WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlu aleyhine yazılı sözleşme ile kiralanan taşınmazın kira süresinin bitmesi nedeniyle başlatılan tahliye istemli ilamsız takipte borçlu vekili, tahliye emrinin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.Takibin şekli itibariyle İİK'nun 274/1. maddesi uyarınca, itiraz etmek isteyen kiracının itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine bildirmesi gerekmektedir.Somut olayda; başvuru itiraz niteliğinde olup, itirazın icra dairesine yapılması gerekirken, mahkemeye yapılan başvuru...

Davacı alacaklının, davalı borçlu hakkında kira bedellerinin tahsili amacıyla yaptığı tahliye istemli icra takibine, davalı vekilleri tarafından 20/06/2012 tarihinde itiraz edilmesi üzerine alacaklı, icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi talebinde bulunmuştur. Davalı borçlu adına icra takibine itiraz, dosyada vekaletnamesi bulunan vekili Av.... tarafından yapılmış olmasına rağmen, mahkemece duruşma gün ve saatini bildirir tebligat davalı asile yapılmıştır. Tebligat Kanununun 11.maddesi ve Avukatlık Kanununun 41.maddesine göre vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekir. Asile Yapılan tebligat taraf teşkilinin sağlandığı sonucunu doğurmaz. Borçlular vekiline duruşma günü bildirir tebligat yapıldıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır....

Davacı alacaklı tahliye istemli olarak davalı borçlu aleyhine başlattığı icra takibi ile kira alacağının tahsilini istemiştir. Ödeme emri borçluya 23/12/2014 tarihinde tebliğ olunmuş, borçlu 25/02/15 tarihinde itiraz etmiştir. İcra müdürü itirazın yasal süreden sonra yapılması nedeniyle reddine karar vermiş, davalı borçlu tebligatın usulsüz olduğundan bahisle şikayet yoluyla tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olduğunun belirlenmesi isteminde bulunmuştur. Buna ilişkin dava sayılı kararı ile reddedilmiş ancak kesinleşmemiştir. Davalı borçlunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 7 günlük süreden sonra itiraz etmesi nedeniyle temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verilmiş ise de davalı borçlu tarafından ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğuna dair.... İcra Mahkemesinin 2015/217-249 sayılı dava dosyasının sonucunun beklenmesi ve ondan sonra bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir....

Dava, kira alacağının tahsili için haciz ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın kaldırılması isteminin feragat nedeniyle reddine, kiralananın tahliyesine karar verilmiş karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçelere göre davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince; itirazın kaldırılması ve tazminat talebi feragat nedeniyle reddedilmiş olup, davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret tarifesi hükümlerine göre maktu vekâlet ücreti verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek karar verilmesi doğru değildir....

Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre belirlenmelidir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hafta tatili ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücret alacakları puantaj kayıtlarına göre hesaplandığı halde takdiri indirim yapılması hatalıdır. Ayrıca tanık beyanlarına göre hesaplanan fazla mesai ücretinden Mahkemece %50 oranında takdiri indirim yapılması hakkın özünü kaldıracak nitelikte bulunduğundan %30'dan aşağı olmamak üzere daha makul bir oranda indirim yapılmak üzere karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 06.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Hâl böyle olunca, öncelikle müdahalenin men'i talebi yönünden dava konusu taşınmazın dava sırasında satılmış olduğu anlaşıldığından HMK'nın 125/2 maddesi uyarınca davayı takip edip etmeyeceği husususun açıklığa kavuşturulması için yeni malike duruşma gününün bildirir ihtaratlı-meşruhatlı davetiye tebliğ edilmeli, davaya katılması, yada katılmamasına göre yeniden değerlendirme yapılması, yine kira ilişkisi de gözönüne alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 bendi gereği kabul edilerek kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

Mahkemece hükme esas alınan raporda davacının anılan eylemi nedeni ile %60 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş ve tazminat tutarı bu kusur oranında indirim yapılarak hesaplanmıştır. Mahkemece hüküm kurulurken BK'nın 43 ve 44.maddeleri gereğince hakkaniyete uygun indirim yapılması gerektiği belirtilerek %25 oranında yeniden indirim yapılmak suretiyle tazminata hükmedilmiştir. Ancak davacının müterafik kusuru, hükme esas alınan kusur raporunda %60 oranında asli kusur olarak belirlenmiş ve indirim yapılmıştır. Bu durumda belirlenen tazminattan yeniden indirim yapılması hakkaniyete uygun düşmemiştir. 3-Davalı Finans Finansal Kiralama A.Ş aleyhindeki dava, trafik kaydına dayanılarak açılmış olup adı geçen davalının "aracı uzun süreli kira sözleşmesi ile kiraladığına" ilişkin savunması üzerine davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, lehine nisbi vekalet ücreti tayin edilmiştir. Trafik kaydına göre davanın adı geçen davalıya yöneltilmesinde davacının bir kusuru bulunmamaktadır....

İlk derece mahkemesince; taşınmazın riskli yapı haline gelmesi ve kiralananın tahliyesinde davalının kusurunun bulunmadığı, kira akdinin yapılması sırasında yapının riskli olduğunun davacı tarafından biliniyor olması ve TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı gereğince tahliye neticesinde oluşan zararların talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur....

KARAR Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1) Davalı borçlu vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiraya veren tarafından açılması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir....

Bu durumda uyuşmazlığın, alacağın işçilik alacağı niteliğinde bulunmaması ve taraflar arasında araç kiralama karşılığı alacak ve aracın davacı adına tescil istemli olması nedenleriyle dava değerine göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Bakırköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 13.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu