"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kira uyarlaması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, mülkiyeti kendisine ait taşınmazı davalı bankaya 06.07.2004 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladığını, kira bedelinin 2.500.Euro olarak belirlendiğini, sözleşmede herhangi bir artırım şartı bulunmadığını, çevredeki gelişmeler nedeniyle kira fiyatlarının hızlı bir şekilde arttığını, aylık kira bedelinin emsal kira değerleri yanında çok düşük kaldığını ileri sürerek aylık kira bedelinin 12.000.TL olarak belirlenmesi istemiştir. Davalı, uyarlama şartlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kira (uyarlama) Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira (uyarlama) davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira parasının uyarlanması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde ... Turizm Merkezinde bulunan iş yerlerinin kiracısı olduğunu dünyayı etkileyen global krizin Türkiye’de de etkisini hissettirmesi nedeniyle 2008 yılından itibaren zarar ettiğini, bir çok AVM kiralarında düşüşe gidildiğini, işlem temelinin çökmesi nedeniyle akdin yeni şartla uyarlanmasını isteyerek kira bedelinin 1500 TL olarak tespitini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur....
Dolardaki ani yükseliş ve düşüşler tek başına uyarlama koşullarını oluşturmaz. Davacılar dava açarken çevresel gelişme ve kiralanandaki değer artışınıda uyarlama sebebi olarak ileri sürmüş iselerde, sözlşmelerin kurulduğu tarihlerden sonra geçen süre içinde gerek taşınmazın bulunduğu çevrede, gerekse kira bedellerinde çok buyük ve olağanüstü değişimlerin olduğu, çevrenin ticari yönden çok geliştiğini kanıtlıyamamışlardır. Nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporundada sadece dövizin TL karşısındaki değişimi, Tefe ve Tüfe oranları esas alnarak hesaplama yapılmış, kiralananların bulunduğu çevrenin olağanüstü geliştiği ve değiştiğine dair bir belirleme yapılmamıştır. Hal böyle olunca dava konusu olayda uyarlama şartlarının bulunmadığı gözetilerek davanın tümüyle reddine kara verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır....
Bunun mümkün olmaması hâlinde borçlu, sözleşmeden dönebilir; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak, fesih hakkını kullanır.” denilerek uygulama da kabul edilen uyarlama davasının yasa maddesi haline getirildiği belirtilmiştir. Somut olayda; taraflar arasında geçerli kabul edilen kira sözleşmesi 01.09.2007 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli olup davacı, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değişen hal ve şartlara göre kira bedelinin uyarlanmasını istemiş ve 18.05.2015 tarihinde davayı açmıştır. Uzun süreli kira sözleşmelerinde edimler arasındaki dengenin aşırı bozulması ve sözleşmenin taraflar açısından çekilmez hale gelmesi durumunda kira parasının günün ekonomik koşullarına uyarlanması için her zaman “ uyarlama “ davası açılabilir....
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; uyarlama koşullarının oluşup oluşmadığı yeteri kadar irdelenmediği gibi, yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alınmadan, dava konusu taşınmaza benzer kira sözleşmeleri ve emsal araştırılması yapılmadan ve kira bedelinin tespiti davasındaki usul ve esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu görülmektedir....
Mahkemece 15.3.2002 tarihli kararla yıllık kira bedelinin 24.8.1999 tarihi itibarıyla 601.812 Amerikan Doları olarak uyarlanmasına,18.maddedeki toplantı salonunun kullanılması ile ilgili olarak ,20 toplantıya kadar bedelsiz kullanma,sonrası için %50 indirimli olarak kullanılması olarak uyarlanmasına karar verilmiş,kararın taraflarca temyizi üzerine dairenin 2002/7972-1225 esas ve karar sayılı ve 15.11.2002 tarihli bozma ilamında özetle;davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddine, uyarlama davası ile kira parasının günün ekonomik koşullarına intibak ettirilmesi sağlanmış olup,sözleşmenin kira parası dışındaki diğer maddelerinde değişiklik yapılmasının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kararın bu yönüyle bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece kesinleşen bozma ilamına uyularak verilen 30.5.2005 tarihli kararla kira parasının uyarlanmasına ve sözleşmenin kiralayanın tesisten faydalanmasına ilişkin 15. ve 16. maddeleri ili ilgili evvelce verilen karar bozma ilamına...
