Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/121 Esas sayılı dosyasında SPK'dan izin alınmadan hisse senetleriyle ilgili aracılık faaliyetinde bulunulduğu iddiasıyla dava açılmış, sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararları Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin ilamı ile zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmış, yine usulüne uygun olarak defterlerin tutulmaması nedeniyle davalı şirket yöneticisi hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. Yine, davalı şirket yöneticileri hakkında Yozgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/188 Esas 2011/475 Karar sayılı dosyasında davalı şirket yöneticileri hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan İsviçre Federal Soruşturma Hakimliği'nce yapılan ihbar üzerine kamu davası açıldığı, mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davalı şirket yöneticilerinin İsviçre'de bulunan Yimpaş Group A.G....
un cevap süresinin 20/07/2022 tarihinde dolacak olması ve adli tatil nedeniyle sürenin 07/09/2022 tarihine kadar uzaması nedeniyle ek cevap süresi verilmesi talebi reddedilmiştir. Davalı......
Şti. arasında imzalanan 25/09/2014 tarihli "protokol" ve sonrasında imzalanan 21/11/2014 tarihli "bayilik sözleşmesi" ile davalıların maliki bulunduğu ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkii ... pafta, 1105 parsel, 12 Cilt, 1103 sayfada kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt servis istasyonunun 5 yıl süre ile ... markası altında faaliyet gösterme hakkı tanındığını, kurumsal kimlik giydirme ekipmanları ve bir takım demirbaşların ariyeten teslim edildiğini, davalı şirketin, söz konusu taşınmaz üzerinde kurulu akaryakıt istasyonunda protokol ve bayilik sözleşmesine istinaden ... bayisi olarak faaliyet göstermeye başladığını, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin “İşletme Kuralları” başlıklı 6.maddesinin ( b) bendindeki düzenlemeye ve konuya ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından yapılan tüm uyarılara rağmen davalı şirket tarafından, 31.12.2015 tarihinden itibaren istasyon faaliyetlerinin yavaşlatılarak durdurulduğu yine bu tarihten itibaren akaryakıt- alım satımı yapılmadığının...
Şti birlikte sorumlu olacağı, müvekkili şirketin meydana gelen olayda herhangi bir kusur ve ihmali söz konusu olmadığı, bu nedenlerle husumet hatalı olarak müvekkili şirkete yönlendirilmiş, yine kabul anlarmına gelmemekle birlikte zaman aşımı itirazımızda söz konusu olduğu, bu nedenlerle müvekkili aleyhine açılmış olan iş bu davanın reddine karar verilmesi talep etme gereği hasıl olduğu, ... Şti ne ihbar edilmesi ile davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı ......
ın Ambarlı Limanında Römorkaj Hizmeti Verilmesi İçin İdareye Başvuru Yapılmaması Suretiyle Zararın Oluştuğuna İlişkin Değerlendirmeler Bakımından: Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine ilişkin verilen kararın gerekçesinde "...'ın Ambarlı Limanında römorkaj hizmeti verilmesi için idareye başvuru yapılması halinde ortaya çıkabilecek riskler değerlendirilmek suretiyle Nemrut ve İzmit limanlarına başvuru yapılması halinde özen yükümlülüğünün ihlalinden bahsetmenin mümkün olmayacağı, şirket yöneticileri tarafından verilen kararın bizatihi sonuçlarına bakmak suretiyle oluşan zarardan sorumlu tutmanın mümkün olmadığı" şeklindeki değerlendirmeler, aşağıda açıklayacağımız nedenlerle objektif olmayıp, yerinde değildir. Şöyle ki: 1.1. Yasal mevzuat değişikliği ve lisans ve hizmet izin başvurularına dair sürece en başından bakıldığında; bütün YK üyelerinin oy birliği ile, değişen yönetmelik koşullarını sağlamak üzere ...'...
vermemesi nedeniyle gerçekleşemediğini ve çalıştığı firmaları kaybettiğini, zikredilen nedenlerle ilk derece mahkemesi tarafından haksız ve hukuka aykırı kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla; Açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; - İstinaf başvurularının kabulüne karar verilerek İstanbul Anadolu 7....
Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz. (Ek fıkra: 3/10/2001-4709/15 md.) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez. Milletlerarası antlaşmaları uygun bulma MADDE 90- Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.)...
Ancak bu norm bir suç tipine dayanak oluşturan yasak normu değil, bu normun yasakladığı davranışa izin veren bir normdur. Failin izin normunu bilmemesine ya da yanlış bilmesine dayalı bir değerlendirme yanılgısı mevcuttur. Fail, hukuk düzeninde mevcut olmayan bir hukuka uygunluk nedenini var saydığı veya hukuki sınırında yanılgıya düştüğü için hukuk düzeninin fiiline izin verdiği kanaati ile hareket etmektedir. İzin yanılgısının kaçınılmaz olması durumunda, failin haksızlık bilinci ile hareket ettiği söylenemez. Failin içinde bulunduğu izin yanılgısı, yasak normunun uyarı fonksiyonunu tamamen işlevsiz bırakmaktadır. Yasak normu ile izin normunun çatıştığı bir durumda, uygulanma önceliği izin normuna aittir. Buna bağlı olarak izin normu, yasak normunun fiilin icrasından kaçınmak yönündeki uyarısını tümüyle etkisiz bırakmaktadır....
Açıklanan hükme göre dilekçenin verilmesi aşamasında iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı söz konusu değildir. Tarafların, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi ile iddia ve savunmalarını serbestçe genişletmesi yahut değiştirmesi mümkündür. Savunmayı ve iddiayı genişletme veya değiştirme yasağı ikinci cevap dilekçesinin verilmesi ile başlar. Ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile savunma genişletilebilir ya da değiştirilebilir. Oysaki dilekçenin verilmesi aşamasında tarafların sunmuş olduğu dilekçe içerikleri gözetildiğinde yukarıda açıklanan uyuşmazlık konusu dışında başkaca bir uyuşmazlık konusu bulunmadığından uyuşmazlığın bu çerçevede halli usulen gerekli ve zorunludur....
Ancak bu norm bir suç tipine dayanak oluşturan yasak normu değil, bu normun yasakladığı davranışa izin veren bir normdur. Failin izin normunu bilmemesine ya da yanlış bilmesine dayalı bir değerlendirme yanılgısı mevcuttur. Fail, hukuk düzeninde mevcut olmayan bir hukuka uygunluk nedenini var saydığı veya hukuki sınırında yanılgıya düştüğü için hukuk düzeninin fiiline izin verdiği kanaati ile hareket etmektedir. İzin yanılgısının kaçınılmaz olması durumunda, failin haksızlık bilinci ile hareket ettiği söylenemez. Failin içinde bulunduğu izin yanılgısı, yasak normunun uyarı fonksiyonunu tamamen işlevsiz bırakmaktadır. Yasak normu ile izin normunun çatıştığı bir durumda, uygulanma önceliği izin normuna aittir. Buna bağlı olarak izin normu, yasak normunun fiilin icrasından kaçınmak yönündeki uyarısını tümüyle etkisiz bırakmaktadır....


