Bu durumda mahkemece, yukarıda ifade olunan nedenlerle, ceza mahkemesinin kusura ilişkin kararı ile bağlı olunmadığı, davacı tarafın kaza tespit tutanağı ve olay yeri tutanağındaki çarpma noktasına itiraz ettikleri, kazaya ilişkin tanıklarını olay mahallinde dinletme talebinde bulundukları, kaza tespit tutanağının, aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge oluşu ve aksinin ispatlanmasının her zaman mümkün olduğu da gözetilmek kaydıyla; mahallinde, konusunda uzman bilirkişi heyetiyle keşif yapılması, taraf tanıklarının ve kaza tespit tutanağı ile olay yeri tutanağı mümzilerinin keşif mahallinde dinlenilmesi suretiyle, tüm dosya kapsamına göre, kazadaki tarafların kusur oranlarının belirlenmesi konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçeyle, yazılı olduğu biçimde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir....
nun ise ... plakalı araç sürücüsü olduğunu ve önündeki (... plakalı) araçtan düşen davacıya yardım ettiği şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir ki anılan bu beyanlar davalı savunmasını destekleyici niteliktedir. Bu itibarla, davaya konu kazayı yapan aracın ve sürücüsünün net biçimde tespiti, davalının zarardan sorumluluğunun tayini için zorunlu hale gelmektedir. Açıklanan nedenlerle; olaya ilişkin kaza tespit tutanağının (varsa) temin edilmesi; ceza soruşturma dosyasında davacı ...'...
Ceza Dairesinin 03/10/2017 tarihli ve 2016/1913 esas, 2017/7003 karar sayılı ilâmında yer alan "mahkemece her ne kadar kaza tespit tutanağı ve keşfe binaen alınan bilirkişi raporuna dayanılarak sanığın beraatine karar verilmiş ise de... sanığın olayda kusurlu olup olmadığının belirlenmesi bakımından dosyanın Adlî Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek tarafların kusur oranına ilişkin rapor aldırılıp tüm deliller değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayini ve tespiti gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,” şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında, Mahkemesince olay yerinde keşif yapılıp sanık ile müştekinin kusur durumlarının tespiti amacıyla dosyanın Adlî Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek tarafların kusur oranına ilişkin rapor aldırılıp tüm deliller değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun tayini ve tespiti gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun...
Davalı vekili, davacıya ait aracın trafik sigortası olmadığı için taraflar arasında düzenlenen kaza tespit tutanağının geçerli olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait aracın trafik sigortası bulunmadığı için kaza tespit tutanağının taraflar arasında düzenlenemeyeceği, kaldı ki hasarın tespitine ilişkin sunulan belgenin davacının iddiasını ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ... verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu kaza sonrası taraflar arasında kaza tespit tutanağı düzenlenmiştir. Davacı, aracındaki hasarla ilgili bir otomotiv firmasından hasar tespiti yaptırmıştır. Kaldı ki, davalı tarafça böyle bir kazanın gerçekleşmediği iddia ve ispat edilmiş değildir....
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına kayıtlı---- seyir halindeyken davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait ---- plakalı aracın çarpması sonucu -----tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, kaza sebebiyle müvekkiline ait aracın ---kayıtlarında ----kusurlu bulunduğunu, ancak sonrası kusur ve hasarın tespiti amacıyla ------ yapılan müracaat üzerine düzenlenen ----sürücüsünün --- sürücüsünün ise-----maddesini ihlal ederek --- kusurlu olduğunun belirlendiğini, bu sebeple öncelikle kusur incelemesi yapılması gerektiğini, kaza sonrası müvekkilinin aracında oluşan hasar tazminat tutarı ve kusur araştırması için ---- alındığını bağımsız sigorta eksperleri tarafından hazırlanan raporların delil niteliğinde olduğunu, kusur oranının tespiti amacıyla alınan hizmet sonucunda müvekkilinin aracında meydana gelen toplam hasar tutarının----- kusur oranına göre --- hasar bedelinin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda...
SAYISI : K-2021/18457 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; kusur bilirkişisi raporunun, kaza tespit tutanağının, olay yeri görgü tespit tutanağının ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasının, dava dosyası içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda bulunmadığı belirlenmiştir. Bu itibarla sözü geçen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Somut olayda, kaza tespit tutanağında, davalıların murisi olan sürücü ...’ün aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçmemesi sonucu karşı yönden gelen davacıya ait araçla çarpışması neticesinde meydana gelen kazada şerit ihlali yapan davalıların murisi ...’ün asli kusurlu olduğu, davacıya ait aracının sürücüsünün kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece, kaza tespit tutanağında yapılan kusur belirlemesi yeterli görülerek kusur oranlarının belirlenmesi için rapor alınmamıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez....
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/37 esas, 2016/255 karar sayılı dosyası getirtilerek, kaza tutanağı ve ceza dosyasındaki kusur raporları da incelenmek suretiyle kusur durumunun tespiti için İTÜ trafik kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden ayrıntılı, gerekçeli, denetime müsait kusur raporu alınarak belirlenecek kusur oranı da nazara alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir....
İşte davacı vekili, yukarıda anlatılan olay nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ve davalının doğan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürmektedir.Söz konusu kaza nedeniyle davacının uğramış olduğu maluliyetin tespiti için ----- raporda davacı ---- maruz kaldığı trafik kazasına bağlı gelişen arızaları sebebiyle----- ekindeki ölçüt kapsamında muvacehesinde davacının maluliyet derecesinin maluliyet derecesinin -----oranında olduğu, Davacının ---- kaza tarihinden itibaren --- tarihine kadar geçen ----davacının geçici işgöremezlik dönemi ve mesleğini icra edemediği süre olarak kabul edilebileceği tespit edilmiştir.Yukarıda anlatılan olayda tarafların kusur oranlarının tespiti için Kusur Bilirkişi tarafından yapılan tespite göre, davalı tarafa sigortalı ----- plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ------- %10 (Yüzde on) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ---- %90 (Yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir....
--------- almak zorunda kaldığını ve bu raporlar için bağımsız -------- zorunda kaldığını, TTK md.1426/1 uyarınca --------- tarafından, ---------------- değer kaybının -------- yapıldığını ancak ------- olumlu veya olumsuz cevap alınamadığını, rehinli araçta oluşan hasarın onarımının davalı ----------- şirketince sağlandığını, davalının söz konusu değer kaybı tazminini kabul etmemesi üzerine, değer kaybı bedelinin tespiti ve tespit edilecek tazminatın ve ----- taraflarına ödenmesi için işbu davayı açmak zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek ------- araçta ------ ve değer kaybının tespiti ----olmak üzere şimdilik toplam 250,45 TL değer kaybı bedeline poliçe limitleri dahilinde kaza tarihinden itibaren yasal faizin işletilerek davacıya verilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir....


