Taraflar arasında 29.01.2010 başlangıç tarihli ve onbir ay süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı kiracı, kiralananı tahliye ettiğini savunmuştur. Kural olarak anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının kullanımında olduğunun kabulü gerekir. Akdi ilişkinin bozulabilmesi için kiralanan boşaltılıp, yasal olarak teslim edilmesi ya da tarafların karşılıklı iradesinin oluşması gerekir. Davalı kiralananın anahtarlarını usule uygun teslim ettiğini yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Yasal anahtar teslimi bizzat anahtarı kiralayana verilmesi suretiyle veya tevdi mahalli tayini suretiyle yapılır.Davalı kiracı, kiralananı tahliye ettiğini bildirmiş ise de somut olayda usule uygun anahtar teslimi bulunmadığından mahkemece tahliye kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle tahliye isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır....
"İçtihat Metni" Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı maddi ve manevi tazminat davasına dair karar davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde; kiralananın geç teslimi nedeniyle uğradığı gelir kaybı ve ilk kiralama aşamasında ücretsiz branş ekleyebilecekken mevzuat değişikliği nedeniyle eklenecek branşlara ilave ücret ödemek zorunda kalması nedeniyle uğradığı zarardan şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini istemiştir....
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; olayda, davacı hakkındaki vergi incelemesinin sadece davacının kendi muhasebe kayıtlarına dayanılarak yapıldığı, tespit edilen fatura düzenlenmeden yapılan ve muhasebe kayıtlarındaki alıcılar ve satıcılar hesaplarında gösterilmeyen mal alış ve satışlarına yönelik olarak ilgili mükellefler nezdinde bir karşıt incelemenin yapılmadığı, ayrıca kiralanan araçlara yönelik olarak kiralama işlemine ilişkin faturaların bulunduğu ve her iki mükellefin de bunu kayıtlarına yansıttığı, ancak yapılan incelemede bu araçların kullanılmadığına dair bir tespit bulunmamakta, sadece personel sayısı üzerinden gidilerek bu araçların sayısının fazla olduğu, bu nedenle de ticari icaplara uygun olmadığı kanaatine varıldığı, bu durumda muhasebe kayıtlarından elde edilen verilerin karşıt inceleme yapılmak suretiyle somutlaştırılması gerekmekte iken salt mükellefin kayıtları esas alınarak eksik inceleme ve varsayımlara dayalı olarak tarh edilen...
tarihinde haklı sebeple sonlandırıldığını belirterek bayilik ilişkisi kapsamında karşı tarafa kiralanan mülkiyeti davacıya ait araçların iadesi, iade edilmemesi nedeniyle haksız kullanım bedeli dahil doğmuş ve doğacak tüm maddi zararların fazlaya dair tüm haklı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL tutarında kısmi alacağın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki söz konusu olup, davalı şirket ile uzun süreli araç kiralama hususunda sözleşme yapıldığını, araçların 08.09.2021 tarihinde şirket yetkililerine teslim edildiğini, müvekkil şirketin,davalı şirkete araç kiralama ile alakalı hizmet verdiği, aralarında hizmet sözleşmesi olduğu, faturalarda belirtilen iş ve işlemlerinin yapıldığı, davalı haksız ve kötüniyetli olarak faturaları ödemekten imtina ettiği, daha sonra davalılar tarafından sözleşme konusu araçlar 28.03.2023 tarihinde şirket çalışanları tarafından iade edildiğini, araçların geri teslimi sırasında eksiklikler tespit edildiğini, ilgili araçlarla alakalı HGS cezaları ve kaçak geçişler nedeniyle cezalar tebliğ edildiğini, araçlarda hasarlar tespit edildiği, hasarların bedelleri için davalılara ......
