Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, dava; Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan ortak gider alacağı nedeni ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, murisin 11.06.2011 tarihli kat malikleri kurulu toplantısına katıldığı, ortak giderlerden haberdar olduğu, alınan kararlara itiraz etmediği, davalının da murisin mirasçısı olarak mirasını reddetmediği ve Kat Mülkiyeti Kanununun 28. maddesinde; "Yönetim planı, bütün kat maliklerini bağlıyan bir sözleşme hükmündedir....
Somut olayda, bağımsız bölüm malikinin halefi olan davacı ... şirketi, davalı bağımsız bölüm malikinin dairesinden gelen su sızıntısı nedeniyle oluşan zararın rücuen tahsilini talep etmekte olup, bu şekilde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılan uyuşmazlığın Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmaktadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 13.06.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....
hükmüne, ayrıca 19/3. maddesinde de "Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur." hükmüne yer verilmiş, diğer yandan aynı Kanunun Ek madde 1. maddesi ile de “Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, bağımsız bölüm malikinin halefi olan davacı ... şirketi, davalı bağımsız bölüm malikinin dairesinin kalorifer tesisatından gelen su sızıntısı nedeniyle oluşan zararın rücuan tahsiline ilişkin yapılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmekte olup, bu şekilde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılan uyuşmazlığın ...7. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmaktadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince...7....
Buna göre B blok 10 nolu bağımsız bölüm maliki ... ile A Blok 4 nolu bağımsız bölüm maliki Kerime Yılmaz da davaya dahil edilerek ortak yerlerle ilgili söz konusu önlemlerin davacı ve tüm kat maliklerince giderleri karşılanmak suretiyle yerine getirilmesine ve bunun için yöneticiye yetki verilmesine karar verilmesi gerekirken hüküm sonucunda yapılmasına hükmedilen önlemlerin yerine getirilmesinden sadece bu dosyadaki davalıların sorumlu tutulacak biçimde hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine 10.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Kat maliki tarafından ortak yerlerin kendi nam ve hesabına işgal edilmesinin, madde hükmü kapsamındaki ortak yerlerin kullanımının doğruluk ve birbirinin haklarını çiğnememe kaidelerine aykırılık oluşturacağı tartışmasızdır. Ortak alana anılan şekilde haksız el atılması halinde, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uygulanmak suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi yoluna gidilmesine rağmen haksız el atmanın sonucu olarak ortaya çıkan işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisil talebini, bu kanunun kapsamı dışında bırakmanın yasal dayanağı bulunmamaktadır. Şu halde, dava konusu olan haksız el atmaya dayalı ecrimisil istemi, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan davalardan olduğundan, aynı kanunun Ek 1. maddesindeki özel düzenleme gereği davaya bakma görevi sulh hukuk mahkemesine aittir....
Kat Mülkiyeti Kanunu 3/2 maddesinde “kat mülkiyeti ve kat irtifakı, bu mülkiyete konu olan anagayrimenkulün bağımsız bölümlerinden her birinin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleri ile oranlı olarak projesinde tahsis edilen arsa payının ortak mülkiyet esaslarına göre açıkça gösterilmesi suretiyle kurulur. Arsa paylarının bağımsız bölümlerin payları ile oranlı olarak tahsis edilmediği hallerde, her kat maliki veya kat irtifakı sahibi, arsa paylarının yeniden düzenlenmesi için mahkemeye başvurabilir. “ hükmü düzenlenmiştir. Bu bilgi ışığında dosyanın değerlendirmesi sonucu; davacı vekili dava dilekçesinde ; anagayrimenkulün bağımsız bölümlerinden her birinin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleri ile oranlı olarak tahsis edilmediği iddiasında olmayıp ilgili taşınmazda arsa payı 32/ 800 pay sahipliği olan 7 nolu bağımsız bölümün % 57.89 oranının davacı adına tescili talebindedir....
Mahkemece; davanın, genel kurul kararı ile kabul edildiği bildirilen proje çerçevesinde fazla ödendiği iddia edilen aidatların arsa payları oranında iadesine ilişkin olduğu, dava sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açıldığından ana paraya dava tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar yasal faiz işletilmesinin uygun olacağı, 5 yıllık zaman aşımı süresi itibariyle zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, fazladan ödenen aidatın tahsili bakımından arsa payları oranında tüm kat maliklerine karşı açılan davada, temlikler de dikkate alınarak bilirkişi tarafından belirlenen miktarın doğru olduğu gerekçesiyle davalılar; ..., ..., ..., ..., Hayrettin Ersez dışında kalan davalılar aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan ve yasal koşulları oluşmadığından reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan alacak davasıdır....
Davacı vekili 24.09.2010 tarihli dilekçe ile; müvekkilinin 6651 ada 25 parsel sayılı taşınmazda bağımsız bölüm maliki ve apartman yöneticisi olduğunu, davalılardan ... ve ... tarafından 21 numaralı bağımsız bölümün ortak alanla birlikte Kiler Mağazacılık A.Ş'ne kiraya verildiğini, anılan şirket tarafından ortak alanında kullanıldığı ve apartman aidatlarının ödenmediğini ileri sürerek toplam 3.500.-TL ecrimisil ve 1.000.-TL aidat isteğinde bulunmuştur.. Mahkemece, apartman aidatına ilişkin istek ayrıldıktan sonra davacının bağımsız bölüm maliki olduğu halde payına yönelik dava açmadığı, yönetici sıfatıyla diğer kat maliklerini temsilen ecrimisil isteğinde bulunamayacağı, aktif husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
Dava; Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan, alacağın rücuan tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, ana taşınmazda kat mülkiyetinin kurulmuş olduğu, anataşınmazın kat mülkiyeti hukukuna tabi olduğu ve mahkemece 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Ek 1. maddesi hükmü uyarınca bu Kanunun uygulanmasından doğan her türlü anlaşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde çözümleneceği gözönünde bulundurularak karar verildiği anlaşılmakla, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26/03/2018 gününde oy birliği ile karar verildi....
Mahkemece, davanın kabulü ile 6.391,64 TL’nin ödeme tarihi olan 03.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde işyeri sigorta sözleşmesi gereğince sigorta şemsiyesi altına aldığı işyerine üst kattaki daireden sızan sular nedeni ile meydana gelen zararı sigortalısına ödediğini ileri sürerek üst kattaki dairenin kat malikinden rücuen alacak isteminde bulunmuştur. Bu tür davalarda görevli mahkemenin sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenmesi gerekir. (24.03.1944 tarih, 1944-9 sayılı İBK) Kat Mülkiyeti Kanunu 19/3 maddesi uyarınca bağımsız bölüm maliklerinin kusurları ile diğer bağımsız bölümlere verdikleri zarardan dolayı diğer maliklere karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir....