Buna göre, yukarıda açıklanan sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin kural ve yöntemlerin ışığı altında mahkemece; yerinde uygulama yapılıp, uzman bilirkişiler düşüncesinden de yararlanmak suretiyle, kiralananın niteliği, kullanma alanı, konumu, bölgede kira parasını da etkileyecek normalin üstündeki imar ve ticari gelişmeler gibi değişiklikler, emsal kira paraları, vergi ve amortisman giderlerindeki artışlar araştırılıp, değerlendirilerek, sonuçta işlem temelinin çöktüğü, sözleşmedeki çıkar dengesinin katlanılamayacak derecede davacı aleyhine bozulduğunun benimsenmesi halinde kiracının ne miktar kira parasından sorumlu olacağının, taraflarca sunulan veya bilirkişilerce resen tespit edilen emsal kira sözleşmeleri dikkate alınarak ve emsallerde de keşif yapılarak belirlenmesi, böylece sözleşmedeki kira parasını, tarafların amacına uygun objektif iyiniyet, hak ve nesafet (TMK 2/1, 4. md) kurallarının elverdiği ölçü ve düzeyde, brüt kira bedeline uyarlanması, aksi halde ise davanın reddine...
O halde mahkemece yukarıda geniş şekilde açıklanan uyarlama yöntem ve kurallarının ışığı altında, sözleşmedeki özel intibak hükümleri, kira bedelinin Dolar üzerinden kararlaştırılmış olması, kiralananın niteliği, kullanma alanı, konumu, bölgede kira parasını da etkileyecek normalin üstündeki imar ve ticari gelişmeler gibi değişiklikler, emsal kira paraları, vergi ve amortisman giderlerindeki artışlar araştırılıp, değerlendirilerek, sonuçta işlem temelinin çöktüğü, sözleşmedeki çıkar dengesinin katlanılamayacak derecede davacı aleyhine bozulduğunun benimsenmesi halinde kira bedelinin uyarlanmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece; yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
. - K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasında finansal kiralama sözleşmeleri akdedildiğini, davalı kiracının açtığı uyarlama davasında müvekkili şirket aleyhine ihtiyati tebdir kararı verilip, akdedilen finansal kiralama sözleşmeleri ile kullandırılan döviz ödemeli kredinin 15.04.2001 tarihinden itibaren aylık kira taksit tutarlarının Türk Lirası karşılığı sabitlendiğini, borçluların kira ödemelerini sabitlenen kur üzerinedn yaptıklarını ve bu durumun davacı şirket açısından sözleşme edimlerinde aşırı nispetsizliğine ve dengelerin bozulmasına sabep olduğunu, davacı lehine sonuçlanan uyarlama davasının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, ihtiyati tedbir kararı gereğince sebitlenen kur ile ihtiyati tedbir kararı alınmasaydı hangi kur uygulanacak idiyse o kur arasındaki fark olan toplam 61.622 Euro kira bedelinin, 15.04.2001 tarihinden ihtarname tarihine kadar işlemiş 44.155 Euro sözleşme faizi ile birlikte 105.777 Euro toplam borcun keşide edilen ihtarnameye rağmen ödenmediğini...
Nitekim, dairemizin sapma göstermeyen oturmuş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca ve öğretide de tasvip gören kararlarıyla, enflasyon olgusuna dayanarak kiralayanların açtıkları kira bedelinin yeni şartlara uyarlanması davaları mesmu kabul edilmiştir. ( Bkz. Yargıtay 13. HD. 14.02.1990, 5697/8708 ve 21.11.1991,8374-10619, HGK 1992/13-360 E., 1992/425 K., 01.07.1992 T. ) Öyleyse, uyarlama esas ve ilkeleri lehine oluşmuş ise, kiracının da kira bedelinin uyarlanması için dava açabileceği "Evleviyetle" kabul edilmesi gerekir. Uyarlama davalarında, hâkimin gözden kaçırmaması gereken temel esaslar şöyle sıralanabilir: Sözleşmeye bağlılık ve saygı esastır. Uyarlama daima yardımcı bir çözüm olarak düşünülmelidir....