Gıda Motorlu Araçlar Dış Ticaret Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin yetkili temsilcisi olduğu, sanığın aynı işyerinde satış müdürü olarak görev yaptığı, 2008 ve 2009 yıllarında katılana ait iş yerinden vergi, sigorta ve tescil işlemleri de dâhil olmak üzere araç teslimi için gereken tüm masrafların satıcı tarafından üstlenildiği ve anahtar teslimi olarak tabir edilen usulle araç satın alan birden fazla müşteriye ait araçların motorlu taşıtlar vergisinin yatırılması için katılan şirket tarafından sanığa teslim edilen paraların sanık tarafından ilgili vergi dairesine yatırılmayarak uhdesinde tutulduğu anlaşıldığından hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. TCK 53. maddesi ile ilgili Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ...’nun iki adet otomobil alımı konusunda davalıyla anlaştıklarını, müvekkilinin bu ilişkide kefil konumunda bulunup, araçların davalı yanca dava dışı ...’ya teslim edildiği halde araçların bedeline karşılık düzenlenen bonoda müvekkilinin kefil gösterilmesi gerekirken asıl borçlu olarak yer aldığını, oysa müvekkiline herhangi bir araç teslimi yapılmadığı gibi senet yerine geçmek üzere ... tarafından davalıya 50.000.-TL.bedelli bir adet çekin de verildiğini, buna rağmen davalının 50.000.-TL.tutarlı bedelsiz kalan bonoya dayalı olarak müvekkili aleyhine takip başlattığını belirtmek suretiyle bonodan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve % 40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yanlar arasında iki adet araç satımıyla ilgili sözleşmelerin akdedildiğini, karşılığında dava dışı ... tarafından 50.000....
Asliye Ticaret Mahkemesinin iflasın ertelenmesine ilişkin kararı uyarınca iptal edildiğini bu nedenle davalının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmesinin imkansız hale geldiğini belirterek ifa imkansızlığı gerekçesi ile sözleşmesinin feshi, kiralanan yerin tahliyesi ve boş olarak teslimi isteğinde bulunmuştur. Davalı, açılan uyarlama davasında verilen karar gereklerinin yerine getirildiği gibi iflasın ertelenmesi kararının edimlerin ifa edilmesine engel olmadığını belirterek davanın reddine savunmuştur. Davanın HUMK.nun 8/II maddesinde belirtilen davalardan olduğundan bahisle Asliye Ticaret Mahkemesince verilen görevsizlik kararı uyarınca, Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, Borçlar Kanununun 270 ve devamı maddelerinde düzenlenen hasılat kira sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin feshi ve tahliye isteğine ilişkindir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu araçların yargılama sırasında davacıya teslim edildiği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 10.576,47 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterinde faturaların tamamı kayıtlı olmasına rağmen ödemelerin toplu yapıldığı, gecikmeli ve düzensiz ödeme yapıldığının anlaşıldığı, kira bedellerinin süresinde ve eksiksiz ödendiğini ispat yükünün davalı kiracıda olduğu, davalı tarafından buna ilişkin yazılı delil sunulmadığı, talep edilen cezai şart alacağı yönünden ise her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceği, araçların yargılama sırasında davacıya iade edildiği ve feshin tespiti yargılama neticesinde yapıldığından dava tarihinden sonraki teslim tarihine göre hesaplama yapılamayacağı, dava tarihi itibariyle muaccel bir alacak bulunmadığı gerekçesiyle; araçların teslimi yönünden konusuz kaldığından karar...
Plaka sayılı araçların kiralanmasına ilişkin taşıt kira sözleşmesi sonrasında, müvekkilince karşı taraf borçluya ... ve ... plaka sayılı araçların teslimi yapıldığını, araçların borçlu şirkete kiralanması sonrasında, kira bedellerinin aylık ödenmesinin kararlaştırıldığı, müvekkilince, e-arşiv fatura olarak düzenlendiği ve her ay faturasının ay sonunda karşı tarafa aynı gün ulaştırıldığını, karşı tarafa kiralama bedeli olarak; 25.04.2024 tarihli 54.345 ve 54.399 TL miktarlı 2 adet , 06.05.2024 tarihli 54.345 ve 54.399 TL miktarlı 2 adet, 31.05.2024 tarihli nolu 15.600 ve 15.646 TL miktarlı 2 adet, 30.06.2024 tarihli nolu 61.876-TL ve 67.667-TL miktarlı 2 adet, 31.07.2024 tarihli 75.000 ve 75.000-TL miktarlı 2 adet, 31.08.2024 tarihli 56.000-TL ve 80.000 TL miktarlı 2 adet, 30.09.2024 tarihli 75.000-TL ve 80.000-TL miktarlı 2 adet e-fatura kesildiğini, faturaların toplam bedelinin 819.276-TL olmakla alacaklı tarafından müvekkiline sadece 397.000-TL gönderildiğini, Antalya 3....


