Davacı vekili; müvekkilinin Safranbolu İcra Dairesinin 2005/129 talimat sayılı dosyası üzerinden yapılan ihalede, dava konusu 131 ada 79 parsel sayılı taşınmazın 1250/7352 payını satın aldığını, ihalenin kesinleşmesi üzerine tapuda tescili sağlamak için İcra Dairesinin 05.09.2011 tarihli yazısı ile Safranbolu Tapu Müdürlüğüne müracaat ettiğini, ancak talebinin 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca taşınmazın bölünemez nitelikte tarım arazisi olduğundan bahisle reddedildiğini, ret kararına karşı süresi içerisinde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne itirazda bulunmasına ve itiraz üzerinden 60 gün geçmesine karşın müvekkiline cevap verilmediğini, böyle olunca ret kararının iptali için Zonguldak İdare Mahkemesinde dava açtığını, mahkemece davanın tapuya tescile ilişkin olduğu ve adli yargı yerinin görevine ilişkin bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini, kararın 13.02.2012 tarihinde kesinleştiğini, oysa ki davacının usulsüne uygun olarak mülkiyeti iktisap ettiğini, tescil...
İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır." ve "İkinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler" başlıklı 23. maddesinde; "...Yetkili idareler, ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler için yapılacak beyan ve incelemelerde; insan sağlığına zarar verilmemesi, çevre kirliliğine yol açılmaması, yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemeleri esas alır......
Bu durumda, dava konusu imar planı değişikliklerinin iptali yolunda verilen temyize konu Daire kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile temyize konu Daire kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum....
Bloklar’da tapu maliki bulunan gerçek ve tüzel kişilerin bir araya gelerek: Kat Mülkiyeti Kanunu, ve Türk Medeni Kanunu hükümlerine dayalı, onaylı mimari projelerine uygun olarak konutlarını yaptırmak amacıyla, kat malikleri olarak, blok yöneticilerini, blok yöneticileri de İcra Kurulunu seçtikleri ve inşaatların yaptırılması işinin bu Kurul tarafından yürütülmesini kabul ettiklerini, seçilen bu İcra Kurulu davacı şirket arasında bu kapsamda sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin de İcra Kurulunca uygun bulunmuş ve Kat Malikleri Kurulu tarafından onaylanmış olduğunu, buna göre davacının yüklenici sıfatıyla, ... ... Bloklar’da tapu maliki bulunan gerçek ve tüzel kişilere ait kat irtifakı niteliğindeki 164 konuttan oluşan inşaat işinin birim fiyata dayalı anahtar teslimi yapılması işini üstlendiğini, 07.11.2017 tarihinde, ... için yer teslimi yapılmış ve yapı ruhsatları alınarak inşaat işlerinin bu iki blokta başlatıldığını, ......
E. sayılı icra takip dosyasından anlaşıldığını, zira kooperatif yöneticileri tarafından, icra takibi dolayısıyla müvekkiline verilen gayrimenkul üzerinde haciz tesis işleminden itibaren taşınmazın cebri icra marifetiyle satışının tamamlanması sürecine ilişkin müvekkiline bir bilgi verilmediğini, yazılı veya sözlü bildirimde bulunulmadığını, müvekkilinin taşınmazının satıldığını, taşınmazı satılan diğer bir üyeden satış tarihinden çok sonra öğrendiğini, yeni bir genel kurul toplantısı yapılmadığından 29.11.2017 tarihli son genel kurulda seçilen davalı yöneticilerin sorumluluğunun devam ettiğini, aksi hususta TTK'da bir hüküm bulunmadığından davalıların yönetim kurulu üyeliği sıfatlarının devam ettiğinden bahisle; Neticeten davalı kooperatif yöneticilerinin davacıya ait dairenin teslim ve tescilini yapmadıklarını, kooperatifi borçlandırdıklarını, gerekli önlemleri almayarak, icra takibine ve nihayetinde davacıya ait dairenin satışına sebep olduklarını, düzenli genel kurul toplantısı yapmadıklarını...
… Veraset yolu ile intikal eden, bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayrılarak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz. 23 Haziran 1965 tarihli 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası A) Genel kural Madde 10-“Kat mülkiyeti ve kat irtifakı resmi senetle ve tapu siciline tescil ile doğar. Anagayrimenkulün tümünün mülkiyeti (Kat mülkiyeti) ne çevrilmeden o gayrimenkulün yalnız bir veya birkaç bölümü üzerinde kat mülkiyeti kurulamaz.” VIII-EMSAL GÖSTERİLEN BAZI YARGI KARARLARI: 77- Bu kararların tümü orman niteliğinde olmayan özel mülklerle ilgilidir. a) Danıştay 3....
TMK'nın 704. maddesine göre, arazi, tapu kütüğünde bağımsız ve sürekli olmak üzere kaydedilen haklar ve kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler taşınmaz olarak kabul edilmiş, TMK'nın 998. maddesinde de bu üç kategoride belirtilen taşınmazların tapu siciline kaydedileceği ifade edilmiştir. Kat mülkiyeti tesis edilmiş binalarda kat mülkiyeti maliki, bağımsız bölümü üzerine taşınmaz rehni kurabilir (Kat Mülkiyeti Kanunu m. 15). 28. Tapu siciline egemen ilkelerden olan ve taşınmaz rehnine de uygulanan bir diğer ilke açıklık ilkesidir. Açıklık ilkesinin bir gereği olarak taşınmaz rehni tapu siciline tescille doğar (TMK m. 856), tapu kütüğünde kayıt bulundukça devam eder ve kaydın terkini ile sona erer (TMK m. 858). İpoteğin doğması için, tapu kütüğüne geçerli bir tescilin yapılması gerekir. Geçerli bir tescil için, kural olarak, taşınmaz malikinin tescil istemi ve geçerli bir iktisap sebebinin varlığı şarttır....
İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır." ve "İkinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler" başlıklı 23. maddesinde; "...Yetkili idareler, ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler için yapılacak beyan ve incelemelerde; insan sağlığına zarar verilmemesi, çevre kirliliğine yol açılmaması, yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemeleri esas alır......
kurul toplantısında gündeme ......
Kooperatifin geçmiş dönemlerdeki yöneticilerinin inşa edilecek konut sayısından fazla ortak kaydetme sonucu bazı ortaklara konutun tahsis edilemediği, konut tahsis edilen ortakların ise 20.10.1994 tarihinden beri konutlarından istifade edebildikleri, diğerlerinin ise bu haklardan mahrum kaldıkları bu nedenle bu haksızlık durumu dikkate alınarak 30/05/2004 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile konut tahsis edilemeyen ortaklardan ödemedikleri aidatlar nedeniyle temerrüt faizi alınmamasına, aidat tahsilatlarının konut tahsisine kadar ertelenmesine yönelik genel kurul - kararının varlığının dikkate alınması gerekmiştir....


