Ya akdin feshini ya da kira parasının bir miktarının indirilmesini isteyebilir. Olayımıza gelince; taraflar arasındaki 05/08/2010 tarihli kira sözleşmesi ile devlet hastanesi karşısındaki 7 nolu dükkan yıllık 39.000 TL kira bedeli ile davacıya kiralanmış, sözleşme ile kira bedelinin peşin olarak ödeneceği, kiranın iskan ruhsatı alındıktan sonra başlayacağı kararlaştırılmıştır. Kiralananın yapı kullanma izin belgesinin 27/10/2010 tarihinde alınmış olduğu dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme ile davalı kiralayan, kiralanan 7 nolu dükkanın kullanılmasını davacıya bırakmıştır. Kira sözleşmesinin geçerli olması ve kira borcunun ödenmesi için kiralananın kullanılmış olması gerekli değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içerisinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile arasında 30.3.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca 3 yıllığına kiralanan işyerinin kira bedelinin davalıya peşin ödendiğini, ancak mecuru kiraladıktan 6 ay sonra tahliye ederek davalıya teslim ettiğini, teslim sırasında davalı tarafından düzenlenen 30.1.2012 tarihli belgede peşin alınan 3 yıllık kira bedelinin oturulmayan dönemlerine ait kira bedelinin 25.1.2012 tarihinde kendisine ödeneceği belirtilmesine rağmen davalının bu ödemeden imtina ettiğini, bu nedenle ödenen bedelin iadesi amacıyla davalı aleyhine takip başlattığını, davalının...
Ancak, eldeki davanın konusu olan ve hukuken kurulmadığının tespiti istenen kira sözleşmesine dayanılarak taraflar arasında yukarıda açıklanan peşin ödenen kira bedelinin iadesi istemli dava açılmıştır. Dairemiz denetiminden de geçen bu davada kira sözleşmesinin hukuken geçerli olduğu, ancak taşınmazın kullanım amacına uygun olarak teslim edilmemesi nedeniyle ödenen kira bedelinin iadesinin gerekeceği kabul edilmiştir. Diğer bir anlatımla, eda davası içerisinde dava konusu sözleşme ilişkisinden kaynaklanan hukuki ilişki saptanmış olup davacının yeniden tespit istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece davanın açıklanan nedenlerle reddi gerekirken aksine düşüncelerle kabulü doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Davacı taraf davalı taraftan satın almış olduğu taşınmazın geç teslim edilmesinden dolayı mahrum kaldığı 1.500,00 TL kira bedelinin iadesi için dava açmış, dava devam ederekn alınan bilirkişi raporu doğrultusunda talebini ıslah ederek 4.155,75 TL'ye yükseltmiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine verilmiş olmakla reddedilen ve davacı tarafından temyiz edilen bölüm olan 468,20 TL karar tarihi itibariyle 2.080,00 TL. yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2. fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle davacının miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz dilekçesinin REDDİNE ,peşin alınan harcın istekk halinde iadesine, 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
A.Ş. aleyhine açtığı davada, peşin ödenen kira bedelinin iadesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece, dava dilekçesinin, davalı şirkete tebliği için çıkartılan davetiyenin bila tebliğ iade edilmesi üzerine, şirketin yetkili temsilcileri olan ... ve ...'ye duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek yargılamaya devam edilmiştir. 2.Yargılama sonunda 28.11.2017 tarihli karar yine davalı şirkete tebliğ edilmeden, davalı şirketin yetkili temsilcileri ... ve ...'ye, şirket adına tebligat yapıldığı belirtilmeksizin, tebliğ edilmiştir. 3. Davanın, ... Palas Otelcilik Turizm Seyahat İnş. Tic. ve San. A.Ş. aleyhine açıldığı, davaya dayanak sözleşmede kiraya verenin şirket olduğu, şirketin yetkili temsilcileri olan ... ve ...'...
Bu durumda davacı 25.06.2008-09/06/2009 tarihleri arasında kira bedelinden sorumlu olup, bu tarihler dışında kalan kısım için peşin ödenen kira bedelinin iadesi gerekirken, Mahkemece hükmün gerekçesinde kiralananın kiracıya teslim tarihi olan 31.07.2008 tarihi ile kiralananın kiraya verene teslim tarihi olarak kabul edilen 09.06.2009 tarihleri arasında kiralananın 10 ay 9 gün kullanıldığı, 1 yıllık kira bedelinin peşin ödendiği, kiracı tarafından kullanılmayan sürenin 1 ay 21 gün olduğu kabul edilerek iadesine karar verilen kira bedelinin buna göre hesap edilmesi doğru değildir. 3-Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyizine gelince; davalı talebinde fazlaya dair haklarının saklı tutarak davalıya peşin olarak ödenmiş olan kira bedelinden sözleşmenin feshi tarihi itibari ile geriye kalan kısmından 10.000 TL kira bedeli, 10.000 Euro depozito bedeli ve 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan 02.05.2009 tarihi itibari ile ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş olup...
Dava, kira sözleşmesinin feshi, peşin ödenen kira bedelinin iadesi ile taşınmaza yapılan zorunlu ve faydalı imalat bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyalarak yapılan yargılama sonucunda sözleşmenin feshine, istirdat isteminin kısmen kabulüne, faydalı ve zorunlu imalat bedellerine ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik olmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacı vekilinin faydalı ve zorunlu masraflara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasında 23.06.2010 başlangıç tarihli ve sekiz yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır....
Mahkemece davacının ödediği ecrimisil bedellerine dair belgelerin incelenerek, sonucuna göre kira bedelinin iadesi hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde bu talebin reddine karar verilmesi doğru değildir. 3-) Davacının tahliye işlemlerinin durdurulması ve kira sözleşmesinin iptali talebi ile ilgili verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesi hükmü gereğince konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir....
Davalı, davacıya kiralanan taşınmazın kafe olarak dizayn edilmiş olduğunu, bu nedenle sözleşmeye uygun kullanılmasının mümkün olduğunu, davacının yeni kira dönemi başladıktan 7 ay sonra ihtar çektiğini, ayıbın 1 yıl geçtikten sonra anlaşılmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, odaların birleştirilmiş vaziyette teslim edildiğini, nitekim bir önceki kiracının da kiralananı zaten bu şekilde kullandığını, davacının ödediği kiraları isteme hakkının bulunmadığını, kiralanana yapıldığı iddia edilen masrafların istenemeyeceği belirterek davanın reddini dilemiştir. İlk derece mahkemesince; davacının fazla ödenen 25.000 TL kira bedelinin iadesi talebinin reddine, faydalı tadilat bedeline ilişkin olarak ise bilirkişi tespit raporunda belirtilen KDV dahil 94.400 TL tadilat bedelini isteme hakkı olmakla birlikte taleple bağlı kalınarak 5.000 TL faydalı masraf bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir....
a ödenen kira bedelinin kullanılmayan süreye tekabül eden 25.995,12 TL ana para ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle semerelerinin avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte tahsiline, işletme yatırım destek bedelinin kullanılmayan süreye tekabül eden 422.684,93 TL'si ile semerelerinin avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


