yaptığında borç olduğu gerekçesiyle abonelik tesis edilmediğini ileri sürerek; bahse konu taşınmazdaki su aboneliğinin adına tesis edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının maliki olduğu dükkanı dahili davalı ... ve dava dışı ...'...

Ürün kirasında kiraya verenin en önemli borcu, kiralananı sözleşmeye uygun şekilde teslim ederek kiracının sözleşmeye uygun şekilde kullanmasını, semerelerinden yararlanmasını temin etmesi veya işletilmeye müsait biçimde bulundurmasıdır. Bu yükümlülük 818 sayılı Kanun'un 272'inci maddesinde, " Kiralayan, birlikte kiralanmış menkul şeyler varsa bunlar dahi dahil olduğu halde kiralananı akitten maksut kullanmağa ve işlemeğe salih bir halde kiracıya teslim etmekle mükelleftir." şeklinde hükme bağlanmış olup, 6098 sayılı TBK ise aynı hususu 360'ncı maddesinde kiraya verenin, birlikte kiralanmış taşınır şeyler varsa bunlar da içinde olmak üzere kiralananı sözleşmenin amacına uygun biçimde kullanılmaya ve işletilmeye elverişli bir durumda kiracıya teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlü olduğu belirtilerek düzenlemiştir....

İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili: davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili; davada taraf olmayan mirasçılar yönünden de davanın kabul edilmesinin hatalı olduğunu, 104 adada yer alan tüm parsellerin davalının mirasbırakan babası ... ve davacıların mirasbırakanı ... arasında paylaşıldığını, 6,7 ve 9 parsellerin davacıların mirasbırakanı ...'...

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın esastan reddine karar verilmesi nedeniyle müvekkili lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç 1....

Davacı vekili 27/06/2022 tarihli dilekçesi ile görevsiz mahkemece görevsizlik kararı verilmesi neticesinde ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk dava şartı ile davalılardan ... ile yapılan arabuluculuk anlaşması sonucunda uyuşmazlığının sona erdiğini, uyuşmazlığa konu bononun kendilerince iade alındığını, davanın ... yönünden konusuz kaldığını beyan etmiştir. Davacı vekili 17/11/2022 tarihli duruşma da alınan beyanında biz davaya konu senedi ve alacaklarımızı geri aldık, davayı haklı şekilde açtık, diğer davalı ...'e halen dahi ulaşamadık, ayrıca vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden davanın haklılık payının gözetilerek karar verilmesini talep ederim şeklinde beyanda bulunmuştur....

ın da davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olarak gerek MK'nın 50. maddesi gerekse de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği ve bu nedenle kendisine husumet yöneltilebileceği gözetilmeksizin bu davalı yönünden dahi pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm tanıkların beyanlarında, davacılar ile davalının çocuğu gösterme konusunda aralarında bir problemin olduğu, iş bu problem nedeni ile davacıların iş bu davayı açtığı, davacıların torunlarını görme açısından ebeveynmiş gibi görme taleplerinin olduğu, bunun mümkün olmayacağı, davalının celseler esnasında sürekli anne gözetiminde göstermeye yönelik talebine yönelik ise, mümkün olmayacağı, davalının cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu davacılardan biri olan ...'...

ın da davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olarak gerek MK'nın 50. maddesi gerekse de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği ve bu nedenle kendisine husumet yöneltilebileceği gözetilmeksizin bu davalı yönünden dahi pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Karşılığı Mülga 2675 sayılı Kanun'da bulunmayan 5718 sayılı MÖHUK'nun 59.maddesi, yabancı mahkemelerce verilen kararların maddi hukuk bakımından ülkemizde hüküm ifade etmeye başlayacağı tarihi göstermeye ilişkindir. Söz konusu yasal düzenlemeyle, özellikle Ticaret, Borçlar, Miras ve Aile Hukuku yönünden belirsizliği ortadan kaldırmak adına önemli eksiklik giderilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalar yönünden, anılan Kanun maddelerinin değerlendirilmesi gerekirse; tanıma tenfiz kararı verilmek koşuluyla, eşler yabancı mahkemenin boşanmanın kabulüne ilişkin verdiği kararının kesinleştiği tarih itibarıyla boşanmış sayılırlar. Bu yasal düzenlemeye göre, tanıma tenfiz kararı daha sonraki tarihlerde verilse dahi, evlilik birliği yabancı mahkeme ilamının kesinleştiği tarihte sona ermiş kabul edilecektir....

UYAP Entegrasyonu