Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 01.10.2002 tarihli hasılat kira sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan fiili müdahalenin önlenmesi için muarazanın giderilmesi, tek taraflı feshi işleminin geçersizliğinin tespiti ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemleri ile açılmıştır. Davalı sözleşmenin, sözleşmede öngörülen süre içinde fesh edildiğini, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununa göre yapıldığından anılan kanunun 75.maddesi uyarınca mecura el koymanın yasal olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiş, hükmü davalı kiralayan temyiz etmiş, dairemizce onanmıştır. Davalı, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Gerçekten, taraflar arasındaki 01.10.2002 başlangıç tarihli hasılat kira sözleşmesi 3 yıl sürelidir. Kira ilişkisinin 30.09.2005 tarihinde sona ereceği sözleşmede kararlaştırılmıştır....
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemenin kira sözleşmesi süresinin dolduğuna ilişkin tespitinin yerinde olmadığı, sözleşme süresi dolmadan herhangi bir bildirim yapılmadığı, belirli kira sözleşmesinin zımnen yenilenerek belirsiz süreli hâle geldiği, 10 yıllık sürenin dolmadığı, kiracılık sıfatının tespiti ve tahliyeye ilişkin davanın henüz kesinleşmediği, ihtiyati tedbir kararı kaldırılmış olsa da dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte tahliye işleminin durdurulması konusunda verilmiş ihtiyati tedbir kararının mevcut ve geçerli olduğu, sonradan kaldırılmış olmasının yapıldığı anda hukuka aykırı olan ihaleyi sonradan hukuka uygun hâle getirmeyeceği, Mahkemece eksik inceleme yapıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir....
Davalı şirketin üretim yerinin kira sözleşmesinin sonrası dava dışı ----- kiralamıştır. ------ olup bu şirketin ortağı/yetkilisi de ----- 2-g)Davacının; -------- dahil tüm elektronik erişim kanallarının kapatıldığı, davalı şirketten dolaylı olarak çıkarıldığı iddiasının incelenmesi: Davacının işbu iddiasına ilişkin olarak dava dosyasında somut herhangi bir evrakın bulunmadığı, davacıya ait------- dahil tüm elektronik erişim kanallarının kapatıldığının dosya kapsamındaki delillerden tespitinin yapılamadmıştır. 2-ğ)Davacının; davalı şirketin diğer ------ üyesi tarafından, sanki tek ortaklı bir şirket gibi tek başına yönetilmeye çalışıldığını, hatta yönetim kurulu yerine dışarıdan üçüncü kişilerin davalı şirketi yönetmesine izin verildiği iddiasının incelenmesi: ----- kendisinden şikayetçi olunmasından sonra karakolda verdiği ifadede şirketin ------- olduğunu beyan etmiştir. Davalı tarafın sunduğu ---- sunulduğu delilde davacının --- tarihinde----- talep ettiği görülmektedir....
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Davacının, fesih işleminin müvekkili aleyhine uygulanmasının tedbiren durdurulmasını talep ettiği, talebin yeterli açıklıkta olmaması nedeni ile taşınmazın devrinin önlenmesini talep ettiğinin kabul edildiği, işbu ihtiyati tedbir talebi yönünden taşınmazın davanın konusunu oluşturmadığından tedbire konu edilemeyeceği, ihtiyati haciz talebi bakımından ise İİK 257/1 md. yasal şartları taşımadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle Davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin bu aşamada ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir....
İhtiyati tedbir isteyen vekili istinaf dilekçesinde : Müvekkil şirketin, dava dilekçesinde sunduğu sözleşme, teminat mektubu ve yapılan harcamalara ilişkin belgeler ve fesih bildirimleri ile davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat ettiğini, özellikle fesih işleminin yetkisiz bir makam tarafından yapıldığı ve fesih gerekçesinin fiilen ortadan kalktığına dair iddialarının yaklaşık ispat için yeterli düzeyde olduğunu; Yasanın aradığı şartlar yerine getirilmeksizin iyi niyetten ve eşitlik ilkesinden yoksun sözleşmesinin feshi işlemine karşı açılan davada, davacı firmanın haklılık durumu, telafisi güç zararların varlığı ve yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği dikkate alındığında öncelikle sözleşmenin feshi işleminin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini; Fesih tarihinde müvekkil şirketin edimlerini yerine getirmemesi veya sözleşmeye aykırılık teşkil eden bir durumun mevcut olmadığını, malzeme teminine ilişkin eksikliklerin, fesih tarihinden önce tamamen...
