WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Davalı taşınmazın zilyedi olan ... ..., katılma dilekçesi ... ancak mahkemece son oturumda, ... ...’ın katılma harcı yatırmadığı gerekçesi ile katılma dilekçesinin reddine karar verilmiş olup ... ...’a katılma harcını mahkeme kasasına depo etmesi yönünde uygun bir süre (önel) verilmemiştir. Hal böyle iken çekişmeli taşınmazın gerçek maliki olup katılma dilekçesi veren ... ...’a, katılma harcını mahkeme kasasına depo etmesi yönünde uygun bir önel verilmeli, verilen önel içinde katılma harcı yatırılmadığı takdirde tespit maliki olan davalının kadastro tespit tarihine kadar 20 yıllık zilyetliği bulunmadığı, bu sebeple 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları oluşmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tespit tutanağındaki nitelik ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir....

İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir. (2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir” şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda, her ne kadar bölge adliye mahkemesince, davacı erkeğin davanın reddi yönünden katılma yoluyla istinaf hakkının bulunmadığı belirtilerek bu yönden istinaf talebinin usulden reddine karar verilmiş ise de; hüküm davalı kadın tarafından istinaf edildiğine göre, davacı erkeğin ,davalı kadının istinaf sebepleri ile bağlı olmaksızın katılma yoluyla davayı bütün yönleriyle istinaf etme hakkı bulunduğu gözetilerek, davanın reddine yönelik istinaf taleplerinin esastan incelenmesi gerekirken yazılı şekilde erkeğin katılma yoluyla istinaf dilekçesinin bu hükümler yönünden inceleme dışı bırakılarak usûlden reddi doğru olmamış, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir....

in tereke borçlusu da olduğu göz önünde tutularak miraspayı borçtan düşürülmek suretiyle katılma alacağı belirlendiğine, bu hesaplama yöntemi katılma alacağının niteliğine ve hesaplama yöntemine aykırı bulunmasına karşın hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmediğine, temyiz edenin sıfatına göre bu nedenle bu husus bozma sebebi yapılmadığına, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının Daire uygulaması gereğince kural olarak katılma alacağı niteliğinde kabul edildiğine, yine Daire uygulaması uyarınca bu tazminat türleri bakımından bir ayrım ve bölünme yapılmadığına, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra 19.05.2005 tarihinde muris tarafından edinildiğine ve katılma alacağı niteliğinde bulunduğuna, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ölen kişi tarafından edinildiğinden artık TMF tablosuna göre kalan yaşam süresi söz konusu olamayacağına ve bu yönde bir hesabın yapılmasına gerek olmadığına, kendisine kayyım tayin edilen davalılardan...

ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığının anlaşılması karşısında; Evvela hükümlerin adı geçen bakanlığa, katılma istekleri reddedilen ... ve .... ile katılma isteği karara bağlanmayan...'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, karşı davanın kabulü, manevi tazminat ve tedbir nafakası yönünden, davacı-karşı davalı kadın tarafından ise, katılma yoluyla erkeğin boşanma davasının kabulü, maddi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı-karşı davalı kadın, davalı-karşı davacı erkeğin temyiz dilekçesine cevapla katılma suretiyle hükmü temyiz etmiştir (HUMK m.433/2). Katılma yolu ile temyiz, hükmü süresinde temyiz etmemiş olan tarafa, karşı tarafın temyiz dilekçesine cevapla temyiz itirazlarının sunulabilmesi için düzenlenmiş bir haktır. Ancak, katılma yolu ile temyiz isteği karşı tarafın asıl temyiz isteklerine sıkı sıkıya bağlıdır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı ve Katılma Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek ve katılma yoluyla davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre davalı erkeğin ve davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı erkeğin USD cinsi banka hesabı yönünden diğer temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Mahkemece, banka hesabında bulunan para yönünden boşanma dava tarihinde mevcut miktar dikkate alınarak artık değere katılma alacağına karar verilmiş ise de, karar hatalı olmuştur....

talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 11161 ada 1 parsel sayılı bağdan dolayı 149.359,87 TL katılma alacağının ve 66.666,67 TL değer artış payı alacağının, evden dolayı 90.000,00 TL katılma alacağının, 38 HM ... plakalı araçtan dolayı 60.250,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, tapun iptali ile tescil talebinin reddine, 38 HD ... plakalı araç dolayısıyla katılma alacağı ve değer artış payı alacağı yönünden usulüne uygun olarak harcı yatırılarak açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 06 RFH ... plakalı araç yönünden katılma alacağı ve değer artış payı talebinin reddine karar verilmiştir....

İstemin reddedilen kısmı, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı gibi, temyizin katılma yolu ile temyiz de olmamasına göre,davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin katılma yoluyla yaptığı temyizin incelenmesine gelince; davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, sözkonusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmektedir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin ise süre yönünden REDDİNE, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi....

Bu nedenle davalı alacaklının temyiz isteminin REDDİNE; 2-Davacı borçlular vekilinin katılma yolu ile temyiz istemine gelince; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi” başlıklı 364. maddesinin 2. fıkrasında, “Yukarıda belirtilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.” hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 366/1. maddesinde; "Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır" hükmü, yine “katılma yoluyla başvurma” başlığı altında düzenlenen 348/2. maddesinde; "İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir" hükmü yer almaktadır. Buna göre; katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı olup ona tâbidir....

Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı vekili hükmü katılma yoluyla temyiz etmişse de; katılma yolu ile temyiz, asıl temyize sıkı sıkıya bağlı olup davalı vekilinin temyiz istemi kesinlik sınırı nedeniyle reddedildiğinden davacının katılma yolu ile temyiz isteminin de reddi gerekeceğinden ve ayrıca temyize cevap dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 5236 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 433. maddesinde öngörülen 10 günlük süre içinde verilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin reddi gerekmiştir....

UYAP Entegrasyonu