Mahkemece; uyarlama koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bozmadan sonra alınan bilirkişi raporu, kira bedelinin tespiti davasındaki usul ve esaslar göz önünde bulundurularak hazırlanmış olup, raporda uyarlama koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin bir değerlendirmeye yer verilmemiştir. Bundan ayrı mahkemece, bozma kararında belirtilen hususlarda yapılan herhangi bir araştırma da bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece; bozma kararında açıklanan ilkeler ışığında, uyarlama şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bozma gerekleri yerine getirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Mahkemece, dava konusu taşınmaza ilişkin taraflar arasında 10/04/2012 tarihli kira sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin 4. maddesine göre her yıl kira bedelinin üretici fiyat endeksine göre artırılacağının belirlendiği, hukukumuzda sözleşme serbestiyeti ile birlikte sözleşmeye bağlılık ilkesi geçerli olması karşısında bu ilkenin istisnalarından olan kira bedellerine ilişkin uyarlama davası olarak davanın ele alındığı, dosya içeriği, beyanlar, gelen evraklar, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde bölgedeki emsal kira sözleşmeleri, vergi ve amortisman artışları, taşınmazın cinsi, yüzölçümü, bulunduğu mevkii, bölgedeki hızlı ticari ve imar alınındaki değişiklikler ve gelişme nedeniyle kira bedellerindeki artışlar dikkate alınarak Türk Medeni Kanunun 4 ve 2 ci maddeleri gereğince iyi niyet, hakkaniyet ve nesafet ilkeleri ışığında uyarlama ilke ve esaslarına da sadık kalınarak kiraya konu taşınmazın 10/04/2015-10/04/2016 kira dönemine ilişkin güncel kira bedelinin dava tarihi itibariyle...
-TL borç tahakkuk ettirildiğini, bu borcu ödemesinin mümkün olmadığını, fiilen kullanmakta olduğu 2 dönüm civarındaki araziye ödediği kira bedelinin fahiş olduğunu, kira sözleşmesindeki artış oranının ÜFE artışı oranında uyarlanmasını, artış şartı doğrultusunda ödeme yapmaya devam etmesi halinde kira bedelinin arazinin değerini aşacağını belirterek kira bedelinin tespitini ve ödemiş olduğu miktarın ödemesi gereken miktardan tenkis edilerek borcun tahakkuk ettirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının kira bedellerini eksik olarak ve gecikmeli ödediğini, kiralanan arazinin tamamını halen kullandığını, kesinleşmiş kira borçları olduğunu ve kira bedellerinin geçmişe dönük olarak yeniden hesaplanması talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalının 1.4.2000 başlanğıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracısı olduğunu, davalının 2001 ekonomik krizini sebep göstererek uyarlama davası açtığını, mahkemece aylık kiranın 2.435 Dolar olarak tespit edilip sabitlendiğini, ödemenin günümüze kadar bu şekilde yapıldığını, 2002 Yılı Eylül ayı itibariyle enflasyonun etkilerinin ortadan kalktığını, ödemenin sözleşme ile belirlenen miktarın altında kaldığını, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek kira sözleşmesinin 4. maddesinin aynen uygulanmasına ve sözleşmede yazılı kira ücretleri üzerinden sözleşmenin yeniden uyarlanmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....
Mahkemece bozma doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılması yasal zorunluluk haline gelir.Davalılar gerek cevap dilekçelerinde ve gerekse yargılama sürecinde enflasyondaki düşüşün bina ve 2009/7013-11761 kira bedellerinde artışa neden olduğunu,kiralanın bulunduğu yörenin kıymetlendiğini ve kiralananın da değer kazandığını uyarlama şartlarının oluşmadığını savunmuşlardır....
