WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

-KARAR- Davacı vekili, taraf şirketler arasında diğer davalının kefaletiyle protokol, akaryakıt istasyonu işletme sözleşmesi, ek protokolleri ile kira sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirketin sözleşmeyi ihlali nedeniyle davacı tarafından haklı olarak feshedildiğini belirterek, peşin ödenen kira bedelinden geriye kalan bölümün iadesi ile cezai şart, mahrum kalınan kar ve demirbaş bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkillerinin sözleşmenin feshinde kusurları olmadığını, kira bedeli dışında tazminat borçları bulunmadığını, bunun da dava öncesinde davalıların kabulünde olduğundan dava açılmasında hukuki yarar olmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir....

Asıl dava, kira alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine süresinde yapılan itirazın iptali, birleşen dava; depozito karşılığı verilen senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile sözleşme kurulurken peşin verilen kira bedelinin iadesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm birleşen dosya davacısı ... tarafından temyiz edilmiştir. Asıl davanın davacısı dava dilekçesinde, 25.10.2013 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesine göre 2013 yılı 11 ve 12. ay kira bedeli ile 2014 yılı 1. ay kira bedeli olan 4200TL nin tahsili istemiyle başlattığı icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptalini istemiştir....

Davacı dava dilekçesinde her iki kira sözleşmesindeki yerin aynı yer olduğunu, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalı tarafından akit konusu yerin kendilerine teslim edilmediğini, üç aylık kira bedeli ödenmediğinden bahisle sözleşmenin fesh edildiğini, BK.nun 249.maddesine göre davalı tarafından kiralananın amacına uygun bir şekilde teslim edilmediğini belirterek ödemiş olduğu kira bedelinin iadesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı davanın reddini savunmuştur Davacı tacir olup basiretli tacir gibi davranmak zorundadır. Kiralananı görerek olduğu gibi kiralamıştır. İlk kira sözleşmesi yapıldıktan sonra taraflar arasında 30.05.2007 tarihli ihtirazı kayıtsız bir sözleşme yapılması davacının ilk sözleşmedeki haklarından vaz geçtiğini gösterir. Bu durum mahkemenin de kabulündedir....

Somut uyuşmazlık; davacının kiralanana yaptığı masraf ve ödediği kira bedelinin iadesi talebine ilişkin olup mahkeme gerekçesinde kira bedelinin iadesi talebi yönünden bir değerlendirmede bulunulmadığı gibi, talep hakkında açıkça olumlu ya da olumsuz bir hüküm de kurulmamıştır. Bu yönüyle karar yukarıda açıklanan ilkelere aykırı olup , Yargıtay denetimine elverişli olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. 2-) Bozma nedenine göre, tarafların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir....

Dava kiracı tarafından açılan, kira sözleşmesinin iptali ile davalılara ödenen hava parası ve kira bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalılardan E.. Ç.. arasında 20/04/2010 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesinin imzalandığını, işletmeciliği davalı M.. Ç..’ya, mülkiyeti E.. Ç..’ya ait olan ''timeout'' adlı bu cafenin devri için hava parası olarak 37000 TL ile bir yıllık kira bedeli olarak da 10000 TL olmak üzere toplam 47000 TL nin peşin olarak davalı E.....

İlk derece mahkemesince; tahliye tarihine kadar kira bedelinden sorumlu olan kiracının ödenen kira bedelinin iadesini talep edemeyeceği, kira sözleşmesinde kiracının gerekli tadilat ve onarımları yapabileceğinin öngörüldüğü, bu yetki kapsamında masraf yapan davacının tespit raporunda belirtilen 80.000 + KDV olmak üzere toplamda 94.400 TL faydalı tadilat bedelini talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile kira bedelinin iadesi talebinin reddine ve taleple bağlı kalınarak 5.000 TL masraf bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir....

Kiracı duvarı izin verilmediği halde kullanmaya devam etmiş, kiraya veren de sözleşmeye göre kira paralarını tahsil etmiş, sözleşme ilişkisini iki tarafta uzun yıllar devam ettirmiştir. Yerel mahkemenin peşin ödemeye göre bakiye kira bedelinin iadesi yönündeki kabul kararı doğru olduğundan hükmün onanması gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenle değerli çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 17/11/2016...

Dava, kiracı tarafından açılan fazladan ödenen kira bedelinin iadesi ve cezai şartın tahsili istemlerine ilişkindir....

Hukuk Dairesince "davanın peşin ödenen kira bedelinin iadesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisine dayandığı bu sebeple de dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile dosyanın görevli sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi gerektiği belirtilerek" bozulmuştur. Bu durumda, davaya bakma görevinin ... Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu özel dairenin kabulündedir. Özel Dairenin bozma kararının mahkemeleri bağlayıcılığı özelliği vardır. O halde, uyuşmazlığın ... Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 09/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

Somut olayda; davacı taraf dava dilekçesinde, davalıdan fazla ödenen kira bedelinin iadesi istemi yanında, kiralananın sözleşmede kararlaştırıldığı üzere teslim edilmediğinden eksik olan kısmın da teslimi talebini de ileri sürmüş, yargılama sırasında eksik kısmın teslimi talebinin kullanılan kısmın da tahliye edilmesi nedeniyle konusuz kaldığını bildirmiştir. İlke olarak, her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır. Bu itibarla, bölge adliye mahkemesince; davacının dava dilekçesindeki davalarının bir bütün olarak değerlendirilmesi ve işin esasına girilerek çözüme kavuşturulması gerektiği halde, uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir....

UYAP Entegrasyonu