Toplu yapı kapsamındaki her imar parseli, kat irtifakının veya kat mülkiyetinin tesisinde ayrı ayrı dikkate alınır. Ancak, toplu yapı birden fazla imar parselini içeriyorsa, münferit parseller üzerinde toplu yapı hükümlerine tâbi olacak şekilde kat mülkiyeti ilişkisi kurulamaz. Yapılar tamamlandıkça, tamamlanan yapılara ilişkin kat irtifakları kat mülkiyetine çevrilebilir” düzenlemesine yer verilmiştir. 18. Anılan Kanun’un, 70. maddesi ise “Toplu yapı kapsamındaki yapı ve yerler için tamamını kapsayan bir tek yönetim plânı düzenlenir. Yönetim plânı, toplu yapı kapsamındaki bütün kat maliklerini bağlar. Yönetim plânının değiştirilebilmesi için, toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin tamsayısının beşte dördünün oyu şarttır. Geçici yönetimle ilgili yönetim plânı hükümleri, toplu yapı alanındaki bağımsız bölüm maliklerinin beşte dördünün oylarıyla değiştirilebilir.” hükmünü içermektedir. 19....
Asliye hukuk mahkemesince, uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Sulh hukuk mahkemesi ise; uyuşmazlığın kat mülkiyetinden kaynaklanmadığı ve malvarlığına ilişkin olan davanın asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. 634 sayılı Kanunun 35/b maddesinde "Anagayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için gereken tedbirlerin alınması" hükmüne, 16. maddesinde “Kat malikleri anagayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olurlar.” hükmüne yer verilmiş, diğer yandan aynı Kanunun Ek Madde 1 maddesi ile de “Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir.” düzenlemesine, ayrıca 6100 sayılı HMK.'...
Ancak; Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; anataşınmazda kat irtifakının kurulmuş olduğu, 12.10.2009 tarihinde ferdileşmeye geçilip malikler adına bağımsız bölüm tapularının tescilinin sağlandığı ve bağımsız bölümlerin maliklerce kullanıldığı, kat maliklerinin 10.05.2010 günlü toplantısında aldıkları kararın 4. maddesinde; site çevresindeki istinat duvarlarında heyelan sonucu meydana gelen hasarların giderilmesi konusunda ve fenne uygun onarım yapılması için tekliflerin değerlendirilmesi ile bağımsız bölüm maliklerince yapılacak ödemelerin belirlendiği, 5. maddesinde; Soil Teknik Firması ile sözleşme yapılması konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine katılanların oy çokluğu ile karar verildiği, Hatay Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/76 D.İş sayılı dosyasında mevcut bilirkişi raporu ve ekli fotoğrafların incelenmesinden de sitenin bulunduğu taşınmazda arazi yapısı hatalı imalat ve heyelandan kaynaklanan çökmelerin bulunduğu, bu çökme ve kaymaların istinat duvarları ve bağımsız bölüm...
Mahkemece, davanın kabulü ile 26.501,00 TL'nin 20/10/2011 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dava, işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.Davacı dava dilekçesinde işyeri sigorta sözleşmesi gereğince sigorta şemsiyesi altına aldığı bodrum kattaki işyerinde (depo) üst kattan akan sular nedeni ile meydana gelen zararı sigortalısına ödediğini ileri sürerek, üst(zemin) katın malikinden rücuen alacak isteminde bulunmuştur.Bu tür davalarda görevli mahkemenin sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenmesi gerekir. (24.03.1944 tarih, 1944-9 sayılı İBK) Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19/3. maddesi uyarınca bağımsız bölüm maliklerinin kusurları ile diğer bağımsız bölümlere verdikleri zarardan dolayı diğer maliklere karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir....
ı yönetici seçtiklerini ve ayrıca karar defteri tasdik ettirdiklerini ileri sürerek davalı tarafça yapılan 08.02.2009 günlü toplantı ve bu toplantıdaki yönetici seçiminin iptali ile mevcut yönetime müdahalenin önlenmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 38.maddesine 5711 sayılı Yasa ile eklenen ikinci fıkrasında; kat malikleri kurulu, ada temsilciler kurulu veya toplu yapı temsilciler kurulu kararlarının iptaline ilişkin davalar, kat maliklerini temsilen yöneticiye, toplu yapılarda ise ada temsilciler kurulu veya toplu yapı temsilciler kurulunca seçilen yöneticiye husumet yöneltilmesi suretiyle açılabilir hükmüne yer verilmiştir. Sözü edilen Yasa hükmünde davacıya seçimlik hak tanınmış olup, davacı, davasını yöneticiye karşı açabileceği gibi iptali istenen toplantıya katılıp olumlu oy veren kat maliklerinin tümüne karşı da açabilir....
