WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Davacı vekili de dava dilekçesinde, kiralananın aylık brüt 1.250,00 TL (davacı hissesi brüt 312,50 TL olan kira bedelinin 15.03.2010 tarihinden geçerli olmak üzere aylık brüt 16.000,00 TL (davacı hissesi aylık brüt 4.000,00 TL ) demekle aylık kira parasının müvekkili hissesine düşen kısmının tespit edilmesini istemiştir. Mahkemece bu talebin aşıldığı tüm paylara yönelik olarak karar verildiği görülmüştür. Öte yandan davalının eski kiracı olduğu gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktar daha indirim yapılması gerekir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir....

Mahkemece davacıların cezai şart talebi kabul edilmiş ise de; TBK' nun 182/3 maddesi uyarınca yapılan indirim çok az olmuştur. Bu durumda mahkemece davaya konu taşınmazın maliyetine yakın bir cezai şart ödenmesinin kiracının yararlanma süresi ve taşınmazın yeniden kiralanıp gelir elde edebileceği sürenin kısalığı kalan sözleşme süresinin uzunluğu, bir başka mahkemede davacıların kiralanan taşınmazın eski hale getirilmesi için dava açmış olması ve 1.989.768,00 TL nin tahsiline karar verilmiş olması ve yukarıda açıklanan ilkeler ışığında bir indirim yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairece verilen önceki bozma ilamının (2) nolu bendi kaldırılarak mahkeme hükmünün açıklanan bu değişik gerekçe ile de bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.02.2018 günlü ve 2017/8946 E. - 2017/939 K. sayılı bozma ilamının 1,3,4,5.....

Ancak alacağa konu olay 25.10.2011 tarihinde gerçekleşmiş olmasına rağmen mahkemece 03.11.2010 tarihli kira sözleşmesnin 3.maddesinde kiralayanın kira başlangıcından itibaren kira bedeli almadan 30.11.2010 tarihine kadar tadilat için süre verdiği bu nedenle 1 aylık kira parasını almadığı varsayımı ile tazminattan indirim yapılması hatalı olmuştur. Olaydan yaklaşık 1 yıl önce düzenlenen sözleşme ve yapılan tadilatın dava konusu olayla bir ilgisinin olması mümkün değildir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davacının itirazın iptali talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Hukuk Dairesince davacıların yargılama giderine ilişkin temyizi üzerine ‘’ Davanın kabul ve reddedilen kısımlarının oranı doğrultusunda yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece oranlama hesabında hata yapılarak davalıdan daha az yargılama gideri tahsiline karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesi ile verdiği bozma kararına karşı Mahkemece “Dava, kira tespiti istemli olup, kira tespiti davalarında tespit olunan kira bedeli farkının veya hükmolunan bir yıllık tutarın üzerinden hesaplama yapılması gerekmekte olup, davacı vekili kira bedelinin brüt 1875-TL olarak belirlenmesini istemiştir. Ödenen net kira bedeli 900-TL olup, brüt 1125-TL 'sıdır. Buna göre ihtilaflı kısım 1875-1125=750-TL 'sıdır. Yani gerçek talep 750-TL 'sıdır. Hükmolunan kira bedeli 1250 TL (brüt ) -ödenen kira bedeli 1125-TL (brüt ) =125-TL gerçek kabul olup, reddedilen miktarda 625-TL 'sıdır. Buna göre oranlama yapıldığında kabul edilen miktar talep edilen miktarın % 16,666'sıdır....

Dava, kira alacağının tahsili için tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davacının itirazının kısmen iptaline ve tahliyeye karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince; davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 25.07.2009 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin 500,00 TL olduğu her ay peşin olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır....

b)Davacılar, tespit edilen zarardan bir miktar azına istekte bulunulup kiralanan taşınmazlar için indirim yapılarak istekte bulunduklarını açıklamış olmalarına karşın, tespit dosyasında kiralanan taşınmazlar ve malik olunan taşınmazlar için zarar ayrılmadan tek kalem halinde hesaplandığından yapılan indirim miktarı denetlenememektedir. Şu durumda, davacıların kiralayarak ektikleri taşınmazlar için yeniden hesaplanacak olan zarar tutarının ayrıca belirlenmesi ve bu miktar üzerinden, ekilen ürünlerin zarar görebileceğinin bilinerek kiralama veya ortakçılık yapılması nedeniyle emsal dosyalardaki gibi %30 oranında indirim yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir....

Bundan ayrı olarak da; davada tespiti istenilen dönem hak ve nesafet dönemi olup, bilirkişinin, taşınmazın boş olarak serbest koşullarda getirebileceğini bildirdiği kira bedelinden hakimce uygun bir hak nesafet indirimi yapılarak kira parasının tespiti gerekirken, bilirkişi tarafından bildirilen miktardan indirim yapılmaksızın fahiş kira takdiri doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile bozularak mahkemesine gönderilmiş, mahkemece bozmaya uyularak yargılama yapılmış ve yıllık kira bedelinin 25.000 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dairemizin bozma ilamı öncesinde mahkemece verilen ilk kararda yıllık kira bedelinin 24.000 TL olarak tespitine karar verilmiş, bu karar sadece davalı tarafça temyiz edilmiş, bozma ilamına mahkeme uyduktan sonra en son kararında ise yıllık kira bedelinin 25.000 TL olarak tespitine karar verilmiştir....

İlk derece mahkemesince; sözleşme serbestisi ilkesine göre cezai şarta ilişkin kira sözleşmesi hükmünün geçerli ve tarafları bağlayıcı olduğu, davalının cezai şarttan sorumlu olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre cezai şart bedeli davalının ekonomik mahvına neden olabileceğinden bu bedelden %30 oranında indirim yapılması gerektiğinden bahisle, taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 10.000 Euro'nun dava tarihinden itibaren sözleşmenin 12. maddesine göre işleyecek bir aylık mevduat için geçerli eurbor'un % 3 fazlası oranında gecikme faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulmuştur....

Hukuk Dairesinin 04.06.2012 gün 2012/10313 E. 2012/14092 K sayılı ilamı ile; ''...Somut olayda; bilirkişi heyetinin raporunda hem yerin boş olarak kiraya verildiğinde getireceği kira bedelinin hemde hak ve nesafet kurallarına göre yapılan indirimin belirtildiği, mahkemenin de bu kira bedeline karar verdiği anlaşılmaktadır. Mahkeme tarafından kira bedelinin yerleşik Yargıtay kararlarına göre brüt olarak tespit edilmesi gerektiğinden; 18/11/1964 tarihli ve 2/4 sayılı YİBK.ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre taşınmazın boş olarak getirebileceği kira bedelinden hak ve nesafet ilkelerine göre uygun, makul bir indirimin bilirkişiler tarafından değil hakim tarafından yapılması gerektiğinden; yanılgılı değerlendirme sonucu oluşturulan hükmün bozulması gerekmiştir.'' gerekçesi ile bozulmuştur....

İstinaf Sebepleri Şikayet edilen borçlu istinaf dilekçesinde; alacaklının kendisine mail üzerinden 112.000,00 TL borcu olduğunu belirttiğini,112.000,00 TL tutar üzerinden indirim yapılmasına ilişkin mail göndermiş olmasına rağmen, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, birçok defa, yaşanan COVID-19 salgını nedeniyle kira kontratında güncelleme yapılması, yüzde oran ile ciro hesabına ilişkin taleplerde bulunmasına rağmen bir sonuca varılamadığını, mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, tahliye kararının bu nedenle hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C....

UYAP Entegrasyonu