Trafik kaza tespit tutanağının, aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge oluşu ve her zaman aksini ispatın mümkün oluşu, savcılık aşamasında tanık dinlenmemiş oluşu, olay yeri görüntülerinin olduğu iddia edilen kamera kayıtlarının araştırılmamış olması ve davacı vekilinin kazanın oluşuna ilişkin bilgi sahibi olduğunu iddia ettiği tanıklarının da yer aldığı tanık listesini dava dilekçesiyle sunduğu, davacı yanın kazanın oluşuna ilişkin olarak keşif yapılıp tanıkları dinlenmek suretiyle kusur tespiti yapılması talebinde bulunduğu, adil yargılama ilkesinin gereği olarak tarafların tüm iddia ve savunmalarının usulünce değerlendirilmesindeki zorunluluk gözetildiğinde; keşif yapılmadan ve davacı tanıkları dinlenilmeden kusur tespiti yapılmasının yerinde olmadığı görülmektedir....
Dava trafik kazası nedeniyle ödenen maddi tazminatın rücusu için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Kaza nedeniyle düzenlenen 09.04.2013 tarihli kaza tespit tutanağında davalı ...'nin kusursuz, dava dışı ...'ın ise asli kusurlu olduğu belirtilmiş, Mahkemece makina mühendisi bilirkişiden alınan kusur raporunda ise davalı ...'nin asli (%70), dava dışı Muhammet'in ise tali(%30) kusurlu olduğu belirtilmiştir. Hal böyleyken bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağının çeliştiği anlaşıldığından ve bu çelişkiyi giderecek şekilde Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik olarak düzenlenmiş bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak tek taraflı delil tespiti niteliğinde bulunan ve davalı tarafından kabul edilmeyen rapor hüküm kurmak için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece kaza tespit tutanağı ve önceki bilirkişi raporu ile tespit dosyası ve raporu, fotoğraflar, tanık beyanları ve dosyadaki diğer delillerin irdelendiği İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişi heyetinden hasar ve kusur yönünden ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi gideren bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine 25.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
A.Ş. vekili, davaya konu kazanın 02.11.2009 tarihinde değil, haftasonu gerçekleştiğini, kaza tutanağının ise kaza gerçekleştikten sonra poliçe yapılmasına müteakip düzenlendiğini, davacının dava açılmadan önce müvekkiline ilettiği kaza tespit tutanağında saat kısmı boş bırakılmışken, mahkemeye sunulan kaza tespit tutanağında el yazısıyla örtüşmeyen şekilde saat kısmının doldurulduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu, tarafların kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, davalıların ... 37 ......
(HMK.md.266) maddesi gereğince yeniden seçilecek kusur ve hasar uzmanı bilirkişiye tevdii ile olay günündeki yol durumu, kazanın şekli ve çarpışma noktası dikkate alınıp duraksamaya yer vermeyecek şekilde tarafların kusur durumunun belirlenmesi, ayrıca, davacıya ait aracın yaşı, modeli, markası göz önünde bulundurulup, önceki bilirkişi raporu da birlikte değerlendirilerek, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise onarım bedeli, değilse aracın kaza tarihindeki 2.el piyasa rayiç bedeli ile sovtaj değeri belirlenerek buna göre davacının gerçek zarar miktarının tespiti için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-) Davalı kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde; Davalı ......
Davalı-karşı davacı vekili, davacı- karşı davalının kazada tam kusurlu olduğunu, emniyet görevlilerince düzenlenen kaza tespit tutanağında da bu durumun belirtildiğini, kaza anında davacı karşı davalının alkollü olduğunu, tespit raporunu kabul etmediklerini, kaza nedeniyle müvekkilinin psikolojik olarak zor ve sıkıntılı bir süreç geçirdiğini beyanla, davacı- karşı davalının davasının reddini, karşı davanın kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı .... vekili, kusur ve hasarın tespiti gerektiğini, olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Feri müdahil .... vekili, davalı ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkillerinden ... idaresinde bulunan araç ile ... idaresinde bulunan araçların davalı idaresinde bulunan ve daha önce kaza yapmış olan araca çarptıklarını, kaza tespit tutanağının eksik ve yetersiz olduğunu, davalının kusur oranının tespit edilmemesi nedeniyle sigorta şirketinin ödeme yapmadığını belirterek, kazaya konu araçların kusur oranlarının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili, kusur oranının belirlenmesi için tespit davası açıklanayacağı, müvekkilinin kusuru bulunmadığını davanın reddini savunmuştur....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç :Taksirle yaralama Hüküm :CMK’nın 223/2-c. maddesi gereğince beraat Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak, Olay günü saat 19.00 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile.... sokakta seyri sırasında kağıt toplama işi yapan katılan yayaya çarparak, katılanın yaşam fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkili kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, kaza tespit tutanağının tutulmadığı ve olay yeri yol ve çevre özelliklerini gösteren herhangi bir kroki bulunmadığı görülmekle , mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -KARAR- Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait araçla, davalının sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu müvekkilinin aracının hasarlandığını, olay nedeniyle tutulan kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek kusur durumunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, tespit davasının koşullarının oluşmadığını, davacının eda davası açması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davacının davaya konu kazada tam kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Buna karşın tutanaktaki bilgi ve kaza oluş şeklinin aksinin tanık anlatımları ve diğer delillerle kanıtlanması mümkündür. Ancak tanık beyanları, araçların çarpışma noktaları ve araçlardaki hasar durumlarıyla çelişmesi halinde tek başına kaza tespit tutanağının aksini ispatlar güçte bir delil olarak kabul edilemez....


