Taraflar arasındaki uyuşmazlık olayda uyarlama koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise aylık kira parasının ne kadar miktarda uyarlanacağı hususundadır. Hemen belirtmek gerekirki davacının kira sözleşmesini serbest iradesi ile imzaladığı sabittir. Öte yandan kiralananda ... bayii olarak faaliyet gösteren davacının tacir olduğuda kuşkusuzdur. Tacir olması nedeniyle basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünde bulunan davacı kendi serbest iradesi ile sözleşmedeki yıllık %55 artış oranını kabul ettiği gibi 20.10.2003 tarihli protokolde yine %55 artış oranını kabul etmiştir. Aleyhine açılan tahliye davası sonunda taşınmazdan tahliyesine karar verilen davacı, kira parasındaki yıllık %55 artış oranını tekrar kabul ederek taşınmazda kiracı olarak bulunma yönününde tercihte bulunmuştur. Açıklanan bu hususlar birlikte değerledirildiğinde olayda öngörülmezlik şartı gerçekleşmediği gibi uyarlama koşullarınında oluşmadığının kabulü gerekir....
tarihinde yenilendiğini, buna rağmen kararlaştırılan kira parasının artırılmasının talep edilmesinin sözleşme şartlarına aykırılık teşkil edeceğini, ayrıca davada uyarlama koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, alınan bilirkişi raporu uyarınca aylık kira bedelinin dava tarihinden geçerli olmak üzere 13.700 USD olarak uyarlanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Taraflar arasındaki kira ilişkisi 05.09.1997 tarihinde kurulmuş olup, 01.11.2007 tarihinde önceki sözleşmenin esaslı şartlarından olan kira süresi ve başlangıcı ile kira bedeli değiştirilmek suretiyle yeni bir kira sözleşmesi imzalanmıştır....
, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi (boş olarak) halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, hakimce bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına hükmedilmelidir....
Mahkemece; bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre aksi ileri sürülüp kanıtlanmadıkça sözleşmedeki kira parasının rayice uygun ve serbest iradeyle belirlendiği ve "uyarlama" koşullarının bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda davacı (kiracı) talebi, 1 yıllık sözleşmeden sonra yenilenen ilk dönemin kira parasının indirilerek tesbit edilmesi isteğine yöneliktir. Açıklanan niteliği ve dayanağı itibariyle bu dava ve talep uyarlama olmayıp, HUMK'nun 8/2 maddesi kapsamında kira parasının tesbitidir. Yeni dönem kira parasının, ekonomik nedenlerle genel fiyat artışlarının altında gerçekleştiğinin ileri sürülmesi halinde bunun somut dayanakları ile kanıtlanması, hakimde bu yönde bir kanaat oluşması gerekir. Mahkemece, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu yeterli somut araştırmayı içermemektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kira bedelinin uyarlanması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile aralarında 04.12.2008 başlangıç ve 15 yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, davalı kiracının halen aylık 3.912,76TL + KDV kira bedeli ödediğini, taşınmazın bulunduğu bölgedeki gelişmelere göre ödenen kira bedelinin çevredeki kira artışları ve rayicin altında olduğunu, işyerinin değerinin çok arttığını ileri sürerek, 15.06.2015 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 7.500TL + KDV olarak uyarlanmasını istemiştir.Davalı; talebin fahiş olduğunu, uyarlama koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile...
Her ne kadar davacı dava dilekçesinde kira parasının tespitini talep etmişse de dava konusuna ilişkin hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu ve sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin yukarıda açıklanan kural ve yöntemler gözetildiğinde dava, kira parasının tespitinden çok uyarlama istemine ilişkin olup, bu haliyle mahkemece kira uyarlamasına ilişkin esas ve usullere göre inceleme yapılması gerekirken yanlış nitelendirme ile kira parasının tespiti davası olarak görülen davada yazılı şekilde kira parasının tespitine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır....
Burada önemle belirtilmesi gereken husus uyarlama davalarına özgü temel kurallar gözetilmeksizin salt kira parasının tesbitine ilişkin davalarda izlenen yöntemlerle, örneğin sadece taşınmazın cinsi, yüzölçümü, bulunduğu mevki, emsal taşınmazların kira bedelleri gibi verilerle intibak boşluğu doldurulup, sözleşme düzeltilemez. Olayımızda ise mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın niteliği, konumu değerlendirilerek emsal kira bedellerinden hareketle kira bedelinin tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Ancak taraflarca emsal kira sözleşmeleri sunulmadığı bilirkişi tarafından da emsal sözleşme sunulmadığı ve uyarlamaya ilişkin yukarıda belirtilen kurallar doğrultusunda bir inceleme yapılmadığı görülmektedir. Bu haliyle kira tespitine ilişkin esas ve usullere göre hazırlanan raporun, kira bedelinin uyarlanması talebi hakkında verilen hükme esas yeterli araştırmayı içermediği ortadadır....
Davalı vekili, kiralanan taşınmazın hastane ana binasına bitişik konumda olduğunu, kira başlangıç tarihinde en üst düzey teknoloji ile donatılmış, özel hastane olarak kullanılmak amacıyla inşa edilmiş ve hiç kullanılmamış olarak davacıya sunulduğunu, kiralanan hastanenin halen kamu hizmetinden kaynaklanan tüm ihtiyaçları giderebilecek teknik ve fiziki ve imkanları sağladığını, kira sözleşmesini gerçekleştiren yetkililerin ....11.Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/281 Esas sayılı dosyasında yargılandıklarını ve beraat ettiklerini, irade özgürlüğü ve sözleşmeye bağlılık ilkeleri gereği davacının uyarlama taleplerinin haksız olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, kira bedelini uyarlama şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Taraflar arasında 17/05/2007 başlangıç tarihli, 10 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki uyarlama davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı tarafından ... / ...’de Marina projesi ile yapılan AVM’ deki bağımsız bölümün 01.06.2012 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile mücevher mağazası olarak kullanılmak üzere kiralandığını, insanların AVM’ye yeterli ilgiyi göstermediğini, abartılı ve yanıltıcı reklamlar sonucunda iradesinin yanıltılarak kira sözleşmesi yapıldığını, döviz kurunun fahiş arttığını ve emsallerine göre kira bedelinin fahiş kaldığını ileri sürerek, halen aylık 1530USD + KDV olarak ödenen kira bedelinin dava tarihinden itibaren aylık KDV dahil 500 USD olarak uyarlanmasını istemiştir....
Bunun mümkün olmaması hâlinde borçlu, sözleşmeden dönebilir; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak, fesih hakkını kullanır.” denilerek uygulama da kabul edilen uyarlama davasının yasa maddesi haline getirilmiştir. Somut olayda; önceki malik ... ile davalılardan ... arasında 17/05/2007 başlangıç tarihli on yıl süreli kira sözleşmesine ilişkin, taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı yeni malik, 07/05/2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değişen hal ve şartlara göre kira bedelinin uyarlanmasını istemiş ve 12/09/2013 tarihinde iş bu davayı açmıştır. Uzun süreli kira sözleşmelerinde edimler arasındaki dengenin aşırı bozulması ve sözleşmenin taraflar açısından çekilmez hale gelmesi durumunda kira parasının günün ekonomik koşullarına uyarlanması için her zaman “ uyarlama “ davası açılabilir....