Davacı uyarlama davası açtıktan sonra vaki icra takibi sebebiyle ödediği bedele, ödeme tarihinden itibaren faiz verilmesini isteyemez ise de davalı, uyarlama davasına ait kararın kesinleşmesi tarihi itibariyle fazla tahsilat yaptığını öğrendiğine göre bu tarihten itibaren faiz ödemek zorundadır. Mahkemece, fazla ödenen kira bedeline, uyarlama kararının kesinleştiği 10.2.2004 tarihinden takip tarihi olan 12.3.2004 tarihi arasındaki dönem için işleyecek faiz miktarı hesaplatılarak bulunacak miktar için davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 4.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bunun mümkün olmaması hâlinde borçlu, sözleşmeden dönebilir; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak, fesih hakkını kullanır.” denilerek uygulama da kabul edilen uyarlama davasının yasa maddesi haline getirilmiştir. Somut olayda; taraflar arasında geçerli kabul edilen kira sözleşmesi 20/10/2010 başlangıç tarihli ve on yıl süreli olup davacı, 20/10/2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değişen hal ve şartlara göre kira bedelinin uyarlanmasını istemiş ve 15/10/2015 tarihinde davayı açmıştır. Uzun süreli kira sözleşmelerinde edimler arasındaki dengenin aşırı bozulması ve sözleşmenin taraflar açısından çekilmez hale gelmesi durumunda kira parasının günün ekonomik koşullarına uyarlanması için her zaman “ uyarlama “ davası açılabilir....
Somut olayda davacı aralarındaki kira sözleşmesinin uzun süreli olduğunu, ödenen kira bedelinin çok düşük kalması nedeniyle sözleşmedeki dengenin kiralayan davacı aleyhine bozulması nedeniyle aylık kira bedelinin 180.000.00 YTL olarak uyarlanmısını istemiştir. Gerçekten de davalı kiracı ile taşınmazın önceki maliki arasında düzenlenen 1.8.1995 tarihli ek protokolde kira bedelinin her yıl banka yönetim kurulu kararı ile belirleneceği açıkca belirtilmiştir. Bu şekildeki bir kararlaştırma karşısında yani kira bedelinin belirlenmesi yetkisi mal sahibine tanındığına göre uyarlama davasının koşullarının oluşmadığı düşünülebilir. Ancak davalı kiralayan tarafından belirlenen kira bedeli davalı tarafından kabul edilmemekle taraflar arasında kira bedelinin miktarı yönünden bir muaraza yaratılmış olduğunun kabulü gerekir....
Mahkemece, davacının eldeki davayı açmadan önce Ocak 2007-Haziran 2007 arasına tekabül eden ayların kirasını ödemeyerek temerrüde düştüğü, uyarlama davasının açılabilmesinin ön koşulunun kiracının kira parasını ödemede temerrüde düşmemesinin gerektiği gerekçe gösterilerek davanın 2008/10063-2009/3587 reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, bu davasında davalının kendisine uzun süreli olarak kiraya verdiği 583,317 m2 alanındaki zeytinlikten son iki yıldır bölgede yaşanan kuraklık nedeniyle hasat elde edemediğini ve kira paralarını ödeyemediğini ileri sürerek uyarlama suretiyle kira bedelinin indirilmesini istemiştir. Bir davada ileri sürülen olguları kanıtlamak taraflara, kanıtlanan olgulara göre hukuksal nitelendirmeyi yapmak, uygulanması gereken yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak uygulamak hakimin görevidir. (HUMK....
Mahkemece, davacının eldeki davayı açmadan önce temmuz 2007-Haziran 2007 arasına tekabül eden ayların kirasını ödemeyerek temerrüde düştüğü, uyarlama davasının açılabilmesinin ön koşulunun kiracının kira parasını ödemede 2008/10062-2009/3586 temerrüde düşmemesinin gerektiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, bu davasında davalının kendisine uzun süreli olarak kiraya verdiği 404.574 m2 alanındaki zeytinlikten son iki yıldır bölgede yaşanan kuraklık nedeniyle hasat elde edemediğini ve kira paralarını ödeyemediğini ileri sürerek uyarlama suretiyle kira bedelinin indirilmesini istemiştir. Bir davada ileri sürülen olguları kanıtlamak taraflara, kanıtlanan olgulara göre hukuksal nitelendirmeyi yapmak, uygulanması gereken yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak uygulamak hakimin görevidir. (HUMK....