Davacı, dava dilekçesinde işyeri sigorta sözleşmesi gereğince sigorta şemsiyesi altına aldığı işyerinde binanın davalıya ait üst kattan sızan sular nedeni ile meydana gelen zararı sigortalısına ödediğini ileri sürerek üst kat daire maliki davalıdan rücuen alacak isteminde bulunmuştur. Bu tür davalarda görevli mahkemenin sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenmesi gerekir(24.03.1944 tarih, 1944-9 sayılı İBK). Kat Mülkiyeti Kanunu 19/3 maddesi uyarınca bağımsız bölüm maliklerinin kusurları ile diğer bağımsız bölümlere verdikleri zarardan dolayı diğer maliklere karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine aynı yasanın Ek-1 maddesi uyarınca Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği kararlaştırılmıştır....
İcra Dairesinin 2010/4155 esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptaline, takibin bu alacak üzerinden devamına, 10.783,90-TL üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edimiştir. 1-Dava, işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin takibe itirazın iptalidir. Davacı vekili, işyeri sigorta sözleşmesi gereğince sigortaladığı işyerine üst kattaki daireden akan sular nedeni ile meydana gelen zararı sigortalısına ödediğini ileri sürerek üst kattaki dairenin kat malikinden rücuen alacak istemine ilişkindir. Bu tür davalarda görevli mahkemenin sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenmesi gerekir. (24.03.1944 tarih, 1944-9 sayılı İBK) Kat Mülkiyeti Kanunu 19/3 maddesi uyarınca bağımsız bölüm maliklerinin kusurları ile diğer bağımsız bölümlere verdikleri zarardan dolayı diğer maliklere karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir....
Yargılama sırasında yerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda ortak pasaj koridorlarının davalı tarafça bağımsız bölümlere katıldığı, pasaj koridoru ile bağlantı sağlayan ortak merdivenin duvarla kapatıldığı, 14 ve 17 nolu bağımsız bölümlerin birleştirildiği, yine 18, 19, 20 ve 21 nolu bağımsız bölümler arasındaki duvarların kaldırılıp bu bağımsız bölümlerin de birleştirildiği saptanmıştır. Tapu kaydı içeriğine göre anataşınmaz kat irtifaklı olup davayı açan yönetici aynı zamanda anayapıda bağımsız bölüm malikidir. Yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde yanlar arasındaki uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Yasasının Ek 1. maddesi hükmüne göre bu Yasadan kaynaklanan her türlü anlaşmazlığın -değerine bakılmaksızın- Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekir....
Somut olayda anataşınmazın inşaatının tamamlanması için kat maliklerinden alınması gereken miktarın 28.06.2011 tarihli kat malikleri kurul kararı ile 12.000 TL olarak tesbit edilip bağımsız bölüm maliklerinden arsa payı oranında toplanmasına karar verildiği, 17.04.2011 tarihli kat malikleri kurul kararı ile belirlenen inşaatın tamamlanması bedelini ödemeyen kat maliklerinden aylık %10 gecikme tazminatı alınmasına dair karar alındığı ve davalının iş bu karara katılmadığı ve alınan kararın davalıya tebliğine dair de herhangi bir belgeye ve delile dosyada rastlanmadığı anlaşıldığından; davaya konu alacağın Kat Mülkiyeti Kanununun 20.maddesinden kaynaklanan bir alacak olmaması nedeni ile gecikme tazminatına hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi, Kabule göre de; 2-Davacı vekili dava dilekçesi ve takip talebinde, 12.000,00 TL asıl alacak 13.700,00 TL faiz olmak üzere toplam 25.700,00 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş olup, mahkemece...
Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta, dava konusu yerin bağımsız bölüm veya ortak alan olup olmadığı ve davalının haksız kullanımı olup olmadığı, elatmanın önlenmesi isteminin çözümüne bağlı olduğundan, elatmanın önlenmesi davasının sonucu beklenerek oluşacak sonuç doğrultusunda ecrimisil istemi yönünden bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, doğru görülmemiştir....