İhtiyati tedbir isteyen vekili istinaf dilekçesinde : Müvekkil şirketin, dava dilekçesinde sunduğu sözleşme, teminat mektubu ve yapılan harcamalara ilişkin belgeler ve fesih bildirimleri ile davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat ettiğini, özellikle fesih işleminin yetkisiz bir makam tarafından yapıldığı ve fesih gerekçesinin fiilen ortadan kalktığına dair iddialarının yaklaşık ispat için yeterli düzeyde olduğunu; Yasanın aradığı şartlar yerine getirilmeksizin iyi niyetten ve eşitlik ilkesinden yoksun sözleşmesinin feshi işlemine karşı açılan davada, davacı firmanın haklılık durumu, telafisi güç zararların varlığı ve yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği dikkate alındığında öncelikle sözleşmenin feshi işleminin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini; Fesih tarihinde müvekkil şirketin edimlerini yerine getirmemesi veya sözleşmeye aykırılık teşkil eden bir durumun mevcut olmadığını, malzeme teminine ilişkin eksikliklerin, fesih tarihinden önce tamamen...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/753 Esas sayılı dosyasında; davacı, davalı tarafın maliki olduğu taşınmazı restaurant olarak 01/01/2020 başlangıç tarihli, 8 yıl süreli ve aylık 23.000 TL bedelli kira sözleşmesi ile kiraladığını, pandemi süreci nedeniyle bir çok iş yerinin kapandığı, ticari faaliyetlerinin bitme noktasına geldiği ve aylık kira bedellerinin ödenemez durumda olduğunu, iş hacminde meydana gelen düşüş nedeniyle TBK'nın 138. maddesinde ön görülen şartların oluşması nedeniyle kira bedelinin 01/05/2020 tarihinden itibaren ve Covid-19 salgının etkili olduğu dönem boyunca geçerli olmak üzere aylık 11.500 TL'ye uyarlanması ve aylık 11.500 TL olarak ödenmesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince, uyuşmazlığın esasını çözer nitelikte olduğundan ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, davacının tacir olup davalı kiralayan ile yazılı bir sözleşmesinin bulunduğu, bu aşamada kira sözleşmesinin uyarlanması için yaklaşık ispata elverişli delil bulunmadığı...
a ait teçhizat ve eşyaların cebri icra yoluyla kaldırılarak restoranlar'ın tahliyesine ve kira sözleşmelerine konu alanların boş olarak müvekkili şirkete teslimine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece;Açılması muhtemel esas hakkındaki davaya konu talebi karşılayacak mahiyette tedbir kararı verilemeyeceğinden "İhtiyati tedbir talebinin reddine,"karar verilmiştir....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/753 Esas sayılı dosyasında; davacı, davalı tarafın maliki olduğu taşınmazın restaurant olarak 01/01/2020 başlangıç tarihli, 8 yıl süreli ve aylık 23.000 TL bedelli kira sözleşmesi ile kiralandığını, pandemi süreci nedeniyle bir çok iş yerinin kapandığı, ticari faaliyetlerinin bitme noktasına geldiği ve aylık kira bedellerinin ödenemez durumda olduğunu, iş hacminde meydana gelen düşüş nedeniyle TBK'nun 138. maddesinde ön görülen şartların oluşması nedeniyle kira bedelinin 01/05/2020 tarihinden itibaren ve Covid-19 salgının etkili olduğu dönem boyunca geçerli olmak üzere aylık 11.500 TL'ye uyarlanması ve aylık 11.500 TL olarak ödenmesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince, uyuşmazlığın esasını çözer nitelikte olduğundan ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, davacının tacir olup davalı kiralayan ile yazılı bir sözleşmesinin bulunduğu, bu aşamada kira sözleşmesinin uyarlanması için yaklaşık ispata elverişli delil bulunmadığı...
, Adi Ortaklık sözleşmesinin esaslı unsurlarının taraflar arasında düzenlenmemiş olması, sermaye koyma borcunun her iki tarafça ihlali Mahkemelerce verilmiĢ bulunan Tedbir karaları uyarınca terhit işlemlerinin yapılamaması bu bağlamda sözleşmenin 5-6 ve 7....


