----tarihleri arasındaki dönem için davacının almak istediği ücret ile davalının ödemek istediği ücret arasında anlaşmazlık olması sebebiyle davacı, ---- yılına ait hizmet bedeli için uyarlama davası açmıştır. Bu dava ----- sayılı dava dosyasında görülmektedir. (------ yapılan sorgulama ile duruşmasının ------- tarihine bırakıldığı, uyarlama istemli bu davanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır.) Davacı, uyarlama davası açtığı halde, ayrıca ----- tarihleri arasındaki dönem için fiyat farkı faturası kesmiş, bu faturaya dayalı olarak takip başlatmış, davalı itiraz etmiş olup; davacı itirazın iptali davası açmıştır. Bu dava da---- dosyasında görülmüştür....
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.04.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kira tespiti (Uyarlama) Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira tespiti (uyarlama) davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine,hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir....
Davaya konu takip dosyasında talep edilen kira alacağı dönemine ilişkin açılan uyarlama davasında verilecek kararın kira alacağına ilişkin davayı etkileyeceği açıktır. Bu durumda Mahkemece, öncelikle davalı kiracılar tarafından dava konusu kira dönemine ilişkin açılmış bir uyarlama davası bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, uyarlama davasının bulunması halinde uyarlama davası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi, uyarlama davasının bulunmadığının anlaşılması halinde ise bozma ilamında belirtildiği üzere kiracının, kira bedelini ödemekle yükümlü olduğu gözetilerek bozma ilamına uygun olarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....
Dava, kira sözleşmesinin yapıldığı anda mevcut olan dengenin bozulduğunu, geçen zaman içindeki değişiklikler nedeniyle kiranın çok düşük kaldığı ve çekilmez hal aldığı iddiası ile kiranın uyarlanması talebiyle açılmıştır. Uyarlama davasının dinlenebilmesi için diğer şartların yanında uyarlanması istenen kira sözleşmesinin uzun süreli olması gerekir. Kısa süreli kira sözleşmelerinde istisnai bir dava olan uyarlama talep edilemez. Ancak kira dönemi sonunda kira tesbit davası açılabilir. Somut olayımızda kira sözleşmesi 25.7.2000 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli isede, davanın açıldığı 30.12.2004 tarihi itibariyle kira sözleşmesinin bitmesine 1 yıldan çok az bir süre kalmıştır. Öyle olunca uyarlama istenen süre kısadır....
Mahkemece, dava tarihinden itibaren aylık kira parasının 2600 ABD dolan olarak uyarlanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 1.8.1998 tarihli ve 5 yıl 4 ay sürelidir, iş bu uyarlama davası ise 5.9.2001 tarihinde açılmıştır. Kira sözleşmesi düzenlendikten sonra ABD doları, 21.2.2001. ekonomik kriz nedeniyle Türk Lirası karşısında aşırı değer kazanmıştır. Buna rağmen davacı uyarlama davası açmayarak, aynı yılın Eylül ayına kadar sözleşmeye uymaya devam etmiştir. Davacı bu şekilde ekonomik krizden sonra, sözleşmeyi benimsemiş ve işlem temelinin çökmediğini kabul etmiş sayılacağından uyarlama davası açma hakkını kaybettiğinin kabulü zorunludur. Mahkemece, bu nedenle davanın reddine karar yerilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir....
Davalılardan ..., diğer davalının davacının oğlu olduğunu, davacının oğluna ... kurma düşüncesi ile sözleşme yaptıklarını, bu sözleşmenin kira sözleşmesi olmayıp tarla vasfındaki taşınmaz üzerine akaryakıt istasyonu ve tesislerinin yapılmasının kararlaştırıldığı, karma akitlerde uyarlama istenemeyeceğini, kira bedelinin fazlasıyla ödendiğini, talep edilen kiranın fahiş olduğunu savunmuş diğer davalı ise davalı ... ile ortaklıktaki hisselerinin çoğunluğunu ...’a devrettiğini, davanın kabulü halinde sorumluluğunun 1/8 oranında olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece karma akitlerde uyarlama istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava sözleşmede kararlaştırılan kira bedelinin uyarlanması davasıdır....
Dava konusu taşınmaz köy sınırları içinde bulunup, Borçlar Kanununun adi kira hükümlerine tabidir. Borçlar Kanununa tabi yerlerde kira tespitine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Davalı vekili 21.10.2008 tarihli cevap dilekçesi ile kira sözleşmesinin 10 yıl süreli olduğunu kabul etmiştir. Kira sözleşmesinde de 10 yıldan çok olmamak üzere kira sözleşmesi düzenleneceği belirlenmiştir. Davanın niteliği itibariyle sözleşmenin bitimine 5 yıl gibi uzun bir süre kaldığına göre talebin uyarlama isteğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyarlama niteliğinde bulunan uyuşmazlığın dava değerine göre Ulus Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nun 21. ve 22. (1086 sayılı HUMK.’nun 25. ve 26.) maddeleri gereğince Ulus Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 16.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, davacının uyarlama koşullarını gerektiren sebepleri bildirmediği, günümüzün güç ekonomik şartlarının uyarlama için sebep teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-HUMK'nun 76. maddesi uyarınca maddi vakıaları bildirme görevi taraflara, olayın hukuki nitelendirmesini yapma ve uygulanacak kanun maddesini bularak olaya uygulama yetkisi mahkemeye aittir.Davacı dava dilekçesinde, kiralanan taşınmaz için ödediği kira bedelinin emsallerine göre çok yüksek olduğunu, günün ekonomik koşulları karşısında belirlenen kira bedelini ödemesinin mümkün olmadığını belirterek uyarlama talebinde bulunmuş mahkemecede davacının uyalama talebinde bulunduğu kabul edilmiştir. Davacı bu şekilde uyarlama talebine gerekçe olara ekonomik koşulları da ileri sürmüştür....
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne 01.01.2004 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 1500 YTL. olarak uyarlanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kira bedelinin uyarlanmasına ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesi, 09.10.2003 başlangıç ve 31.12.2003 sona erme tarihli olup yenileme ile bir yıl süre uzamıştır. Yanı kısa sürelidir. Dairemizin yerleşmiş İçtihatlarına göre kısa süreli kira sözleşmesinde uyarlama istenemez. Kaldı ki davacı kendi teklif ettiği bedel üzerinden kiraladığı taşınmazın kira bedelinin öngörülemeyecek nedenlerle düşürülmesi gerektiğine ilişkin bir iddiada da bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu yön gözadı edilerek ve kabul şekli itibariyla da dava tarihinden geriye doğru uyarlama yapılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir....


