WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Mahkemece davanın kısmen kabulü ile,1.5.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 1 yıllık kira karşılığının 10.804 TL,1 aylık kira bedelinin 900,33 TL olarak ,kira süresinin de 10 yıl olarak ve kira sözleşmesi 12.maddesinin, heryıl kira bedelinin bir önceki yıl kira bedelinin üfe oranında arttırılması ve tahliye talep edilemeyeceği şeklinde uyarlanmasına,fazla istemin reddine karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 2010/17858-2011/7265 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Taraflar arasında 1.5.2003 tarihli kira sözleşmesi ile davacıya ait taşınmaz yıllık 12 TL kira bedeli ile 49 yıllığına hizmet binası olarak davalıya kiralanmış, sözleşmenin 12.maddesinde, kira bedelinin arttırılması ve kısmen ya da tamamen tahliyesinin istenemeyeceği kararlaştırılmıştır....

Gerçekten de uzun bir süreyle kira akdine bağlanmış kiracı ve kiralayanın hak ve vecibelerini, kısa süreli kira sözleşmesinin tarafları ile bir konumda görmenin sözleşme serbestîsi ilkesine, adalet ve mantık kurallarına aykırı olacağında duraksamaya yer olmamalıdır. Aksinin düşünülmesi halinde sözleşmenin fesih edildiği, yeni bir sözleşmenin ortaya çıktığı sonucuna kavuşmak gerekir ki hükümlerini sürdüren bağlayıcı ve ayakta duran sözleşme karşısında bunu kabul etmek mümkün değildir. Dava konusu kiralanana ilişkin 12.11.1972 tarihli protokolde kira artış şartı bulunmadığından yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda uyarlama koşullarının oluşup oluşmadığı açısından değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Mahkemece kira bedelinin tespiti usulüne göre inceleme ve değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir. Kabule göre de ; Dosya arasında bulunan bilirkişi heyeti raporuna göre dava konusu binada davalı ... A.Ş.'...

Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, kira sözleşmesinin 1.5.2006 tarihinden itibaren 29 283,64 USD + KDV olarak kabulüne, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazın, davalı tarafından 1.5.2000 tarihinde 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralandığı ,aylık kiranın 25 000 USD + KDV olduğu, bilahare 1.5.2003 tarihinde yapılan ek protokol ile 22 500 USD + KDV ye indirildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı son yıllarda dolarda meydana gelen değer kaybını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece dolar ve TEFE deki artışlar gözetilerek hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Oysa uyarlama talebinde bulunulabilmesi için karşılıklı edimler arasındaki dengenin, öngörülemeyecek biçimde şartların olağanüstü değişmesiyle sonradan taraflardan biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulması gerekmektedir....

Sonuçta verilecek her türlü karar, az yukarıda açıklanan esaslara aykırı olmamalı, dayanaklarını içerir şekilde gerekçeli ve Yargıtay denetimine uygun olmalıdır.Dava konusu olayda mahkemece kira bedelinin uyarlanmasına karar verilmişse de, uyarlama davalarında dikkate alınması gereken, az yukarda açıklanan kural ve yöntemlerin gözetilmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tarafların gösterdiği emsaller ile taşınmazın bütün özellikleri de dikkate alınarak genel ifadeyle sonuca ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Eksik incelemeyle ve kira tespitine ilişkin esas ve usullere göre 2012/2412-7297 uyarlamaya karar verilemez....

Mahkemece, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden dava tarihine kadar olan dönem de ekonomik koşullarda kira sözleşmesini temelinden çökertecek şekilde ön görülemeyecek bir değişikliğin yaşanmadığını, dolayısıyla uyarlama koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Olayları izah taraflara hukuki nitelendirme ise hakime ait bir görevdir. Somut olayda; taraflar arasındaki kira sözleşmesi 01.07.2004 başlangıçlı olup, 5 yıl sürelidir. 5 yıllık süre 31.06.2009 tarihinde sona ermiştir. Davacı da 5 yıllık sürenin sona erdiği yeni dönem olan 01.07.2009 gününden itibaren kira tesbitini istemiş, 5 yıllık dönem içine ilişkin bir uyarlama talebi yoktur. 5 yılılk dönemin bittiği tarihten (yeni dönemden) itibaren talepte bulunulduğundan dava kira uyarlaması davası değil, kira tesbit davasıdır. HUMK 8/II/1 yine HMK 8/b/1 maddesine göre kira tesbit davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemeleridir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kira uyarlama, alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira uyarlama ve alacak davasına dair karar Dairemizin 28.11.2012 gün ve 11880-15564 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere göre 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 440.maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE ve aynı yasanın 442.maddesi gereğince takdiren 210.00.-TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına, karar düzeltme harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Davalı, dava konusu mecurda 1950’li yıllardan beri kiracı olarak bulunduğunu, en son 18.3.1997 tarihli kira sözleşmesi gereğince başlangıçta belirlenen kira parasının sözleşme şartlarına uygun olarak arttırıldığını, kiralanan ... içersindeki mevcut yapı ve tesisleri kendilerinin inşa ettiklerini, kira süresi sonunda mevcut tesislerin bedelsiz olarak davacıya devredileceğinin hüküm altına alınmasının kira parasının belirlenmesinde büyük etken olduğunu, sözleşme tarihinden sonra kira parasının uyarlanmasını gerektirecek beklenmeyen bir değişiklik olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir....

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/365 Esas sayılı dosyası ile ikame etmiş olduğu bir uyarlama davası bulunduğunu, tahliye talebinin reddi yönündeki karar doğru olmakla birlikte, itirazın kaldırılması yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, Mahkeme tarafından kira sözleşmesine itiraz olunmadığı yönündeki tespitin doğru olmadığını, kira bedellerine yönelik uyarlama davası olduğunu, uyarlama davasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini, davalı aleyhine icra inkar tazminatı verilmesinin de hatalı olduğunu, alacağın likit olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin uyarlanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı davalıya ait meskende 27/12/2006 tarihinden beri kiracı olarak oturduğunu kira bedelinin 01/10/2008 – 30/09/2009 tarihleri arasında aylık 800.00 tl olarak ödendiğini ancak 2008 yılında başlayan ekonomik kriz nedeniyle kira bedelinin fahiş hale geldiğini belirterek 01/10/2009 tarihinden itibaren başlayacak yeni kira dönemi için aylık kira bedelinin 400.00 tl olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir....

Mahkemece dava tarihi itibarıyla geçmişe yönelik kira uyarlama talebinin ve kira bedelinden muaf tutulma talebinin reddine karar verilmesi doğru ise de, terditli olarak talep edilen kira sözleşmesinin uzatılması talebine yönelik inceleme yetersizdir. Mahkemece aldırılan bilirkişi heyet raporunda, sel felaketi nedeniyle tesisin zarar gördüğü ve yıkıldığı, yeniden inşaa edilmiş vaziyette olduğu, tesisin yeniden inşa edilmesi için makul sürenin ise altı ay olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bu durumda davacının sözleşme süresini 6 ay süreyle uzatma talebinin haklı olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

UYAP Entegrasyonu