Davacılar vekili, dava dilekçesinde; davacılara ait arsanın 01/09/2012 tarihli, iki yıl süreli sözleşme ile davalıya kiralandığını, kira sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin 18/02/2014 tarihli ihtarname ile davalıya bildirildiğini, kira süresi 31/08/2014 tarihinde sona ermesine rağmen davalının kiralanan arsayı tahliye etmemesi nedeniyle tahliye istemli takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek haksız itirazın kaldırılmasına ve davalının tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevabında, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde, kiralayanın tahliye talep edebilmesinin kiralanan arsada inşaat yapma şartına bağlandığını, kiralananda herhangi bir inşaat yapılması söz konusu olmadığından kiralayanların tahliye talebinin sözleşmeye uygun olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur....
Hak ve nesafete uygun kira belirlenirken en son ödenen aylık kira bedeline endekse (ÜFE) göre artış yapılarak belirlenen kiradan daha düşük olmayacak şekilde taşınmazın boş olarak kiraya verilmesi halinde getirebileceği brüt kira bedelinden, davalının eski kiracı olduğu gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktarda indirim yapılması gerekir. Olayımıza gelince; Taraflar arasında 01/11/2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafından tespiti talep edilen 01/11/2013 dönemi hak ve nesafet dönemi olup mahkemece hak ve nesafete göre belirleme yapılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki tespit edilecek bedelin her yıl ÜFE oranında yapılacak artış sonucu belirlenen miktardan daha aşağı olamayacağı nazara alınmadan karar verilmesi doğru değildir....
Böyle bir sözleşmede kiracı olan kimse, yeni dönemde kira parasının artırılacağını bilir. Bu nedenle isterse yazılı ihbarda bulunmak şartı ile kira sözleşmesini sona erdirebilir. Olayımıza gelince; Davada dayanılan kira sözleşmesinde kira artış şartı düzenlenmiştir. Sözleşmede kira artışı ile ilgili düzenleme bulunduğundan ve dava 01.01.2013 tarihinde başlayan yeni kira dönemi içinde 27.12.2013 tarihinde açılmış olduğundan, mahkemece davacının dava dilekçesindeki talebinde olduğu gibi 01.01.2014 tarihinden itibaren kira bedelinin tesbitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 01.01.2015 tarihinden itibaren kira bedelinin tespitine karar verilmesi ve sebebi belirtilmeden kira bedelinden fazla indirim yapılması doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır....
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali takibin devamı ve %40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir....
Dava ve birleşen dava, kira alacağının tahsili ve tahliye istemli yapılan takibe vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemidir. Aynı kira sözleşmesindeki kiralayanlar tarafından ayrı ayrı kira alacakları nedeni ile yapılan takiplere itiraz nedeni ile her iki kiralayan tarafından açılan itirazın kaldırılması ve tahliye talepleri birleştirilerek yapılan yargılama neticesinde, davalının asıl dava ve birleşen davadaki itirazının kaldırılmasına, tahliye isteminin ise kiralayanlar tarafından birlikte takip yapılmadığından, tahliye talebi de bölünebilir bir hak olmadığından, bu eksikliğinde yargılama aşamasında giderilemeyeceğinden, tahliye isteminin reddine karar verilmiş, hüküm asıl dava davacısı ve birleşen dava davacısı tarafından tahliyeye ilişkin olarak temyiz edilmiştir. Taraflar arasında, kiralayanları, ... İnşaat Mad.San. ve Tic. A.Ş. ve ... İnşaat ve Mühendislik Asf. Beton Taş. San. Ve Tic. Ldt. Şti, kiracısı ...Beton İnş. ve Müh....
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili için haciz ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı vekili icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur....
anlamına geleceğini, bu tutar herhangi bir şekilde indirim konusu yapılamayacağından, davacı açısından gider sayılacak aylık kira bedelinin 928.406,25 TL’ye çıkarılmış olması anlamına geleceğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir....
Zaten davacının da alışveriş merkezinin açılışına itirazı olmayıp, açılan alışveriş merkezinde eksikliklerin olduğunu, tam olarak faaliyete geçmediğini, bu nedenle kira bedeli istenemeyeceğini savunmaktadır. Kiralananda eksikliklerin tespit edilmesi halinde davalı kiracının 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 305 ve 306. ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 249 ve 250 . ) maddeleri gereği sözleşmenin feshi ya da kira bedelinden indirim isteme hakkı bulunmaktadır. Davacının ise bu konularda bir dava açmadığı anlaşılmaktadır. Davacı kiralananda faaliyete başlamadığını ileri sürmekte ise de, kira sözleşmesinin imzalanması ile kiralanan yerin davacı kiracıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. Davacı da kiralananın kendisine teslim edilmediğini savunmamış, AVM'deki eksiklikler nedeniyle Restoranı açmadığını ifade etmiştir. AVM 01.12.2011 tarihinde açılmıştır. Bu durumda kira ödeme yükümlülüğü 01.12.2011 tarihi itibariyle başladığının kabulü gerekir....
Dava kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı-borçlu tarafından yapılan vaki itiraz üzerine, davacı-alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. mahkemece davanın tahliye yönünden kabulüne, alacak yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı alacaklı ... tarafından davalı borçlu ... aleyhine 25.6.2012 tarihinde başlatılan haciz ve tahliye istemli icra takibinde sözleşmenin yazılı ya da sözlü olduğu açıklanmadan 2012 yılı Şubat-Kasım ayı dahil toplam 3300,00-TL kira alacağı ile işlemiş faizi istenmiştir. Ödeme emri borçlu davalıya 12.7.2012 tarihinde tebliğ edilmiş davalı-borçlu süresinde takibe itiraz etmiştir....
Sözleşme gereğince aylık 1.450 TL kira parasının % 50'si davacı alacaklının, % 25'i de diğer kiralayanların banka hesabına ödenecektir. Davacı alacaklı ... 20 İcra Müdürlüğü'nün 2012 / 8976 sayılı dosyası ile 30.7.2012 tarihinde başlatmış olduğu tahliye istekli icra takibinde Haziran ve Temmuz 2012 aylarından payına düşen miktarın ödenmesini talep etmiştir. Her iki kira sözleşmesinde de kiralayanlar birden fazla olduğundan kiralayanlar arasında mecburi dava arkadaşlığının bulunduğunun kabulü gerekir. Birden fazla kiralayan olması halinde icra takibinin bütün kiralayanlar tarafından yapılması ve davanın da birlikte açılması zorunludur. Zira kira ilişkisinin kurulmasına birlikte karar veren kiralayanların tahliye konusunda da ortak irade sergilemeleri gerekir....


