HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Davacı vekili protokol gereğini yerine getirmeyen davalının haksız eylemi nedeni ile müvekkilinin 1.527.035,00 TL zarara uğradığını belirterek ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren yürütülecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davada taraf ehliyetlerinin bulunmadığını, protokolün Kooperatifler Kanunu gereğince alınması gereken genel kurul kararı olmaksızın imzalanması nedeniyle müvekkili yönünden geçerliliğinin olmadığını, resmi şekilde yapılmayan tapulu taşınmazın devrine ilişkin sözleşmenin de geçersiz olduğunu dile getirerek davanın reddini savunmuştur....
İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır." ve "İkinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler" başlıklı 23. maddesinde; "...Yetkili idareler, ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler için yapılacak beyan ve incelemelerde; insan sağlığına zarar verilmemesi, çevre kirliliğine yol açılmaması, yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemeleri esas alır......
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Arabuluculuk kanunu gereği dava şartının yerine getirilmediğini, bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafa harcı tamamlaması için kesin süre verilmesi gerektiğini, müvekkilinin kooperatifin üyesi olmadığını, 2019 yılından daha önceki genel kurullarda belirlenen kesin maliyet bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, davacı tarafından *** tarihinde daire kesin maliyetlerinin tespit edildiğini, belirlenen kesin maliyet bedelinin müvekkili tarafından ödenerek 2012 yılında kat mülkiyeti tapusunun müvekkiline verildiğini, tarafların birbirini ibra ettiğini, müvekkilinin kooperatif ile ilişiğinin kesildiğini, müvekkilinin tapuyu aldıktan sonraki genel kurullara davet edilmediği ve hazirun cetvellerinde isminin bulunmadığını, yapı kooperatifleri ana sözleşmesi uyarınca davalının alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, kooperatifte açık kapı ilkesi esas olduğunu, kooperatifin eşitlik ilkesine aykırı...
Noterliğinin 30.11.2007 tarihli ve 18095 yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca ... ili ... ilçesi ......
Kooperatifin geçmiş dönemlerdeki yöneticilerinin inşa edilecek konut sayısından fazla ortak kaydetme sonucu bazı ortaklara konutun tahsis edilemediği, konut tahsis edilen ortakların ise 20.10.1994 tarihinden beri konutlarından istifade edebildikleri, diğerlerinin ise bu haklardan mahrum kaldıkları bu nedenle bu haksızlık durumu dikkate alınarak 30/05/2004 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile konut tahsis edilemeyen ortaklardan ödemedikleri aidatlar nedeniyle temerrüt faizi alınmamasına, aidat tahsilatlarının konut tahsisine kadar ertelenmesine yönelik genel kurul - kararının varlığının dikkate alınması gerekmiştir....
HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA GÖNDERİLMESİNE, ancak karar düzeltme yolunun açık olması sebebiyle öncelikle mahkemesince Hukuk Genel Kurulu kararının taraflara tebliği ile karar düzeltme yoluna başvurulması hâlinde dosyanın Hukuk Genel Kuruluna, başvurulmaması hâlinde ise doğrudan 13. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 20.02.2020 tarihinde yapılan ikinci görüşmede oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Taşınmaz mülkiyeti nakli borcunu doğuran sözleşmelerin, sözleşme tarihi itibarıyla uygulanması gereken 818 sayılı BK 213, 743 sayılı TMK 634, Tapu Kanunu 26 ve Noterlik Kanunu 60. maddeleri uyarınca resmî yazılı şekilde yapılması zorunludur....
mülkiyetine geçişin sağlanması hususunda hiç bir işlemin yapılmadığını da öğrenmesi karşısında, müvekkilenin haklarının zayi olmasının engellenmesi zımmında teminatsız bihakkın karşılığında tedbir kararının çıkartılarak koop. adına gözüken tüm gayrimenkullere uygulanmasının da sağlanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, ticaret sicil kayıtları getirttirildiğinde koop. genel kurul kararında, tasfiye ile ilgili işlemler ve tapuların dağıtılması hususunda da karar alındığı ve yine çıkmak isteyenlerle ilgili olarak %15 masraflar kesilerek 3 yıl sonra ödemelerinin yapılacağı, diğer kat maliklerinin tümüne evleri teslim edildiği için irtifak hakkı kurulduğu ve bununla ilgili olarak tapudan gerekli tescillerin yapılması için tapuların çıkartılacağı kararının alınmış olduğu da, bütün bu kararlara rağmen koop. kendisine düşen görevleri yerine getirmediğini, koop. kanuna aykırı davrandığını ve koop. üyelerini zarara uğrattığını, ve yine koop. üyelerinin dairelerinin bulunduğu ............
ve tesisleri ile niteliğinin bozulması nedeniyle orman ve mera dışına çıkarılan alanlar dâhil kentsel ve kırsal alan ve yerleşmelerde yapılacak iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamalarında idarelerce uyulacak usul ve esasları belirlemek; Bakanlıkça belirlenen finans ve ticaret merkezleri, fuar ve sergi alanları, eğlence merkezleri, şehirlerin ana giriş düzenlemeleri gibi şehirlerin marka değerini artırmaya ve şehrin gelişmesine katkı sağlayacak özel proje alanlarına dair her tür ve ölçekte etüt, harita, plan, parselasyon planı ve yapı projelerini yapmak, yaptırmak, onaylamak, kamulaştırma, ruhsat ve yapım işlerinin gerçekleştirilmesini sağlamak, yapı kullanma izinlerini vermek ve bu alanlarda kat mülkiyeti kurulmasını temin etmek; 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ile 20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan uygulamalara ilişkin her tür ve ölçekte etüt, harita, plan ve parselasyon planlarını yapmak...
tahsis edildiğini, Üyenin üyeliğinin sonlanıp sonlanmadığının çok kısa bir araştırma ile öğrenmesinin mümkün ve gerekli olduğunu, zira genel kurul kararı olmadan böyle bir dairenin devrinin de mümkün olmayıp alınan genel kurul kararının da üyeliği sonlanmış ve boşta kalmış daireler için olduğunu, yüklenicinin bu koşullarda tapu siciline güvene dayanarak iktisabı için korunabilecek bir 3....
Alt mahkeme, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bu kapsamda verdiği karara, yeni düzenlemenin yer aldığı madde hükmünün son fıkrasında belirtildiği üzere uymak zorunludur ( Sözgelimi HUMK 429/son fıkra hükmü) Bozma dairesi ile Hukuk Genel Kurulu arasındaki ilişki, yeni düzenleme bağlamında, iş bölümü ilişkisi değil; görev ilişkisidir. Yeni kural, 4/2/1983 tarihli ve 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 15’inci maddesinin birinci fıkrasının 4 numaralı bendi hükmü kapsamına giren bir düzenleme niteliğindedir. Şartları doğmuş olmasına rağmen temyiz incelemesinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca değil de -her nasılsa- dairece sonuçlandırılması hâlinde, daire kararı geçersiz olup temyiz incelemesi yapılmamış sayılır. Bu gibi usulî sorunlarda nihai yetki, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunundur. Bu durumda direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca değil de -her nasılsa- daire tarafından incelenmesi hâlindeki hukuk cari olacaktır....


