WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

nin bölüm sorumlusu olarak çalışan davacıyı düz işçi olarak görevlendirdiğini, davacının bu görevlendirmenin sebebini sorması üzerine ve haklarını istemesi üzerine “böyle çalışmak istemiyorsan gidersin” şeklindeki sözlerle 10.05.2016 tarihinde iş sözleşmesine son verildiğini, altın el ustası ve bölüm sorumlusu olarak görev yapan davacının aylık net ücretinin 2.500,00 TL olduğunu, yemek ve servisin işverence karşılandığını, işverence yıllık izninin bir hafta olarak kullandırıldığını, dinî bayramlarda iki gün çalışmayıp diğer günlerde çalıştığını, boş belgelere imza attırıldığını beyan ederek boş bononun takip konusu edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ile resmî tatil ve dinî bayram ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir. II....

Adres, bir kişinin oturduğu veya çalıştığı yeri göstermeye yarayan bilgilerin tamamı olarak tanımlanabilir. 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi muhataba tebligatın nerede yapılacağı konusundaki kuralı ve istisnasını göstermektedir. Kural; tebliğin, muhatabın bilinen en son adresinde bizzat kendisine yapılmasıdır. 3. Tebligat hukuku açısından adres kavramı 7201 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasından anlaşılacağı üzere geniş olup, ikametgâh (yerleşim yeri ), işyeri ve mesken kavramlarını kapsar. Tebligat muhatabın bilinen bu adreslerinden herhangi birisinde yapılabilir....

Dava ve cevap dilekçelerinde iddia edilen vakıaların hangi delillerle ispatlanacağının belirtilmesi zorunlu olmakla eldeki belgelerin de dilekçelere eklenmesi, elde olmayan belgeler için ise nereden getirtileceği konusunda mahkemeye bilgi verilmesi gerekmektedir. Öte yandan kanun koyucu tarafların belirli bir süreden sonra delil göstermelerini emredici hükümle yasakladıktan sonra belirli şartlar altında sunulan yeni delilin sonradan gösterilmesine HMK’nın 145. maddesinde istisnai olarak izin vermiştir. Sözü edilen maddede yer verilen istisnai düzenleme dosyaya sonradan delil sunulmasına ilişkin olup tarafların dilekçelerine ekledikleri veya dilekçelerinde belirttikleri deliller yönünden uygulanması mümkün değildir....

yı normal bir vatandaş olarak göstermeye çalıştığına dikkat çeken ..., 'Orgeneral ...'un ricasının ardından ... ... büyük bir sessizlik içerisinde tutuklandı. 13 ay cezaevinde kaldı. ... ...'nın tahliye olmasını beraat olarak gösteriyorlar. ... tahliye oldu ama hâlâ bu dava 3 yıldır devam ediyor. Dava daha bitmedi. ...'nın sanki PKK'lı olmadığını göstermeye çalışıyorlar.' değerlendirmesinde bulundu." şeklinde olduğu, Katılan ... vekilinin ... Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben düzenlendiği 27.01.2012 havale tarihli dilekçesi ile; sanık ...'un 16.01.2012 tarihinde Yeni Akit isimli gazetenin 11. sayfasında yayımlanan röportajı nedeniyle eser sahibi ... ile röportajı veren sanık ... hakkında basın ve yayın yoluyla hakaret, iftira ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarını işledikleri iddiası ile şikâyetçi olduğu, ......

Ancak bu norm bir suç tipine dayanak oluşturan yasak normu değil, bu normun yasakladığı davranışa izin veren bir normdur. Failin izin normunu bilmemesine ya da yanlış bilmesine dayalı bir değerlendirme yanılgısı mevcuttur. Fail, hukuk düzeninde mevcut olmayan bir hukuka uygunluk nedenini var saydığı veya hukuki sınırında yanılgıya düştüğü için hukuk düzeninin fiiline izin verdiği kanaati ile hareket etmektedir. İzin yanılgısının kaçınılmaz olması durumunda, failin haksızlık bilinci ile hareket ettiği söylenemez. Failin içinde bulunduğu izin yanılgısı, yasak normunun uyarı fonksiyonunu tamamen işlevsiz bırakmaktadır. Yasak normu ile izin normunun çatıştığı bir durumda, uygulanma önceliği izin normuna aittir. Buna bağlı olarak izin normu, yasak normunun fiilin icrasından kaçınmak yönündeki uyarısını tümüyle etkisiz bırakmaktadır....

Franchise niyet ve gizlilik sözleşmesi imzalandığı, davalının dava dışı taşınmaz maliki ile kira sözleşmesi akdettiği, kira sözleşmesinde kiralananın bizzat kiracı tarafından kullanılacağı, alt kiralama yoluyla kiralananı başkalarına kullandırma hakkının bulunmadığının hükme bağlandığı, davalının franchise anlaşmasına konu taşınmazı alt kira sözleşmesi ile davacıya teslim etmediği, taraflar arasında aynı tarihli olacak şekilde franchise anlaşması ve işletme sözleşmesi akdedildiği, davacının alt kira sözleşmesi yapılmaması nedeniyle franchise sözleşmesi ve bağlantılı işletme sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini davalıya ihtarname yoluyla bildirdiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır....

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; asgari ücret ile çalışan davacının taleplerinin haksız olduğunu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, ayrıca davacıya kıdem tazminatı ile yıllık izin ücret alacağına ilişkin 5.000TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkeme Kararı: 7. Ankara 37....

diye cevap verdiğini, verilen bu cevapın gerçeklikten uzak olduğunu, bu hususun açık bir iftira ve karalama olduğunu, bunun dışında ülke içerisinde tüm eczanelerde satış yapabilmek için her bölgede ayrı ayrı izin alınmasının da gerekmediğini, alınan tek bir izinle ülke çapında satış yapılabildiğini, ancak davalının sanki her bölgeden izin alınması gerekirken müvekkiline has bir uygulama ile tek bir makamın izni ile yapılmış gibi göstermek çabasında olduğunu, davalının gerçekliği olmamasına rağmen bulduğu her fırsata müvekkillerini kötülemekten ve tüketicileri yanlış yönlendirmekten geri durmadığını, yaptığı paylaşımı kullanıcı adının alt tarafına da koymuş olan davalının hem paylaşımın eskimesini önlemekte hem de ardı arkası kesilmeyen paylaşımlar ile sahip olduğu yüksek sayıdaki takipçisi ve okuyucusunu ürün aleyhine yönlendirdiğini, müvekkillerin bu denli takipçi sayısına sahip birileri tarafından kötü propagandaya maruz kalmasının müvekkillerin ticari itibarını zedelediği gibi sadece...

Davanın, İş Kanunu kapsamı dışında kalması halinde, Mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir....

Maddi ve hukuki olgular ışığında olaya dönüldüğünde; I-Mahkememizin 24/06/2020 tarihli celse 3 nolu ara kararı ile "Yetkisine son verilmesi istenilen müdürün şirketin organı konumunda olması, dolayısıyla ortada bir tüzel kişiliğin bulunması karşısında müdürün azli ve yetkilerinin sınırlandırılması davasının kural olarak şirkete karşı açılması gerektiği, her ne kadar iki kişilik limited şirkette davanın doğrudan müdüre karşı açılabilmesi mümkün ise de, tüzel kişiliğe karşı da bu davanın yöneltilmesinin yanlış olmadığı anlaşıldığından, davalı tarafından ileri sürülen davalı şirketin pasif dava ehliyeti bulunmadığı yönündeki itirazının REDDİNE" karar verilmiş ve bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiştir....

UYAP Entegrasyonu