Bank A.Ş tarafından talep edildiğini, Müvekkiline kiralanan araçların peyder pey alacaklıların talepleri ile muhafaza altına alındığını, Kiralama süresinin bitiminden önce bu şekilde araçların muhafaza altına alınması nedeni ile hem zarar doğduğunu hem de araçların içinde bulunan taşıt tanıma sistemleri sökülemediğinden araçların depolarında yakıtların kaldığını, Söz konusu kiralanan araçlar haciz ve muhafaza işlemlerine maruz kaldığını, Müflis sirket tarafından durumun çözümsüz bırakılması nedenivle derhal yeni araç kiralanmak - zorunda kalındığını, kiralanan araçlar nedeniyle ödenen kira bedeli ile ... A.Ş.'...
Somut olayda; oto kiralama iş yerinden katılana ait araçların sanığa kiraladığı, kiralanan araçların kira bedelini ödenmediği ve araçlarında iade etmediği böylece atılı suçu işediği iddiasıyla açılan kamu davasında; araçların bir yıllığına kiralanmış olması,sanığın araçların kira bedellerini ödediğini, katılanın da sözleşme süresi bitmeden araçların da daha sonra teslim edildiğini belirtmeleri karşısında taraflar arasındaki anlaşmazlığın hukuki uyuşmazlık niteliğinde olduğu ve atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair yeterli kanıt bulunmadığı gerekçeleriyle mahkemece beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dosya kapsamından ve özellikle dava dilekçesinden, davacının vatani görevini yapmaktayken davalı idare tarafından kiralanan servis aracının kaza yaptığı, davacının yaralandığı belirtilerek tazminat isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır. 11.01.2011 tarihli 6099 sayılı Kanu’nun 14. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesindeki ‘İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.” hükmü gereğince adli yargı görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz....
şirkete gönderdiğini, ondan sonraki süreçte araçların teslimi ve davacı tarafından başkalarına kiralamaları gerçekleştirildiğini, yaklaşık 2 ay sonra davacının sözleşmeden dönerek 20.000 TL'nin iadesini istediğini, müvekkili şirketin çekmiş olduğu------ yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde 10 aracın davacıya iade edildiğini ve davacının bu araçları kullandığını beyan etmesi karşısında davacı tarafça bu husus hiçbir şekilde inkar edilmediğini, davacı ne ihtarnamesinde ne de dava dilekçesinde araçları teslim almadığına ilişkin bir beyanda bulunmadığını, örtülü bir şekilde araçların kendine teslimi sususunu kabul ettiğini, şu halde franchising sözleşmesinin yükümlülüklerinin müvekkili şirket tarafından yerine getirilmediğinin söylenemeyeceğini, Keza davacı hiçbir şekilde aykırılığın giderilmesini ve sözleşmenin devamını da talep etmemiş, ısrarla ---------- bedeli olarak ödediği 20.000 TL'yi talep ettiğini, bu hususun dahi müvekkilinin sözleşmesel yükümlülüklerine aykırı davranmadığını,...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mah.Sıfatı ile) DAVA TÜRÜ : Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava, erken tahliye nedeniyle makul süre kira bedelinin ve araç satış sözleşmesi uyarınca bakiye satış bedelinin tahsili; birleşen dava, devam eden dönem için makul süre kira bedeli ile tahliye tarihinden sonra kiralanan için yapılan personel gideri ve elektrik tüketim bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davada, satış bedeline ilişkin isteminin reddine, makul süre bedelinin tahsiline yönelik davanın kısmen kabulüne; birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Bu durumda mahkemece, önceki bozma ilamı doğrultusunda alanında uzman bilirkişilerden, her iki kiralanan bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle piyasa koşullarında; kiralanan araçların aynı şartlarla ne kadar süre içinde kiraya verilebileceği hususunda rapor alınarak, bilirkişilerce tespit edilecek makul süre kadar kira parasına hükmedilmesi gerekirken, hatalı ve eksik bilirkişi raporuna dayalı olarak yanılgılı değerlendirme ile araç kiralama ihalelerinin bütçe yılının başında ve sonunda yapıldığından bahisle araçların kısa sürede kiraya verilemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir....
TL, protokol uyarınca bankaya yatırılan 15.000,00 TL, protokol ile parası ödenerek kiralanan araçların iki ay erkenden geri alınması nedeni ile araçların teslimi için yapılan masraf ve iki aylık kira ücreti 1.483,00 TL ve 10.12.2009 tarihinde sözleşmenin haksız feshi nedeni ile başta 2010 ve 2011 yılı destek ve hizmet bedelleri olmak üzere müvekkillerin mahrum kaldığı gelir olarak 75.000,00 TL olmak üzere toplam 102.717,00 TL alacağı olduğunu, teminat senedinin tüm taleplerine rağmen iade edilmediğini belirterek teminat senedinin iptali ile müvekkillerinin toplam 102.717,00 TL alacağının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu alacağın şimdilik 40.000,00 TL'sinin davalıdan ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava, kiracı tarafından açılan kiralanan taşınmazın kendisine teslimi ve kiralananın teslim edilmemesinden dolayı oluşan kar kaybı nedeni ile 6.000-TL alacak istemine ilişkin olup, hüküm Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiştir. Uyuşmazlığın niteliğine göre temyiz incelemesi dairemizin görevi dışında bulunduğundan, dosyanın görevli Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine 31.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Davacı, sözleşmenin yenilenmiş olmasına rağmen davalı tarafça herhangi bir bildirim yapılmadan taşınmazın 09.07.2012 tarihinde tahliye edilerek anahtarların teslim edildiğini belirtilerek alacak ve tazminat talebinde bulunmuş, davalı ise tarihsiz, ‘İbraname ve Kiralanan Taşınmazın Teslimi’ başlıklı, tarafların imzası bulunan sözleşme sunarak davacı ile sulh olduklarını bildirmiştir....
Dava dilekçesinde, davacının davalıya 3 adet araç kiraladığı, davalı tarafından kiralanan araçların kira bedellerinin, bu araçlarda oluşan hasar bedellerinin, OGS ve trafik cezası bedellerinin ödenmediği iddia edilmiştir. İcra takibine dayanak hasar bedelleri ve OGS kullanımının kiralanan araçlara ilişkin olduğu görülmektedir. Buradan hareketle, hasar bedellerine ve OGS kullanımına ilişkin istemlerin davalı tarafından kiralandığı iddia olunan araçların kullanımlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Artık bu noktada taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında kira ilişkisi olduğu iddiasına dayandığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık noktasında Mahkememizin görevli olup olmadığı hususunda değerlendirme yapmak gerekecektir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir. HMK m.114/1-c gereğince görev dava şartı olup HMK'nin 115/1 uyarınca taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir....


