Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesi uyarınca Kooperatifler Kanunundan kaynaklanan hukuk davalarının tarafların sıfatlarına bakılmaksızın ticari dava olduğu kabul edilmişse de; taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kat Mülkiyet Kanunundan kaynaklandığından; genel olarak kooperatif ve ortakları arasındaki uyuşmazlıkların ifade edildiği Kooperatifler Kanununun anılan hükmünün somut olayda uygulama yeri yoktur. Eldeki davanın Kooperatifler Kanunu gereği ticari dava olduğu sonucuna ulaşılması mümkün olmadığı gibi Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıkların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır....
Asliye Hukuk Mahkemesince, dava konusu taşınmaz yıkımdan cins tashihi ile yerin arsa haline getirildiği; öncesinde kat mülkiyetine tabi olduğu anlaşılmıştır. Böylece, davacının dayandığı alacak, yer kat mülkiyetine tabi iken doğmuş olup; taraflarında bağımsız bölüm sahibi olduğu aşikardır. Kat maliklerinin, binaya yaptığı masrafların, arsa payı oranında diğer kat maliklerine yöneltilmesi halinde sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. .... 19....
Dava; ekspertiz raporuna göre 16 nolu bina gider tesisatındaki arıza nedeni ile meydana geldiği belirtilerek Kat Mülkiyeti Kanunu'na dayanarak açılmıştır.Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Kanunu 19/3 maddesi uyarınca bağımsız bölüm maliklerinin kusurları ile diğer bağımsız bölümlere verdikleri zarardan dolayı diğer maliklere karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Diğer yandan Kat Mülkiyeti Yasasının Ek 1. maddesinde kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü anlaşmazlığın değerine bakılmaksızın sulh Hukuk mahkemesinde çözümleneceği öngörülmüş olmakla, uyuşmazlığın sulh Hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.Bu nedenler verilen görevsizlik kararı isabetli bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/634 Esas KARAR NO : 2022/772 DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) DAVA TARİHİ :29/11/2021 KARAR TARİHİ : 02/11/2022 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında davalı banka tarafından ... 10.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, müvekkiline ait ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Pafta, 438 Ada, 13 Parsel, 465 Cilt, 45837 Sayfa, Zemin Kat.1 Nolu bağımsız bölüm üzerine icra takibi borçlusu ...Ltd....
Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.Dava kat mülkiyeti kurulu ana yapı da ferdileşmenin yapılmış olduğu tarihteki bağımsız bölümlerin değerlerine göre bağımsız bölüm arsa paylarının yeniden düzenlenmesi ve ortak yerlere yapılan yapıların kal-i istemine ilişkindir.Dava konusu taşınmazlarda kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulduğu açık olup söz konusu taşınmazların birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu ve kooperatif yönetimi tarafından hazırlanan teknik heyet raporu faturalarda yer alan değerlere dönüştürülmesi talebinden ibaret olup bu durumda olayda 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanması gerektiği hususu kuşkusuz olup ancak dava konusu taşınmazların birden çok parseli ilgilendirdiği toplu yapı yönetimine geçilip geçilmediğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı görülmekle öncelikle bu hususun araştırılıp Kat Mülkiyeti Kanunu 66. maddesi gözönünde bulundurularak, toplu yapı yönetimine geçilmiş ise asliye hukuk mahkemesinin görevli olacağı aksi halde...
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelince; mahkemece, Kat Mülkiyeti Kanununun 8. maddesine göre davacının önalım hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; karar yanılgılı değerlendirme sonucu verildiğinden usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrasında taşınmaz üzerindeki bir bağımsız bölümün satıldığında diğer bağısız bölüm malikinin önalım hakkının olmadığı, 2. fıkrasında ise bir bağımsız bölümün paydaşlarından birinin kendi payını başkasına satması halinde öteki paydaşların önalım hakkını kullanabileceği düzenlenmiştir. Dava; 25398 ada 10 parsel sayılı taşınmazda bulunan 6 nolu bağımsız bölümde davalının aldığı pay açısından diğer paydaşın önalım hakkını kullanılmasına ilişkindir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun 8. maddesinin 2. fıkrası gereğince taşınmazda pay sahibi olan davacının önalım hakkı bulunmaktadır....
Bu tür davalarda görevli mahkemenin sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenmesi gerekir. (24.03.1944 tarih, 1944-9 sayılı İBK) Kat Mülkiyeti Kanunu 19/3 maddesi uyarınca bağımsız bölüm maliklerinin kusurları ile diğer bağımsız bölümlere verdikleri zarardan dolayı diğer maliklere karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine aynı yasanın Ek-1 maddesinde Kat Mülkiyeti Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği düzenlenmiştir. Açıklanan nedenlerle HMK'nin 114-115.maddeleri uyarınca bu davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu gözönüne alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava, KMK'nından kaynaklanan, seçilmiş yönetici yerine hâkim müdahalesi ile yeni yönetici atanması ve genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Kat Mülkiyeti Kanununun 31. maddesi “Her kat maliki, arsa payı oranına bakılmaksızın, bir tek oy hakkına sahiptir. Anagayrimenkulde birden ziyade bağımsız bölümü olan kat maliki, her bağımsız bölüm için ayrı bir oy hakkına sahiptir; bununla beraber onun malik olduğu bağımsız bölümlerin sayısı ne olursa olsun, sahip olacağı oy sayısı bütün oyların üçte birinden fazla olamaz." aynı Kanunun 34. maddesi "Yönetici, kat maliklerinin, hem sayı hem arsa payı bakımından çoğunluğu tarafından atanır." hükmünü içermektedir....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava konusu anataşınmazda kat irtifakı kurulmuş olup; Kat Mülkiyeti Kanunun'nun 17. maddesine göre yapı tamamlanmış ve 2/3 ü fiilen kullanılıyor olması halinde KMK hükümleri uygulanır ise de anataşınmazın ortak yerlerinden kaynaklanan bir uyuşmazlık söz konusu olmayıp uyuşmazlık bitişik iki bağımsız bölüm maliki arasında tapulu taşınmaza el atmanın önlenmesi niteliğinde olduğuna göre davaya genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde bakılması gerektiğinden sonucu itibari ile doğru olan görevsizlik kararının, yukarıda açıklandığı gibi gerekçe değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 28.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacının talep ettiği tazminat yönünden, davalı apartman yönetim kurulunun 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 38. maddesi ve sözleşmeden kaynaklanan temsil görevi kapsamında pasif husumet ehliyeti bulunduğu gibi, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde her kat malikinin ana gayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı kanunun ek 1. maddesinde kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde çözümleneceği öngörülmüştür. Bu durumda mahkemece, sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek davanın HMK 114/1-c.maddesi gereğince görevsizlik nedeniyle HMK 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın husumetten reddedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir....


