WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 22/10/2013 NUMARASI : 2011/253-2013/439 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından kiralayan aleyhine açılan yoksun kalınan kârdan kaynaklanan zarar nedeniyle fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 25.000 TL tazminat ile otele yapılan faydalı masraflardan dolayı fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 75.000 TL alacağın tahsili talep edilmiş, bilirkişi raporu doğrultusunda toplam talebini 980.587,68 TL olarak ıslah etmiştir. Mahkemece, talebin kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine davacı ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir....

E. sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, davalının edimlerini yerine getirmediğinden ve sözleşmeler feshedildiğinden kiralananın müvekkili şirketi iadesi yükümlülüğü doğduğunu belirterek açıklanan nedenler ile 6361 sayılı yasa ve finansal kiralama sözleşmesi hükümleri gereğince mülkiyeti müvekkili şirkete ait yukarıda belirtilen kiralananın müvekkili şirkete iadesine dava sonuçlanıncaya kadar dava konusu kiralanan için verilen ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devamına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirkete usulüne uygun olarak tebligat yapılmış ancak davaya beyanda bulunulmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava: finansal kiralama sözleşmesine konu davacı şirkete ait kiralanan emtiaların hükmen iadesi istemine ilişkindir. .... Asliye Ticaret Mahkemesi' ne ait ......

Kiralanan yer kömür depolama, eleme ve paketleme alanı olarak kullanılmak üzere kiralandığına göre bu amaca uygun olarak kullanılabilmesi için ilgili Bakanlığa başvurulması üzerine kiralanan alanın imar planında marjinal tarım arazisi olarak düzenlendiği ve özgülenen amaca uygun olmadığı belirtilmiştir. Davalı, karşısındaki davacı kamu kuruluşunun kanun hükümlerine uygun şekilde hareket ettiğini kabul etmekle haklıdır. Bu nedenle kiralanan alanın özgülenen amaca uygun olup olmadığını araştırma yükümlülüğü yönünden kiracıdan bir özen beklememek gerekir. Bu durumda dava konusu yerin, sözleşme gereğince kiranın başladığı tarihte, kullanılmaya elverişli hukuki ayıptan ari birşekilde teslim edilmediği böylece kiralayanın kiracıya karşı yasal borcunu ifa etmediği subuta ermiş bulunmaktadır. Öyle ise, davalının akdi fesihte haklı olduğu kabul edilmelidir. Fesih, sürekli bir sözleşme ilişkisini ileriye doğru sona erdiren bozucu yenilik doğuran bir hak ya da işlemdir....

- K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalılar arasında Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede belirlenen kira ödeme planındaki kira bedellerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle davalılara kira bedellerinin 60 gün içinde ödenmesi için ihtarname gönderdiklerini, belirtilen süre içinde bedellerin ödenmemesi üzerine sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini ve kiralanan gayrimenkulün 5 gün içinde müvekkili şirkete boş olarak iade ve teslimi ile kira borçlarının 5 gün içinde ödenmesinin ihtar edilmesine rağmen teslim edilmediğini bildirerek kiralanan gayrimenkulün müvekkili şirkete aynen iade ve teslim edilmesine, tapunun beyanlar hanesine işlenen kira şerhinin terkin edilmesine, alacakları ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Yerel mahkemece, ceza yargılamasında aldırılan ve eldeki davaya dayanak yapılan 22/4/2004 tarih 286 olur sayılı .... raporu ile çelişen rapora göre karar verilmiş olması doğru değildir. Yapılacak iş, konusunda uzman bilirkişilerden rapor aldırılarak davacı kurum tarafından kiralama usulü ile çalıştırılan araçların hangi usul ile çalıştırıldığı, kiralama usulünün teknik özelliklerinin ne olduğu, kiralanan araçların hangi şartlar altında davacı kuruma teslim edildiği ve kiralama süresi sonunda araçların hangi şart ve usullerle teslim alındığı belirlenerek öncelikle kurum zararının olup olmadığı tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra kurum zararının varlığı halinde davalıların bu zararın oluşumunda kusurlarının olup olmadığı belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir....

Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 27/03/2008 tarihinde 36 aylık ve 08/04/2008 tarihinde 12 aylık iki ayrı oto kiralama sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından kira sözleşmelerin tek taraflı olarak feshedildiğini ve araçların müvekkiline teslim edildiğini,kira sözleşmesinin 10-b md düzenlemeye göre davalının kira bedelinin tamamını ödemesi gerektiğini belirterek bakiye kira alacağı olarak 9.000 TL 'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 22/09/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkilinin davalıdan önceki alacakları 3.363 TL ile sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacakları olan 15.116,58 TL olmak üzere 18.479,00TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, sözleşmenin müvekkili tarafından feshedilmediğini, davacı tarafından araçların geri alındığını, geri kalan tüm kira bedellerinin ödenmesinin davacıyı sebepsiz zenginleştireceğini, araçların geri alınmış olması sebebiyle zararlarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir....

hatası ve parçaların garanti dışı olduğu gerekçesi ile ücret karşılığı onarım yapıldığını, ancak arızaların giderilmediğini, tekrar ettiğini, raporda tespit olunan eksikliklerden yetkili servis ve ithalatçı firmanın müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı tarafça arızaların kullanım hatasından kaynaklandığı ileri sürülerek ayrıntılı servis raporu düzenlenmediğini, buradaki amacın kullanıcı izni olmadan orjinal parçaların uyumsuz ve güçsüz parçalarla değiştirmek suretiyle teknik inceleme yapılmasını imkansız kılmak olduğunu, bu yolla aynı arızaların tekrarlanmasının sağlandığını ve olayın kullanıcı hatasından kaynaklandığı yönünde algı oluşturulmaya çalışıldığını, bunun üzerine satıcı firmaya ihtarname gönderilerek, sözleşmeden dönme talebinin iletildiğini, taraflarınca kiralanan araçların kiracı tarafından geri alınması istendiğinden artık faydalanma imkanı kalmadığını belirterek, ..., ..., ... ve ... plakalı araçların satış, sigortalama ve tamir bedelleri için şimdilik 5000 TL' nin işleyecek...

ye yönelik olarak rehinli araçların teslimi hususunda ihtarname gönderildiği ve devamında icra takibi yapıldığı, bu aşamada diğer sanık ...'nin katılan şirket ile temasa geçerek rehinli araçları getirtebileceğini söyleyip sanık ...'e aracı iş yerine yakın bir noktaya getirmesini söylediği, sanık ...'in de aracı belirtilen yere bıraktığı, iş yeri alanı içerisindeki yere katılan şirket yetkilileri tarafından haciz için gidildiğinde araçların tüm lastiklerinin sökülmüş vaziyette olduğunu tespit ettikleri, aracın satışa çıkarıldığı ve sanık ... tarafından satın alındığı ve bu nedenle araçlardaki rehinli parçaların katılanı zarara uğratmak maksadıyla sanıklarca söküldüğünün iddia edildiği olayda, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğine dair mahkumiyetlerine yeterli delilin bulunmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiş ve bu nedenle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir....

Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; taraflar arasındaki sözleşmede 25 araç ve 25 şoför kiralanması denerek, esasen ulaşım hizmetinin davalı tarafından verilmesinin kararlaştırıldığı, sözleşmede kiralanan ve böylece ulaşımın sağlanacağı araçların binek olmasına rağmen, kaydi olarak davalının temin ettiği iddia edilen şoförün kullandığı zırhlandırılmış kamyonet vasfındaki araçla kazanın meydana geldiği, sözleşmede binek araçların gerektiğinde davalı tarafından ikame edileceğinin kararlaştırıldığı ancak kazanın binek araçla meydana gelmediği, sözleşmede şoförlerin davacının kendi araçlarında ve özellikle binek araç haricinde kullandırılacağına dair bir hüküm bulunmadığı, davalının bu konuda rıza ve talimatı olduğuna dair bir bilgi ve belge ile bir iddianın dosya kapsamında olmadığı, zararın sözleşmeye aykırı olarak şoförün davacının kendi inisiyatifi ile çalıştırılmasıyla ve davalının sağladığı ulaşım ve böylece sözleşme kapsamı haricinde meydana geldiği gerekçesiyle davanın...

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı şirkete ait ... plakalı araçların kiralanmasına ilişkin sözleşme nedeniyle alacak istemine ilişkindir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri Sulh Hukuk Mahkemesi olarak gösterilmiştir. Somut olayda; Davacı ile davalı arasındaki icra takibine konu alacağın 23.12.2022 tarihli kira sözleşmesi sonucu doğan araç kira bedelinin ödenmemesinden doğduğu anlaşılmıştır....

UYAP Entegrasyonu